|
Sigara yasağının tüm yurtta etkisini gösterdiği bugünlerde çevremdeki herkes sağlık, yasaklar, hayat ve farkındalık üzerine harıl harıl sohbette. Tiryakiler için 'hayati' olan bir 'şey'e böyle geniş bir yasağın getirilişi, çevremde engin bir entelektüel zemin oluşturdu. İnsanlar yasağı sorguluyor ve sorgularken, haliyle başka 'farkındalık'lar geliştiriyor… Yani sigara yasağı 'düşünen insan' yaratıyor ki bu sigardan bile tehlikeli bir durum! Sonuç şu oldu özetle; "sigara günahkar da brokoli masum mu"…
(Not: Yıllar süren sigara tiryakiliğim 2.5 yıl önce bitti. Çok mutluyum, geri dönmeyi düşünmüyor ve kapalı alanlardaki yasağı destliyorum). Destekliyorum ama; aması şu: Vapurların açık alanlarında dahi sigarayı yasaklamak özel hayata fazlasıyla müdahale olmuyor mu? Anladık şu sarı uçlu küçük şeytan bir 'katil' ama ya işlenmiş, hormonlu, bozulmuş gıdalar! Pis sular, katkılı besinler, radyasyon, kirli hava, kuraklık! Deli dana, şipşak tavuklaşan civciler, kimyasal karışımlı yağlar! Bunlar faydalı mı? Daha daha daha hızlı hayat! Grip kadar yaygınlaşan kanserin temel nedeni sigara mı yoksa 'genetiği değiştirilmiş hayatımız' mı? Tüketim toplumumun 'tüketişi mi?'özetle aslında!
Gelelim 'brokoli faşizmi'ne: 2002'de bir İngiliz firması, Avrupa Patent Ofisi'ne; özel bir yöntemle brokoli yetiştirme patenti için başvurdu. Ancak bütün dünyadan çiftçilerin itirazıyla konu Avrupa Patent Ofisi'nin yüksek mahkemesine intikal etti. Düşünün firma patenti alsa, sonra bu diğer sebzeler, hatta hayvanlar, tohumlar için örnek teşkil etse ve hepsi patentli olsa ne olur?
Bu güçlü şirketlerin güçlü ülkelerinin tarım üzerinde sınırsız bir hegemonya kurmasına neden olmaz mı? Son tahlilde, ülkenizde, şehrinizde, tarlanızda hatta bahçenizde domatesinizi yetiştiremeyeceğiniz anlamına gelmez mi? Bahçenizdeki domates biri tarafından gözetlenebilir. Fasulye ayıklarken yakalanmaktan korkabilirsiniz. Demem o ki brokoliden faşizme yol açılır ve 'Cesur Yeni Dünya' sebzeler kanalıyla gelebilir. Kıtlık ve açlık patent üzerinden yaptırmalarda bulunurken, hayatınız tümüyle gözlem ve kontrol altında olabilir ve buna mukabil, dumansız ve özgür olduğunuzu sanabilirsiniz.
Yine İngiltere kaynaklı başka bir 'bilimsel buluş da düşündürücü. Lordlar Kamarası insan DNA'sının inek yumurtasına enjekte edilerek, insan-inek karışımı canlıların üretimi yapacak bilimsel buluşa onay vermiş. Yani ortada yüzde 99'u insan her türlü muameleye gelebilecek mahklukatlar olabilecek. Olayın ahlaki, kültürel, sosyolojik ve psikolojik unsurları bir yana-ki inanılmaz vahim- bu deneyin tuhaf bir ürünü olabileceği geliyor aklıma. Bu tuhaf mahlukattan oluşan ordular, kolluk kuvvetleri, yıkıcı timler yaratmak ve ülkeleri bunlarla işgal etmek gibi. Çok mu bilim çok mu kurgu?
Bilimsel geyik muhabbetiyle konuyu sonlandırmak en iyisi galiba. Focus dergisi 'erkeksiz doğum' oranının giderek bir üreme biçimi olarak yaygınlaşacağından hareketle 2238 yılında dünyadaki son erkeğin de gidici olacağını ve dünyanın kadınlara kalacağını yazmış. Erkek olsam, 230 yıl sonra vuku bulacak bu hadiseden tırsardım. Habere internette çok yorum yazılmış.Çok maço bulmakla beraber, bir tanesine çok güldüm. Aktarıyorum:
"Dünyada yaşayan son erkek olmak istemezdim.
7 milyar kadının dırdırına nasıl dayanırdım"…
Aycan Saroğlu
Haber Yorumları (2 adet)
obarey bey
|
|
hmm
|
| akp defolsun ama darbesiz... |
| 27.05.2008 21:29:36 |
yafes_devrim
|
|
SİGARAYA YASAKTA ALKOLE EVET Mİ ?
|
| Sigara gerçektende sağlığa çok zaralı bir madde zaten çocu sigarayıda herşey de olduğu gibi yine dışardan alıyoruz. öyle ya dışa bağlı bir devletiz. peki bu yasak işe tarayacakmı ?hayır zaten bu yasaktaki amaç yanlış . uygulanması zor bir şey . bu yasak birazda aşırıya kaçmış özel hayta direkmen müdahale ediliyor . bir kahvehaneye sadece sigra içen insan gider.yalan diyen kimse olmaz . sigaraya bu yasakla akp hükümeti saçmalamış adete . inşallah bu devlet tez zamanda iner . darbeye ewet |
| 27.05.2008 16:36:55 |
|