>
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Kriz Mizah Dünyasını da Vurdu! Atom Dergisi Kapandı!
Devamını Oku "SÜZMELERİN FİLMİNİ YAPACAĞIM!"
Devamını Oku LeMan Sunar! Laz Marks Sahne Alıyor!
Devamını Oku FENA KAPIŞTILAR!
Devamını Oku AVRUPA YAKASI'NI KRİZ VURMAMIŞ!

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Hadise Eurovision'da Türkçe mi İngilizce mi söyleyecek?
Devamını Oku Galatasaray'ın Transfer Listesi Belli Oldu
Devamını Oku YILDIZ TİLBE'NİN İSRAİL BEDDUASI ORAY EĞİN'İ NEDEN KIZDIRDI?
Devamını Oku Vakit'ten yılbaşı skandalı
Devamını Oku Dünyayı Kurtaracak İcat

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


   
 
Siyah, beyaz ve gri kadınlar

Aycan Saroğlu

Ailemin kadınları birbirinden farklıydı. Anneannem, o zamanlar Gedikpaşa'da bulunan Amerikan Mektebi mezunuydu. Mükemmel İngilizce konuşur, okuyabilirdi. Annemin babası biricik dedem, Mehmet Emin Bey mülkiyeliydi, dedemin kız kardeşi, annemin halası Perihan halamsa Adana Amerikan Koleji mezunu. O da İngilizce, