Bizimgazete.org  
 
 
 
Cimbom Keita-yı aldı - video
Taraftarlar kulüp başkanını dövdü - video
Futbol ve müzik dünyası karşı karşıya

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum


Alevi Siteleri Listesi

   
 
Mürşitliği Başkanlar Yapınca

Ali Polat

11 Temmuz 2008 09:19

Aleviliğin inanç önderlerine Dede, Pir, Mürşit veya Dedebaba deyin fark etmez sonuçta hepside Aleviliğin temsilcisidir. Alevilik üçlü bir hiyerarşiye dayanır: 1-Mürşid, 2-Pir, 3-Rehber. Kimi yörelerde bu hiyerarşi Pir ve Mürşid'in yer değiştirmesi yani 1-Pir, 2-Mürşid, 3-Rehber şeklinde uygulanmaktadır.(9) Şüphesiz bu üçü de dedesoylu olan kişi için varolan bu sıralama işlevseldir.

Aleviler genel olarak Ocakzade dedeler, Çelebiler (Dedegan kolu) ve Dedebabalar olmak üzere üç ayrı guruba bağlıdırlar. Bu üç gurubun Alevi toplumu içindeki egemenliği diğer deyişle etkinliği sıralamadaki gibidir. Bu açıdan üzerinde durulması gereken ana tema Ocakzade dedeler ve Çelebiler olmaktadır.

Bu iki ana temada hiyerarşi düzeni açısından Çelebiler (Dedegan kolu) Hacı Bektaş Dergahında ki koluna Çelebi (Ulusoy) ailesinden gelen postnişine bağlı olmak ve ondan icazet almak şeklindeki sistemde çalışmaktaysa da bu durum Alevi toplumunun büyük kesimine hitap eden Ocakzade dedeler için geçerli değildir.

Ocakzade dedelik kurumu içerisinde her ne kadar 1-Mürşid, 2-Pir, 3-Rehber şeklindeki üçlü bir hiyerarşiden söz etmek mümkünse de bu hiyerarşi bazı yerlerde 1-Pir, 2-Mürşid, 3-Rehber şeklinde değişiklik arz etmektedir.

Ocak sisteminin ne zaman oluştuğu konusunda net veriler bulunmamakla birlikte "El ele el Hakka Sistemi" çerçevesinde Ocakların arasında mürşitlik, pirlik ve rehberlik bağı bulunmaktadır. Her Dede ailesi bu şekilde kendini bağlı saydığı Dede ailesinin talibi, müridi sayılır. Bu da doğal olarak hiyerarşik bir durum ortaya çıkarmaktadır. Ocakların bir bölümü, başka ocaklara bağlıdır. Bağlı olunan ocak mürşid ocağı, bağlı olan ocak ise pir ocağı olarak, yine rehberlik de bir başka ocağın hizmeti olarak paylaşılır. görev paylaşımı "El ele El Hakka Sistemi"'nin doğal bir sonucudur. Bu görevler farklı ocaklar arasında olabildiği gibi, aynı ocak içerisinde farklı dede ailelerince de üstlenilebilmektedir.

Fakat tek bir mürşit ocağından bahsetmek, bir ocağa "bütün ocakların mürşididir" demek imkansızdır. Bu konuda örnekleme yapmak gerekir ise Ali Yaman'ın aktardığı bilgilere göre bir yandan "Sarı Saltık'ın mürşidi Ağuiçen'dir. Sarı Saltık da Derviş Cemal'in mürşididir. Yani birbirine bağlıdırlar. Hacı Kureyş'in mürşidi Baba Mansur'dur. Baba Mansurluların mürşidi de Ulu Şeyh Ahmed Dede evladıdır. Yani "El ele, el Hakka" birbirine bağlıdırlar." denilirken başka bir açıdan "Derviş Cemaller Kureyşan'a, Kureyşanlılar Baba Mansurlara, Baba Mansurlular Seyyit Sabun'a; Seyit Sabunlular Şıh Ahmet Dede'ye; Şıh Ahmet Dedeler de Ağuiçene bağlıdırlar." [1] denilmektedir.

