|
Sitemiz yazarlarından Ali Ersin Kelleci'nin, son dönemin kültü haline gelen Facebook ve Helin Avşar ilişkisi hakkında kaleme aldığı yazı çok konuşulacağa benziyor. Facebook'ta Helin Avşar ile arkadaş olmak için sırada bekleyen 5 bin kişinin de analizini yapan Ali Ersin Kelleci'nin bu yazısı önemli bir sanal inceleme olarak da görülebilir ve arşive alınabilir. Facebook'un yoksa book'u mu çıktı ? Facebook'ta bir Helin 5 bin kişi mi ediyor ?
"Avşarlar'ın olmadığı bir dünya olmaz olsun. Biz de sosyaliz, Bizim de 500 arkadaşımız olsun Facebook'ta… Biz de Facebook'tan teşekkür mektubu alalım. Biz de çorbacı deyince heyecanlanalım!.. Biz de bir zamanlar sevmiştik, Şimdi neden olmuyor, neden olmuyor diyorsak..." Son zamanların kültü haline gelen Facebook'ta cirit atan atana... Magazin flaşlarına ve acar muhabir kameralarına yakalanmaktan imtina eden, el-ayak ve benzeri çeşitli zevatlarla suretlerini gizlemeye çalışan birçok bilindik sosyete erbabının da en uğrak mekanlarından biri haline gelen book'u çıkan Facebook'ta gördüklerimiz akli dengemizi dumura uğrattı! Yukarıdaki sözler 500 kişilik listesi ile, ve ek olarak 5 bin civarında abazan yurdum gençliğinin arkadaş olmak için kapısında beklemesi sebebi ile Helin Avşar'a teşekkür mektubu yollayan Facebook'tan alındı! Sitede yer alan "Helin Avşar bizi de Facebook'una eklesene(!)" isimli gruba ait tanımlama sözleri bunlar. Duruma yabancı kalan ya da şu anda dumura uğramış okurlarımız olduğunu düşünüyoruz ve kendilerini Facebook'ta bir hesap alarak yerinde tespit yapmaya davet ediyoruz!.. Gündemimizi işgal eden, gazetelerde yazı dizilerine konu olan, her köşe yazarının ve televizyon programcısının mutlaka gönderme yaptığı Facebook çılgınlığı ülkemizde 2006'nın son çeyreğinden itibaren görülmeye başladı. Hafızanızı zorlasanız suretini ve ismini zar zor hatırlayacağınız ahir zamanda kalmış arkadaşlarınızın, yıllardır arayıp sormadığınız eski dostlarınızın 'evrim' geçirmiş hallerini görüyorsunuz, eski günleri yad ediyorsunuz! Onlara çay, kahve, bira, rakı ısmarlıyor ve hatta masalarına dansöz de gönderebiliyorsunuz! Sanal Asenalar Facebook'unuzu şenlendiriyor böylece!.. Bu arada bir iki kelamda bulunmak istiyorum izninizle şu arkadaşlık mevzuuna. Bakmayın aslında, konuştuğunuz falan da yok listenize eklediğiniz eski arkadaşlarınızla. Bir iki özel mesaj alışverişi yapıyorsunuz, "ya merhaba, nerelerdesin, n'apıyorsun?" şeklindeki soru öbekleri ile görüşmeyi bitiriyorsunuz ve daha sonra eskaza tekrar görüşebilme imkanınız doğuyorsa doğuyor. Yoksa özel olarak yeni bir sohbet ortamı yaratmıyorsunuz. Zaten çok sevdiğiniz, aradığınız, sohbetine doyamadığınız bir arkadaşınız olsaydı bir şekilde bulurdunuz. Dere tepe dolaşır, yine izine rastlardınız bir yerlerde. Facebook'a neden muhtaç olasınız?! Bir de teknoloji çağında dünya bu kadar küçülmüşken!.. Hiç değilse lise veya üniversite zamanında birlikte çok güldüğünüz arkadaşlarınızla geyik çevirmek için kullandığınızda daha hayırlı bir iş yapmış oluyorsunuz. En azından samimi gülümsemeler