Bizimgazete.org  
 
 
 
Cimbom Keita-yı aldı - video
Taraftarlar kulüp başkanını dövdü - video

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum


Alevi Siteleri Listesi

   
 
AKP'nin İdeolojik Aygıtları

Ali Yıldırım

23 Temmuz 2008 18:23

Tatlı su solcuları iyice liberaleşip akp'nin yedek kulübesinde yerlerini alırken bir diğer tarafta dünya görüşlerinde ve inandıkları davada son derece samimi olan bir gurup solcu da iktidarın ideolojik aygıtlarının etki alanında ciddi bir kafa karışıklığı yaşıyorlar.
Louis Althusser 'İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları' kitabında devletin ideolojik aygıtları'nın kuramsal bir çözümlemesini yaparak resmi ideolojinin varoluş temellerini anlamamıza ciddi bir katkıda bulunmuştu. Ama bugün yaşadığımız siyasal süreçte Althusser'in çözümlemelerini bir adım ileri götürmeden sözettiğim kafa karışıklığını gidermemiz mümkün görünmüyor.
Öncelikle bir saptamada bulunmak gerekiyor:
İdeolojik aygıt kullanan ve böylece kafaları hizaya getirmeye çalışan yalnızca devlet değil. Devletin yanına ve ciddi bir pratik olarak iktidarın ideolojik aygıtlarını da hemen eklemek durumundayız.
Devlet ve iktidarın ideolojik aygıtları kuşkusuz aynı temele dayanıyor ve aynı dünya görüşünden besleniyor olsalar da yaşadığımız pratikte bunların ikisini bir ve aynı şey olarak görmek son derece yanıltıcı oluyor.
Bugün için devletin idelojik aygıtları karşısında gardını alan, ona karşı deneyimli ve anteramanlı bulunan "samimi solcuların" iktidarın ideolojik saldırıları karşısında pusulayı şaşırıyor olmaları ideolojik aygıtlar arasındaki farklılığı anlamak ve kavramanın önemini gösteriyor.
Devletin yalnızca zor'a başvurarak varlığını sürdürmesinin mümkün olmadığı gerçeği karşısında nasıl devlet için rıza üreten, kitleleri ikna edici ideolojik aygıtlar devreye girmişse, AKP iktidarı da elindeki meclis çoğunluğu ve hükümet gücü ile yönetme işiyle yetinmeyip ideolojik aygıtlar eliyle, aracılığıyla siyasetinin doğru ve haklılığına insanları ikna etmeye, boyun eğdirmeye çalışıyor.

AKP MEDYASINA YANİ İKTİDARA BİAT ET!
İktidarın ideolojik aygıtlarının başında medya geliyor. Medya zaten medya olmaktan çıkmış durumdaydı denilebilir. Ama artık AKP iktidarı ile "organik medya" döneminde yaşıyoruz. Göbekten bağlı olmanın ötesinde, bizzat iktidarın kendisi olan medya.
Bilgi kirlenmesi diye feryat etmeyen hiçbir "yetkilinin" kalmadığı ortamda kirlenmeyi kim niçin yaratıyor sorusu asla sorulmuyor yanıtı asla merak edilmiyor.
Bizim samimi solcularımızı da girdabına alan "darbe" konusu kirlilik alanlarının başında geliyor.
AKP iktidarı kendi saldırganlıklarının üstünü el çabukluğuyla kapatıp yeniden mazlum rolü oynamak için bir "darbe gündemi" yaratmakta ideolojik aygıtlarını bütün enerjisiyle devreye sokuyor.
Bir büyük yalan, "demokratik akp iktidarına karşı darbe" yalanına inandırılmaya çalışılıyoruz.
AKP iktidarı tüm medyası ile bir darbe simülatörü içine sokuyor tüm insanları. İktidarın ideolojik aygıtlarına kulak verecek olursak "Sokaklar tank paletleriyle sarsılıyor, uykularımız postal sesleriyle bölünüyor."
Çocukların bile ikna olmayacağı bu büyük yalana bilerek isteyerek ve hatta can atarak inananların olması, kafaların bu noktada karışması, akp iktidarına karşı verilecek mücadeleyi tam isabet hedef saptırarak akp'nin saflarında yedeklenme vahim sonucunu doğuruyor.