Ocakların hiyerarşi yapısındaki bu belirsizlik ocak içinde daha fazla ortaya çıkmaktadır. Günümüzde aynı ocağın tek bir mürşidinden söz etmek imkansızdır.

Sonuç olarak Aleviliğin ve Alevi toplumunun hiyerarşi düzeninden, buna bağlı olarak tek bir mürşitlik veya en üst mürşitlik makamından söz etmek imkansız olduğu gibi temsil yetkisinden de söz edemeyiz.

Her ne kadar tam bir hiyerarşiden söz edilemezse de geçmişin kapalı köy toplumu yaşantısı içerisinde ocakzade / dedesoylu kişilerce yürütülen Ocak sisteminin inançsal bir yapıda hüküm sürdüğünü, belli bir eğitim sürecine dayalı olduğunu belirtmek gerekir.

Köy çevresinden kent olgusuna doğru hareketlenen Alevi toplumu başlangıçta köyüne yakın kente yerleşmesi sonucu ocak sistemi içerisinde kalmış olmasına karşın gittikçe büyük kentlere olan göçün sonucu olarak ocak ve dedelik kurumunda erozyon yaşanmıştır.

Zamanla ortaya çıkan kimlik arayışının ve sorgulamasının bir sonucu olarak birkaç kuşakça unutulan göz ardı edilen veya lafta kalan inançsal Alevilik yeniden toplumun gündemine gelmiş bunun doğaçlaması sonucu ocak ve dede arayışı ortaya çıkmıştır.

Bu arayış sistemin izin vermemesi nedeniyle ocakların yerini derneklerin ve vakıfların, dergah ve tekkelerin yerini ise cemevlerinin (kanunlar nedeni ile kültür merkezi) alması  sonucunu doğurmuştur.

Bütün bu çözümler ne yazık ki Ocakzade veya diğer bir deyişle Dedesoylu Dedelik kurumunda dejenerasyona, suiistimallere ve belki en önemlisi "El ele el Hakka Sistemi"'nin çözülmesine neden olmaktadır.

Ortaya çıkmak zorunda kalan dernek ve vakıflar ile onların hükmü altında yer alan cemevleri kimlik arayışındaki Alevi toplumu için inancın süreğenliğinin sağlandığı yer olmakla birlikte dernek ve vakıfların üye ve seçime dayalı sisteminin Ocak sitemine uymaması nedeniyle gerek Ocak sistemi, gerek Alevi toplumu gerekse de Alevilik açısından önemli ve derin sorunlar meydana çıkmaktadır.

Her ne kadar dernek ve vakıflar  inançsal bir kurumun yaşamsal alanda görülmesi ve kabul edilme şekli olarak algılansa da sonuç olarak siyasi ve politik uygulama işlevinin yer aldığı, Ocaklara göre değerlendirme farklılığının olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.

Ne yazık ki bu gerçeklerin bir kenara itilmesi sonucu talibin yerini üye, mürşidin veya dedenin yerini başkan almaktadır. Bu sonucun doğal bir yansıması olsa gerek ki özellikle şubeleri olana dernek ve vakıfların icra heyetleri mürşit kisvesine bürünerek inançsal olduğu kadar siyasi demeçler vermekte, beyanatlarda bulunmaktadır.

Kimlik arayışındaki, açıklama ve sorgulama dönemindeki Alevi topluma ve buna bağlı olarak Alevilik açısından bu durum ne yazık ki Ocak ve Dedelik (Mürşitlik/Pirlik) kurumunun biraz daha yok olmasına, dejenerasyonuna katkıdan başka bir şey değil.

Nitekim Erdoğan Çınar'da "Aleviliğin Gizli Tarihi" isimli kitabının sonsöz bölümünde "Alevi erkanını, dernekler kanunu hükümleri ile sınırlamaya, örgütlemeye ve düzenlemeye çalışan bu girişimler, Alevilik için bir talihsizlik oldu. Alevilik iyice sığlaştırıldı. Üye, talip sayılamayacağı gibi dernek de rehber ocağının yerini tutmadı." [2] demektedir.

