>
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Kriz Mizah Dünyasını da Vurdu! Atom Dergisi Kapandı!
Devamını Oku "SÜZMELERİN FİLMİNİ YAPACAĞIM!"
Devamını Oku LeMan Sunar! Laz Marks Sahne Alıyor!
Devamını Oku FENA KAPIŞTILAR!
Devamını Oku AVRUPA YAKASI'NI KRİZ VURMAMIŞ!

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Hadise Eurovision'da Türkçe mi İngilizce mi söyleyecek?
Devamını Oku Galatasaray'ın Transfer Listesi Belli Oldu
Devamını Oku YILDIZ TİLBE'NİN İSRAİL BEDDUASI ORAY EĞİN'İ NEDEN KIZDIRDI?
Devamını Oku Vakit'ten yılbaşı skandalı
Devamını Oku Dünyayı Kurtaracak İcat

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


   
 
Son Dubleler ve Hayatım

Ali Biçim

Hayatımda "son dublelerin" ve "yolluk" kelimesinin önemi gerçekten çok büyük.

Bazı kelimeler vardır, bakıldığı zaman anlaşılması zor; ama hayatın içinden geçtiği zaman bir o kadar zor olan kelimeler.. Benim de en zor anlarımın ve belki de beni hayata birkaç adım önlere doğru kaymamı sağlayan iki kelime.

Annem ve babam bundan tam 11 sene önce ayrılmıştı. Çocukluk aşamasında verdiğim karar gereği, babamla yaşamaya devam etmiştim. Annem ise İstanbul'a yerleşmişti. Hayatımda belli kısıtlamalar vardı tabii ki, eve geç gelmeme, çok fazla dışarılarda dolaşmama gibi..

Bunları daha ayırt edemiyordum. Önemli şeyler mi değil mi diye. Evimizde yemek yapacak ve babamın da yemek konusunda, yemeyi yemek hariç, pek fazla bir bilgisi yoktu. O yüzden hep dışarıda yemek yiyorduk. Babam balık severdi ve yanında rakı içerdi. Çok güzel balık yapan yerlere giderdik; ama gittiğimiz yerlerde, bizim istemeden oynadığımız bir oyun vardı.

"Son Duble"

Pür neşe kahkaha yemeğe başlardık babamla. Babam önce benden, günün özetini alırdı. Sonra bilgilerini paylaşırdı. Fakat babamın benimle paylaştığı her bilgi, bir yudum rakıya denk geliyordu. Bilgiler arttıkça, yudumlar da artıyordu. Güzel başlayan bu oyun, seyirci için gülmeli ve anlamsız bakışlarla bitime gelse de, benim için hep aynı buruklukla bitiyordu. Derslerimin iyi olmasına rağmen, babam; "bak ali, derslerin kötü gelirse." deyip, eliyle, o hep bizim evden, camdan, uzaklara bakınca görülen sanayiyi gösteriyordu, yemek yediğimiz sanayi manzarası olmamasına rağmen, sanayiye gidersin." diyordu. O derken, "Baba bari bu sefer tadıyla yiyelim yemeği" diye içimden söyleniyordum. İster istemez çok etkileniyordum ve bu cümleleri hep "tamam babacım" diyerek geçiştiriyordum. Babamın yanına gelen garson "Tuncay bey, son duble alır mısınız?" diye sorduğunda, babam da" e hadi ver bakalım, yolluk olsun" diyordu.

Garson'un verdiği yolluk, bizi kültürel ve sosyal bilgilerden alıp, bambaşka bir diyara götürüyordu. Babam gözlerini kısıp öne bakıyordu. Zannetmiyordum kafasından benimle ilgili korkutucu senaryolar getirsin. Son duble'nin etkisi, tamamen gerçekçi. Babamın konuşmaları bazen, sanki benim dersler dibe vurmuşta, hakikaten son rötuşları yapar gibi ağır geliyordu. Kaldıramadığım zamanlar da, gözyaşlarımı bırakıyordum.

"Gel Yamacıma"

Babamın, alkolün etkisinden oluşan hafif sızma ve uykulu anını yok eden tek şey benim gözyaşlarımdan sonra, hafif burnumu çekmemdi. Hemen anlıyordu. Bunu anlaması beni çok sevindiriyordu. Ben alkolün, sadece güzel sözleri değil, duyguları da kitlediğini zannediyordum. Bana üzülmesine de üzülüyordum. "Gel yamacıma." deyip, beni yanına çağırıyordu. Rakının etkisi değiştikçe, babam da değiştiriyordu. "Verme son dubleyi" diye dua eder olmuştum, garson için..

O zamanlar hayatımı gözümün önünden geçirme gibi bir özelliğe yarı-sahiptim. Şimdi ise eskiye dönüp baktığımda, değişen tek şey, babamın alkolü bırakması. Şimdi yemek yediğim babamla, bundan yıllar yıllar önce yemek yediğim babam arasında pek çok fark var. Eksik olan, sadece bir garson.

Ben 21 yaşına, babam da 54 yaşına geldi. Ben alkol kullanmıyorum, babam beyaz içeceği bıraktı, beyaz saça başladı.



Ali Biçim

28.05.2008 07:41:02
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Haber Yorumları (1 adet)

constantine Editöre Bildir
hissetmek..
ewet hissetmek,okurken seni de içine alan yazılar vardır okursun ve yaşarsın sanki..
tebrikler ali çok güzel bir yazı ile bizi o eski günlere götürdün,babamızı özledik,senle beraber hisssettik.
kalemine güveniyorum,saygı duyuyorum..
29.05.2008 16:18:16




Ali Biçim Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 30.07.2008 19:26:23 - Yazara inandım, Büyüye İnancım Yok!
Devamını Oku 10.06.2008 01:51:12 - İsterdim
Devamını Oku 01.06.2008 22:01:02 - Psikolojik Olarak
Devamını Oku 28.05.2008 07:41:02 - Son Dubleler ve Hayatım
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 14 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,50
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
BU GÜZEL GOOGLE'IN BAŞINA BELA OLDU!
BU GÜZEL GOOGLE-IN BAŞINA BELA OLDU! "New York kentindeki o...lar' isimli bir siteye link veren Google'ın başı ünlü modelle belaya girdi...
Bush'u "Ayakkabı Manyağı" Yap!
Bilgisayar kullanıcılarına müjde
0,52 saniyede derlendi.