UFUK URAS TANKLARIN ÜSTÜNE ÇIK!
AKP iktidarının "darbe simülatörüne" binenlerin başında çok bildik bir isim var. Bir çırpıda demokrasi kahramanı ünvanını kapmak için Boris Yetsin'e özenen, sanal tanklar üzerine çıkmaya çalışan, darbecilere meydan okuyan Ufuk Uras. Sol adına bir pişmanlık. Halktan ve gerçeklikten kopukluğa şaheser bir örnek.
Ufuk Uras'ın yaptığı her hangi bir espiriye gülen, verdiği herhangi bir örneği, yaptığı herhangi bir benzetmeyi bir şeye benzeten, anlayan var mı acaba? Bunun cevabı Uras'ın bizim dünyamızdan olmadığı, Beyoğlu dünyasının adamı olduğu anlamına geliyor.
Türkiye'de bugün için aklı başında hiçbir kimse bir darbe olasılığından sözetmiyor. Bir darbe olasılığının varlığına inanmıyor. AKP iktidarını temize çekmek isteyenlerin dışında her aklı başında insan darbe işinin AKP medyasınca yürütülen bir karşı darbe organizasyonu olduğunun farkında.
Ama muhalif Uras'ın muhalifliği halkı 6 yıllık iktidarında inim inim inleten AKP'ye değil. Yaptığı espiriler ve izlediği siyasal çizgi ile halktan kopuk olduğunu ve kitlelerin nabzını tutamadığını, mecliste o adı geçince gülümsenen Kamer Genç'in onda biri kadar dahi bir muhalif etkinlik sağlayamadığını, etiketi dışında bir muhalifliğinin bulunmadığını görüyoruz. Fiilleri yalnız kendisini bağlasa mesele yok. Yaptıkları ile kendisini izleyen insanların mücadele azmini köreltiyor, yönünü şaşırtıyor.
Demokrasi kahramanı olmak, tanklar üstüne çıkmak rüyası olabilir. Bu düşünü gerçekleştirebileceği gerçek dünyalar var. Sözgelimi Almanya'da turistler için eski bir tank mezarlığı oyun alanına dönüştürülmüş. Turistler dev aletleri sürme özlemlerini orada 10 avroya gideriyorlarmış. Uras için hazır alan, o tankların üstüne çıkmak eğlenceli olabilir!
Geçmeden bir not, geçtiğimiz günlerde Avrupa parlamentosunda Ufuk Uras'ın AKP'nin kayığına binerken Mesut Yılmaz'ın çok daha tutarlı bir tavır sergilemesi hiç mi hiç eğlenceli değildi.

BİR BAŞKA AKP YANDAŞLIK BİÇİMİ
NE POSTAL NE TAKKECİLER
Doktor hastayı muayene ediyor, tahlilerini değerlendiriyor ve kanser, durum kötü diyor. Hasta yakını "ama verem de kötü bir hastalık" diye feveran ediyor ve "ne kanser ne verem olsun hastam" diyor. Doktor haliyle ters ters bakıyor. Kardeşim veremi nerden çıkardın, ben yalnızca kansere ilişkin bulgular var diyorum diyor. Bizimki hala "ne kanser ne verem" diye bağırıyor.
"Ne postal ne takke" diyerek yürüyenlerin durumu bu.
Gerçeğe gözünü kapatıp, yalancı hedeflerle kafayı bozma hali…
Bu karışık kafa ile solculuk bir hobi haline gelmiş bulunuyor. Ne iktidar perspektifi, ne dünyayı dönüştürme umudu. Yalnızca kendini kandırış.
AKP'nin halka karşı ABD'nin emir ve talimatları ile, İMF ve Dünya Bankası'nın Türkiye temsilciliği gibi çalışan bir siyasal oluşum olduğu, sisteme zerre kadar muhalifliğinin bulunmadığı, ne solcu/devrimci/özgürlükçü insanlara olmadık zulümler yapan derin devlet ne de 12 Eylül darbecileri ile asla bir hesaplaşma zihniyetinin bulunmadığı tüm açıklığıyla ortada iken, AKP'den demokratik özgürlükçü çıkışlar beklemek, AKP'nin ideolojik aygıtlarının sahte gündeminin arkasına sıralanarak "ne postal ne takke" pankartı açmak ortak bir aklı harekete geçirmekten öte tam da AKP'nin halka karşı politikalarına ortak olmak anlamına geliyor.