yaratmış oluyorsunuz. Burada aslında lafı getireceğim yer şudur ki, bu tür sanal çılgınlıklarla kavruluyoruz ve şuursuzlaşıyoruz gittikçe! Dinimiz imanımız aylardır Facebook oldu çıktı çünkü. Konuya parmak basmayan köşe yazarı kalmadı. Köşelerde 'ağır abi' rolüne soyunan amcazadeler, günlük tadındaki karalamalarıyla sabrımızı test eden kadın yazarlar, televizyon dünyasının aşina olduğumuz popüler cambazları aynı orkestrada buluştu ve her biri Facebook uzmanı oldu başımıza! Tespitler, analizler gırla gidiyor bu cenahta! Arada bir gülelim diye ziyaret ettiğimiz sözlüklerde dahi tavan yapmış durumda 'Facebook' başlıkları. E, bir olgu bu derece popülerleşince akın ediyoruz haliyle cümbür cemaat! Yeniden ve yine tüketecek bir malzeme bulmuşuz, yemeyip de yanında mı yatacağız?! Bir de sosyal sorumluluk sahibi hissediyorsunuz kendinizi buraya adım attığınızda! Gerçi ben öyle hissedemedim bir türlü kendimi. Daha çok cengaverlerin at koşturduğu, nutuk attığı bir savaş alanına girmiş gibi oldum. Her Facebook kulu vatan kurtarıyor vesselam burada! Bayrak şovlar, silah fontlu resimler, tüyler ürperten ölüm yeminleri almış başını gidiyor. Yahu sevgili kardeşim, sıklıkla vurguluyorum fırsat buldukça ve bir kez daha söylüyorum: Bu şekilde "Mehmet" değil, ancak 'sanal kahraman' oluruz! Toplum olarak keskin bir uçurumun dibinde gibiyiz. En ufak bir tartışmada boğaz boğaza gelecek kıvamdayız. Aynı mahallede oturan patlamaya hazır bombalar haline gelmişiz. Neyi kurtarıyoruz peki? Biz önce kendimizi, şuurumuzu bir kurtaralım şu derin 'sinirsel' hallerden. Anlayamadığım bir diğer nokta da; evde, iş yerinde süt dökmüş kedi hallerindeyken, bilgisayar başına geçtiğimizde avını bekleyen aslan oluyoruz!.. Girin bakın, her gün kurtarıyoruz vatanı Facebook'ta! Teknolojik Polat Alemdarlar yaratıyoruz buralarda ve 'Facebook Vadisi' oluyor yeni 'sosyalleşme' mekanımız Facebook da!.. Aklıma gelmişken bir eklemede bulunmak isterim. CHP'nin umudu Facebook olmuş(!) Medyatava'da bu başlıkla yer aldı haber. Parti içindeki gruplaşmalar Facebook'a da yansımış ve muhalifler ile Baykalcılar kendi aralarında gruplar kurarak karşılıklı atışmalara başlamışlar. Jandarma gölgesindeki kurultaylardan, Facebook Vadisi'ne kadar sıçrayan yoğun bir çatışma hali söz konusu! Milli Görüşçüler ile AKP'liler arasında yaşanan sataşmalar, laf dalaşmaları da tam seyirlik bir kıvamda! Psikolojik savaş işte budur! Teknolojiyi de içine katınca tadından yenmez bir psikolojik savaş izleyici oluyoruz mis gibi!.. Bırakın Altın Portakal'ı, Oscar verilmeli bu savaşın taraflarına! Önerimizdir… Erotik güzelimiz Helin Avşar da bu alemin kurtlarından biri. Yazının başında Facebook'tan alıntıladığım sözler de Helin Avşar için kurulmuş bir grubun kendisini tanımlamak için kullandığı ifadelerden başkası değil. Grubu ziyaret ettiğinizde gülmemek için kendinizi sıkmanız gerekebilir. Öyle ki, Helin Avşar hayranlarından oluşmuyor bu grup. Helin Avşar'ın Facebook'taki ve gerçek yaşamdaki halini gülünç bulan insanlar üye daha çok. Gerçi bu satırların yazarı