|
Penceremi, bir hırsız yüzünden açamıyorum resmen. Korkuyorum. Psikolojim darmaduman oldu. Girmedikleri yer bırakmadılar. Ben de pencerem sonuna kadar açık yatmak istiyorum. Klimadan gelen soğuk hava dalgalarıyla değil, bahar esintisinin muhteşem kokularıyla yatağımdan uyanmak istiyorum; ama olmuyor, olmuyor. Yıl oldu 2008. Hiç araştırmadım diğer ülkelerde nasıl davranıyorlar şimdiki hırsızlara, yaptıklarına? Yani illa araştırmam mı lazım? Yok, mu benim işim? Var. Okula gitmek, eğitilmek, yorulmak, eve gelmek, uyumak, üretmek, yazmak, çizmek ve sonunda hakkım olan uykuyu uyumam; ama uyuyamıyorum. Uyutmuyorlar. Benim gibi uyuyamayan, tıkırtılara zank! Diye kalkan belki de binlerce insan var. Camları, pencereleri elli kere kontrol etmekten, kollarını yalama yapan, kapanmış mı kapanmamış mı diye? İlla psikologa mı gideyim? Bütün bunları anlatmak ve psikolojik olarak rahatlamak; ama eve geldiğim zaman güvensizlikle uyumak için, yüzlerce dolar mı vereyim? Neden o vereceğim yüzlerce dolarla, bir hamburgercide tıka basa yemek yemeyeyim ki? Benim yemek yemememi mi istiyorlar acaba? Yoksa bu yeni bir diyet programı mı?
Evine gir. Eşyalarını çal Psikolojisini boz. Psikologlara gitsin. Yüzlerce dolar versin. Hamburgerlere para gitmesin.
İnanılmaz masraf bırakıyor hırsız, evden kaçarken. Aslında bu masrafı, bazı köşe yazarları gibi; hafta bir, ayda 4 kere, köşemde, "devlete isyan ederek", kullanabilirim. Böyle de iyi para veriyor, gazeteler. Evet evet. Devlete isyan ederek, hırsızın bıraktığı masrafları çok rahat ödeyebilirim. Köşemden 4 köşe olabilirim.
alibiberon@gmail.com
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|