Milli Voleybolcu Tesettüre Girdi Gazeteler
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Hristiyan Suyumuzu Kirletmesin!
Devamını Oku soL: Özkan'ın Televizyon Solculuğu Bitti
Devamını Oku Gül'e Şovalye Nişanı
Devamını Oku TRT'nin "Yayıncılık Başarısı"
Devamını Oku Ayşe Arman Feci Yüklendi

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Ülkücüler Üniversite Şenliğine Saldırdı
Devamını Oku Erdoğan'a Adana Şoku
Devamını Oku Kanaltürk Çalışanından Mektup Var
Devamını Oku Hristiyan Suyumuzu Kirletmesin!
Devamını Oku Einstein'dan Din Karşıtı Görüşler

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu
Anasayfa> Ali Ersin Kelleci> Elma Dersem Hatırla Sevgili...
 Elma Dersem Hatırla Sevgili...

Elma Dersem Hatırla Sevgili...
Son dönemde bol politik görüntülerle soslanan dizilerin hafızalarımızı tazelettiği doğru mu? Yoksa her şey eskisinden daha da mı silik bir hal alıyor?




‘Hatırla sevgili!’

Dizilerden hükümlü hafıza kayıpları!

 

Son dönemde bol politik görüntülerle soslanan dizilerin hafızalarımızı tazelettiği doğru mu? Yoksa her şey eskisinden daha da mı silik bir hal alıyor?

 

Televizyon dünyasında büyük bir hengame yaşanıyor bir süredir. Konuşulmasına, tartışılmasına yasak koyduğumuz tarihten kimi kesitler bu mecrada izleyenlere servis ediliyor artık. Tarihin belleklerine hücum ederek oluşturulan bu toz bulutunun bazen ilginç bir hal aldığı da su götürmez bir gerçek.

Kısa bir süre önce e-posta adresimi açtığımda bir iletiyle karşılaşmıştım. Mesajın sahibi Hale Özgür Kıyıcı olarak gözükmekteydi. 1975 yılında öldürülen ODTÜ’lü devrimci öğrenci Taylan Özgür’ün ablası oluyordu kendisi. 6 Ocak 1969 günü ODTÜ’ye gelen, işkence tezgahları başındaki maharetiyle ‘Vietnam kasabı’ olarak nam salan Amerikan Büyükelçisi Commer’in makam otomobilini bizzat ateşleyen kişi olduğu yakın arkadaşları tarafından dillendirilen Taylan Özgür’ün ablasıydı. Taylan Özgür’ün öldürülmesi ile ilgili olarak Meclis’te araştırma komisyonu kurulması için çabaladığı dönemde kendisi ile yapılan bazı söyleşiler esnasında kardeşine ve ideallerine derin bir saygısı olduğunu fark etme imkanına sahip olmuştum. Neyse efendim, söz konusu mesajında Hale Kıyıcı bir şeylerden yakınıyordu. Son dönemin furyası haline gelen 1960-1980 dönemlerini anlatan kimi dizileri ve söz konusu yapımların karakterlerini eleştirmekteydi. Eleştirilerinde özenle durulması gereken nokta, kimi değerlerin kullanılarak ticari kazanç elde edildiği olgusuydu bence. Halihazırda, içinde bulunduğumuz konjonktürde ekranlara taşınan görüntüler ve anlatılan hikayeler gerçeklikle arasına büyük bir duvar koymuşa benziyor. Dramatik ve salt romantik bir kurgu içerisinde akıp giden olaylar ve insanlar zinciri toplumsal hafızayı canlandırmak bir yana dursun, ciddi bir tarih yanılgısına sürüklemekte televizyon başındaki hatırı sayılır izleyici kitlesini. Bu nedenle oldukça traji komik bir hal almakta söz konusu diziler ve filmler mevcut durumlarını göz önünde bulundurduğumuzda. Burada mesleki kaygı ve etik bir duruş da devreye giriyor aslında. Bu iki kavram mevzu bahis olmadan yaratılan şeyler bir toz bulutu olmaktan öteye gidemiyor zira.

Temelde etik bir eleştiri de getirilebilir bu furyanın unsurları olan dizilere. Rakamlarla ifade ettiğimiz dönemleri ticari bir kazanç unsuru haline getirmek acaba ne derece doğrudur ? 68 ve 78 olarak akıllara kazınan ve temel karakterini politik sirkülasyonun oluşturduğu dönemleri anlatan diziler ne derece samimidir ? O dönemlerde yaşananları tüm çıplaklığıyla, hiçbir tahrifata yer bırakmadan izleyiciye sunmak gibi bir derdi var mıdır acaba bu dizilerin ? Yapımcıların, senaristlerin böyle bir kaygısı olmayınca ciddi bir bilgi kirliliğinin önü açılıyor bu alanda zira. Tarih çarpıtılmayı affetmiyor haliyle. O dönemler hakkında en ufak bir bilgisi olmayanların belleklerine 68 ve 78 dönemleri dizilerde anlatıldığı haliyle kazınıyor. Az çok bilgi sahibi olanların o döneme ilişkin belleklerinde ise önemli bir paradoks yaşanıyor!..

Bu nedenle her şeyden önce bu sorulara cevap bulmak gerek. Konunun muhatapları olan senaristlerin ve yapımcıların ifade ettiklerinin yanında, tüm somutluğuyla karşımızda olan söz konusu dizilerde anlatılanlara, bizlere nasıl sunulduğuna da dikkat etmek icap ediyor.

 

68 kuşağının ticarileştirilmesi

 

Geçmişten kareleri ekranlara taşıyan bu dizilerde tam olarak yapılan şeyin ne olduğu konusunda kimsenin net bir fikri yok. ‘Gerçekleri anlatıyoruz’ denemez. Zira, birçok şeyin törpülendiğini, çarpıtıldığını örnekleri ile gördük ve görüyoruz. ‘Belgesel yapıyoruz’ demek de abestir aynı nedenle. Yapılan bu şeyin adı net bir biçimde konmalıdır. Geçmişte yaşanan, üzeri örtülen kimi hadiseleri sanat aracılığı ile topluma ulaştırmaksa eğer tüm kaygınız, bunun nasıl ve ne biçimde yapılacağı da ortadadır. Bunu da cüretle yapmak gerekir. ‘Hayır, biraz şuradan, biraz da buradan törpüleyerek kimsenin tepkisini çekmeden işimi yapacağım, paramı da cebime atacağım’ diyorsanız, ‘kotarılmış duyarlılık’ konseptli palavranız gözler önünde olduğu için ne İsa’ya, ne de Musa’ya yaranabilmeniz mümkün değil!

Bir diğer taraftan, ‘yahu bu alanda yapılan hiçbir şey yok. Elimizde olanlarla da yetinelim, başka bir alternatif mi var?’ soru öbeği de ayrı bir ‘sığ’ bakış açısını yansıtmakta. Kötünün iyisine razı olmak, ‘buna da şükür’ demek kadar başka bir ‘paranoyak’ hali söz konusu mudur şu memlekette?! Kimileri hala bu saplantılı ruh halini aşabilmiş değil. Kırıntılarla karnını doyuran, önüne servis edilenlerle yetinen güzelim ülkemin fertleri bu dizilere de büyük bir nimet olarak bakmakta bu nedenle. Bakınız, son dönemde söz konusu diziler nezdinde kimi solcu geçinenler de bu ‘şükürcü’ koroya katılmaya başladı. Bir yerlerden çıkıp yapılan tahrifata kılıf uydurabiliyorlar gönül rahatlığıyla. Belki kendilerine de o dizilerden bir rol, bir iş düşer kaygısı içindeler! Bu tüccar ruhu ile ‘politik tacirlik’ ve hatta tarih tacirliği yapmak yanlarına kar kalıyor ne de olsa!..

 

Hatırlamak mı ?!

 

Gelelim Hale Kıyıcı’nın eleştirilerine maruz kalan diziye ve bu minvalde yaşanan olaylara. Geçen yıl ‘Çemberimde Gül Oya’ ile başlayan bu furyanın yeni sezondaki temsilcisi olan ‘Hatırla Sevgili’ dizisi kendi meşrebinde bir tür ‘tarihin aynası’ rolüne soyunmuşa benziyor. Ama bunun başarıldığı da pek söylenemez. Hale Özgür Kıyıcı’nın basın ve yayın organlarına taşınan yazılı açıklamasında da bu durum dile getiriliyordu zaten. Biraz televizyon dili ile konuşursak eğer, ciddi bir reyting ve iyi bir reklam pastasına sahip olduğu bilinen ‘Hatırla Sevgili’ dizisinde anlatılmayan çalışılan 1960-80 arası olaylarda kimi tahrifatlar olduğu eleştirisiydi söz konusu olan. Dizide Taylan Özgür’ün öldürüldüğü anı gösteren sahnenin gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmadığı ifade edildi abla Hale Kıyıcı tarafından.

Hazır yazının sonuna gelmişken, kapanışı kendisinin söz konusu açıklamasındaki bir paragrafla yapmak bir nebze daha açıklayıcı olur sanırım:  “Bir kitle iletişim aracı vasıtasıyla geniş bir izleyici grubuna ulaşan bu basit aşk hikâyesinin sırtını yaslamış olduğu tarihsel dönemler, siyasi olaylar dramaturji çalışmalarında eğilip bükülemeyecek kadar gerçektir! Ne biçimsel, ne de içerik olarak hiçbir özgünlük içermeyen bayat aşk üçgeni temasını bu gerçeklerle besleyip, işinize gelmediğinde "evet ama bu bir belgesel değil" diyemezsiniz. Kaldı ki bir belgeselin de gerçekliği pekâlâ sorgulanabilir. Ve bunu bilmek için ille de sinemacı olmak gerekmez. Eğer olur da aynı ekip, konu hakkında bir belgesel yapımına girişirse bize bunun sağlamasını yapma fırsatı doğar. Ama tabii ki belgeseller, içine bilmem kaç kuşak reklâm alıp, 'prime-time'larda yayınlanıp, reyting ölçümlerine girmediğinden şimdilik böyle bir endişem yok!”

Ali Ersin Kelleci

04.12.2007 13:33:34
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Ali Ersin Kelleci Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 21.02.2008 02:25:14 - Hırsızlık Hürriyeti!
Devamını Oku 23.01.2008 20:56:20 - 19 Ocak'ta Ne Olmuştu?
Devamını Oku 09.12.2007 21:38:18 - Çamuroğlunu da Al Git Tayyip!
Devamını Oku 04.12.2007 13:33:34 - Elma Dersem Hatırla Sevgili...
Devamını Oku 04.11.2007 12:14:47 - Facebook'un Book'u mu Çıktı?
Devamını Oku 04.09.2007 11:32:17 - Medyada G-String Savaşları
Devamını Oku 26.08.2007 10:20:17 - Ne Erotik Yazarımızsın Sen Ayşe abla!..
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 5 ziyaretçimizin puan ortalaması: 4,80
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Yorum Bölümümüzdeki Sorun Giderildi
Yorum Bölümümüzdeki Sorun Giderildi Bir süredir okuyucularımız yorum girerken oluşan bir hata, okuyucularımızın bildirmesi üzerine düzeltildi....
Bu da Aşırı Sosyalleşme!
Youtube Şimdilik Yeniden Özgür
0,34 saniyede derlendi.