üye değil bu gruba ama mesajları görmeniz üye olsanız da olmasanız da her halükarda mümkün. Neden 'Helin Avşar bizi de eklesene' diyor peki bu insanlar? Yaklaşık 5 bin kişi Helin Avşar'la arkadaş olmak için sıraya girmiş çünkü değerli okur. Ekmek kuyruğu gibi. Biz bu kalabalığı ya stadlarda, ya miting meydanlarında ya da kerhane önlerinde görmüşüzdür!.. Herkesin ağzının suyu akmış, delirmiş bir hevesle kuyruğa girmiş yurdum insanı. İşimiz gücümüz yok ve hep birlikte kudurmuş gibi Helin'in kapısına dayanmışız! 5 bin kişilik bir kitleden bahsediyorum. Şaşırmamak elde değil. İlk duyduğumda yaşadığım şaşkınlık halini unutmuyorum. Kafası ezildiğinde, sesi kısıldığında meydanlara çıkmaktan imtina edenler Helin Avşar'ın kapısında köle oluyorlar! Vahim bir delirmişlik hali söz konusu burada. Yazının bir yerinde şuursuzlaşmadan bahsediyordum da, burada cuk diye oturdu bu kavram! Hepimiz deliyiz ve yarından tezi yok ilk işimiz Helin Avşar refakatinde bir deli doktoruna gözükmek olmalı!.. Ablasının gölgesi altında yaşayarak bir şeyler yapmaya çalışan, bir zaman modacı olan ve bu işte dikiş tutturamayan, daha sonra emlakçı olan, ardından şarkıcılığa heves edip geçen yıl yayınlanan 'şarkı söylemek lazım' programında yarışmacı olan, sonrasında özel bir kanal için hazırladığı Helinik Tatil isimli programda kameralara üstsüz pozlar veren ve plaj çapkınlarının kucağına atlayan bir erotik güzelden bahsediyoruz. İsviçre'de yüksek tahsil görmüş bir kişiliktir; fakat, her nedense iki lafı bir araya getirme noktasında büyük sorunlar yaşamaktadır. Bu nedenle sürekli gülünç durumlara düşürmektedir kendisini. Zamanında Savaş Ay'a verdiği röportaj çok konuşulmuş ve bilgisizliği, cehaleti çok tartışma ve alay konusu olmuştu. Okan Bayülgen'in Makina isimli programındaki siyasi tespitleri de yakın zamanın en önemli 'Helin incileri' olarak görüldü! Dileyen youtube'dan izleyebilir söz konusu konuşmasını. Belki de en çok konuşulanı şu meşhur çorbacı vakası idi! Neyse, biz girmeyelim bu konuya! Facebook'ta yer alan söz konusu grupta zaten delik deşik edilmiş bu konu. Konuyla ilgili gruba atılan mesajlardan bazıları şöyle örneğin (Yazım hatalarına dokunmadan olduğu gibi aktarıyorum. Söz konusu mesajlar herkes tarafından görülmekte ve izlenmektedir.); "helincim niye problem cıkarıyosun,gittiğimiz yerde tuvaletin bozuk olacağını nerden bilebilirdim ki:)yani illa tuvalettemi yapmalıyız/ Helin bizi lavaboya götür....:)))/ Helin bir tek beni öpmedin.../ helin ablacım tuvalette nası oluo :P/ fanların fan olalı uçak yüzü görmediii Helin abla duy sesimiziii uçak kaldıır uçur bizi oOoooOoo :))" Gazetelerde de kendine yer bulan bu grup Helin Avşar'la uğraşmayı çok seviyor olmalı. Tuvalette bile rahat yok Helin'e bakınsana!.. Bu kısa aktarmaları da yaptıktan sonra Helin'in kapısında deli divane olan 5 bin kişilik orduyu göreve davet ediyorum. Facebook Vadisi'nde gerçekleşecek Helin çıkarması için tam teçhizat savaş meydanına!.. Ali Ersin Kelleci
Ali Ersin Kelleci
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|