|
11 Kasım 2008 16:32
Türkiye demokrasi ve siyasi tarihine altın harflerle yazılacağı ve bir mihenk olacağı kesin, bundan kimsenin kuşkusu olmasın.
Egemen bir inancın karşısında azınlıktaki inanç topluluğunun demokratik haklarını kullanarak sesini alanlardan duyurmaya çalıştığı olarak not düşülecek.
Türkiye'de bir ilk olduğu kesin, belki dünyada da bir ilk.
"Eşit yurttaşlık" adıyla düzenlenen bu mitingde dile getirilenler laik, demokratik ve hukuka saygılı bir Türkiye özlemini de dile getirdi. Buradayız, bizde varız derken amaç Alevi toplumu olduğu kadar Türkiye içindi de.
ABF Genel Başkanı Ali Balkız'a ve onun nezdinde bütün emek verenlere teşekkür etmek ve şükran sunmak elzem.
Dün (9 Kasım) Yol TV'de Turgut Öker'in belirttiği gibi ABF bu organizasyonu AABF'den ayrı tek başına organize etmek istemişti. ABF bu davranışı ile doğrusunu yaptı ve AABF olmadan tek başına düzenleyerek rüştünü ispatlamakla kalmadı, varlığını da tescil ettirdi. Bu açıdan da Ali Balkız'ı tebrik etmek gerekiyor.
Ancak Ali Balkız'ı tebrik ettiğimiz gibi başta İzzettin Doğan'ı ve akabinde Turgut Öker'i de eleştirmek ve yermekte hak olsa gerek.
Sanırsınız ki İzzettin Doğan'da Turgut Öker'de örgüt yöneticisi değil siyasi parti başkanı.
Mitingin bir gün öncesinde medyaya yansıyan bir haber Alevi kuruluş ve önderlerinin bir araya gelmesini, ortak hareket etmesini ümitle bekleyen tabanda tam bir kızgınlık yarattı.
İzzettin Doğan beyanatında, katılmıyoruz demekle kalmadı katılımcıların genelde Kürt olayını savunanlardan olabileceğini belirtti.
Olmadı İzzettin Doğan, tıpkı MHP'nin laikliği savunan partilerden sayıp yanıldığın gibi bunda da yanıldın.
Hani insan katılmamak için başka bahane bulur. Hiç değilse, organizasyonu ve katılımcıları Kürtçülükle suçlayıp başta İslamcı basın olmak üzere Alevilerin parçalanmasına içten içe sevinenlere malzeme vermez. Meydanı dolduran kalabalığı öngörülü bir zan altında bırakmaz.
Madem katılmayacaksın, "Miting hakkında ABF yönetimince bize bilgi verilmediğinden ve katılımımız için davet olmadığından katılmıyoruz" deseydin daha iyi olmaz mıydı?
Olur mu hiç. Ortak noktalarda buluşmak yerine öküzün altında buzağı ararcasına farklılığımızı vurgulayacağız, barış ve kardeşlik yerine kendi içimizde düşmanlık yaratacağız.
Ne oldu İzzetin Doğan, meydanı dolduranların elinde Türkiye Bayrağı dışında bayrak mı vardı, laikliğe hitap eden taleplerin dışında talep mi vardı, Alevilik değil de Kürtçülük mü vurgulandı?
Tam anlamı ile olmasa da al birini vur ötekine.
AABF Genel Başkanı Turgut Öker, mitingin olduğu saatlerde Yol TV ekranlarından, İzzetin Doğan'ın mitinge Alevilerin itibar etmeyeceği ve katılımın çok olmayacağı konusunda ki iddialarına cevap veriyor; "gel de bak İzzettin Doğan kaç kişi katılmış, gel de say!"
Turgut Öker sayılara kafayı takacağına "biz meydana onca suçlamaya ve katılmayın direktiflerine rağmen bu kadar insan topladık, başkaları da düzenlesin bizimde katılımımız ile Alevilerin sesi daha çok artarak duyulsun" desene ne olurdu?
Acaba meydandakilerin kaçı ABF'ye bağlı örgütlerdendi, kaçı ABF veya AABF sempatizanıydı, kaçı Cem Vakfı'na karşıydı?
Bırakın artık birbirinizle didişmeyi, sayılarla uğraşmayı, siyasi parti başkanı gibi taraftar peşinde koşmayı, tribünlere oynamayı, Aleviliği ve Alevileri siyasetin malzemesi yapmayı.
Aynı akşam Habertürk kanalının ana haber bültenine telefon ile katılan İzzettin Doğan ve Ali Balkız'ı dinledim. İzzettin Doğan neden katılmadıklarını anlatırken "bizim taleplerimiz arkadaşlarınkinden farklı" açıklamasında bulunuyor.
Yani gel de şaşma. Laikliğin gerçekten uygulanması için o taleplerden farklı nasıl bir talep olur. Olsa olsa o talepler laiklik için değil kişisel çıkarlar içindir.
Yetmedi, spikerin sorusu üzerine açtıkları mahkemelerin sonucuna göre kendilerinin de alanlara inebileceğini ve milyonlar toplayacaklarını iddia etti.
Memleketlisi Ali Balkız'ın buna karşılık verdiği yanıtlar ve açıklamalar ise miting konusunda teşekkürü ne kadar hak ettiğini bir kez daha gösterdi.
İşin belki en ilginç tarafı bu sırada ekranın altında ki yazıydı; "Alevi cemaatleri birleşemiyor". Demek ki artık her örgüt, her vakıf, her dernek ayrı bir cemaat olmuşta haberimiz yok.
Polise göre 27 bin, diğer kaynaklara göre 50 bin, 100 bin kişinin katıldığı bu miting öncesinde yapılan görüşmeleri, destek istenen siyasi noktaları eleştirebilirsiniz. Hatta katılımcı sayısını az bulup dudakta bükebilirsiniz. Ancak, unutulmasın ki bugüne kadar maruz kaldığı baskılar nedeniyle, kimliğini açıklamaktan çekinen bir toplumun bireyleri ilk kez meydana çıkıp buradayız dedi.
İlkinde bu kadar sayıya ulaşıldıysa ikincisinde ne kadar olur düşünmek gerek.
Ali Polat
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Haber Yorumları (1 adet)
Misafir: ibrahim KAYGUSUZ
|
|
aklı selime çağrı
|
| İlk kez bir alevi yazardan aklı selime çağrı yapan yazı okudum. Mutlu oldum. Binlerce Alevi derneği var binlerce de söz. Ah şu köylü dernekler olmasa diyaceği geliyor insanın |
|
|
| 19.11.2008 06:07:42 |
|