SAF DEMOKRASİ YALANI
Kadim bir sol atasözümüz vardır: "Somut koşulların somut tahlilini yapacaksın!". Her hareket her fiil kendi koşulları içerisinde, amacına ve sonuçlarına bakılarak ele alınacak. Dere akıp giderken içinde yıkandığın su aynı su değil.
Yani devrimci insan her zaman toplumsal çıkarlara göre ezilenlerin çıkarlarına göre iktidara karşı tavır geliştirecek.
Saf demokratlığın sonuçlarını İranlı halkın mücahitlerinden dinleyenler, okuyanlar saf demokratlığın ne kadar dönüşü olmayan büyük bir saflık olduğunu acı ile görmüşlerdir.
Pankartımızda yazması gereken her türlü gericiliğe karşı insanların insanca yaşadığı aydınlık laik demokratik Türkiye olmalıdır.
Pankart güzel oldu olmasına da ortaçağ karanlığının siyasi temsilcileri nasıl oluyor da kafalarımızı karıştırabiliyor aslında vahim olan güzel olmayan durum budur.



Ali Yıldırım

23.07.2008 18:23:27
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Haber Yorumları (1 adet)

bezger Editöre Bildir
ufuk uras
Sayın abiciğim,bu Ufuk Uras'ı gözüm hiç tutmadı..Oldum olası bir türlü sevemedim...Bırakın liderliğini sanki Baykal'ın değişik bir versiyonu...Analiz gücü zayıf,uzlaşmacı,ilkesiz...Nerede ne yapacağını bilemez bir konumda...AB parlamentosundaki akp ile ilgili konuşması bir rezaletti!..Mesut Yılmaz kadar olamadı.
%0 %0 %0
09.08.2008 12:55:21




Ali Yıldırım Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 30.10.2008 10:18:53 - Alevilerin Büyük Yürüyüşü
Devamını Oku 07.10.2008 19:20:30 - Paradaki Yunus Emre
Devamını Oku 21.09.2008 00:11:47 - Her Ağacın Kurdu Kendi Özünden Olur
Devamını Oku 18.09.2008 13:19:28 - Alevi Köylerinde Misyoner İmamlar
Devamını Oku 14.08.2008 13:57:14 - AKP Kankası "Ulusalcı"
Devamını Oku 23.07.2008 18:23:27 - AKP'nin İdeolojik Aygıtları
Devamını Oku 01.07.2008 08:38:55 - Madımak Utanç Müzesi Olmalıdır
Devamını Oku 27.06.2008 12:01:14 - İzzettin Bey'e Amerika'dan Kötü Haber
Devamını Oku 13.06.2008 15:04:25 - AKP'nin Çöküşü ve Reha'nın Çamuru
Devamını Oku 03.06.2008 14:24:36 - Karakoçan Kaymakamı Alevilerin Kafası
Devamını Oku 27.05.2008 07:44:34 - AKP Sevici Şeref Mardin
Devamını Oku 20.05.2008 11:50:35 - Ben Hacı Değilim, Arap Gezmedim
Devamını Oku 15.05.2008 13:44:53 - Toki Camileri ve Laiklik
Devamını Oku 05.05.2008 16:07:38 - Şarkışla'ya Düşürmesin, Allah Sevdiği Kulunu
Devamını Oku 19.02.2007 13:14:15 - Büyükelçinin Vaazı, Diyanetin Dedeleri
Devamını Oku 10.02.2007 18:13:16 - Düğün Değil, Bayram Değil
Devamını Oku 02.02.2007 14:37:46 - Alevileri Yakmak ve Madımak Sendromu
Devamını Oku 13.12.2006 22:41:10 - Sarıklı Laiklik
Devamını Oku 08.12.2006 15:07:04 - Ali Yıldırım: İzzettin Bey'i Kim Konuşturuyor
Haberin karnesini siz belirleyin
1 - Zayıf 2 - Geçer 3 - Orta 4 - İyi 5 - Pekiyi
Bu haber için oy kullanan 47 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,98
Haberi Paylaşın
Google Google Live Live MySpace MySpace Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg




 
Ay'da uranyum bulundu
Ay-da uranyum bulundu Ay'da en ağır doğal element olan uranyumun varlığına ilişkin bulguların ilk defa saptandığı bildirildi....
Faturanızı ucuzlatın!
2 bin 601 internet sitesi yasaklandı
0,16 saniyede derlendi.

Evden eve Nakliyat - Hubyar - Nur Pompa