Bugün gelinen noktada bir inanç sistemi olan Alevilik inanç özelliğinin dışında her tarafa çekilmeye, siyasetin enstrümanı haline getirilmeye, kimi zaman ateistlikle yan yana kimi zaman laiklik karşıtı dinci cenahla bir araya getirilmektedir. Her geçen gün Aleviliğin inanç yapısı zedelenmekte, inanç olma özelliğine bakılmaksızın kişisel siyasi fikirlerin elemanı olarak kullanılmakta.

Mürşitliği başkanların yaptığı, talibin yerini üyenin aldığı, ocak ve dergahların yerine şubelerin konduğu bir sistemden bundan başka bir sonuç çıkmasını da beklemek hayal olur.

Ne diyelim bu düzen böyle sürdükçe, mürşitliği başkanlar yaptıkça Alevilik siyasetin oyuncağı olacaktır.

 

 


 

[1] Ali Yaman, Anadolu Aleviliği'nde Ocak Sistemi ve Dedelik Kurumu makalesi, Anadolu İnançları Kongresi, 23-28 Ekim 2000, Ürgüp

[2] Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, 8. Baskı 2007, s. 221




Ali Polat

11.07.2008 09:19:23
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Ali Polat Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 27.02.2009 13:26:53 - Oldu mu şimdi teyzeoğlu?
Devamını Oku 04.02.2009 14:17:14 - İsimler, cisimler
Devamını Oku 06.01.2009 00:03:23 - "Ben İnançlı Bir Aleyiyim, Müslümanım"
Devamını Oku 03.01.2009 21:48:34 - Doğalgaz'da Bir Kaç Önemli Nokta
Devamını Oku 04.12.2008 08:55:10 - Her Sakallı Dede Sayılmasında...
Devamını Oku 21.11.2008 10:05:52 - Neden'de Çözümsüzlük
Devamını Oku 11.11.2008 16:32:12 - Üç Portre Bir Teşekkür
Devamını Oku 25.10.2008 09:07:40 - S(Z)orunlu Din Dersi
Devamını Oku 10.10.2008 10:23:07 - Ezber Bozulmadıkça Sonu Gelmez
Devamını Oku 16.09.2008 14:23:05 - PSAKD'den Saçma Teşekkür
Devamını Oku 06.09.2008 02:47:35 - Doğrular ve Gerçekler
Devamını Oku 03.09.2008 16:08:16 - Elbirliği ile Yozlaştırılan Alevilik
Devamını Oku 14.08.2008 02:37:01 - İçimden Geldiği Gibi
Devamını Oku 11.07.2008 09:19:23 - Mürşitliği Başkanlar Yapınca
Devamını Oku 02.07.2008 11:02:19 - 15 Yıldır Sönmeyen Ateş
Devamını Oku 24.06.2008 14:06:16 - Örgütlerin Sunduğu Alevilik Tarihi
Devamını Oku 03.06.2008 16:55:08 - Üç Yılı Geride Bırakırken
Devamını Oku 27.05.2008 07:43:17 - Hatırlatan Sevgili
Devamını Oku 05.05.2008 11:27:58 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (III. Bölüm)
Devamını Oku 03.05.2008 12:46:56 - Vahdet-i Vücut mu Panteizm mi? (II. Bölüm)
Haberin karnesini siz belirleyin
1 - Zayıf 2 - Geçer 3 - Orta 4 - İyi 5 - Pekiyi
Bu haber için oy kullanan 42 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,36
Haberi Paylaşın
Google Google Live Live MySpace MySpace Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg




 
Ay'da uranyum bulundu
Ay-da uranyum bulundu Ay'da en ağır doğal element olan uranyumun varlığına ilişkin bulguların ilk defa saptandığı bildirildi....
Faturanızı ucuzlatın!
2 bin 601 internet sitesi yasaklandı
0,16 saniyede derlendi.

Evden eve Nakliyat - Hubyar - Nur Pompa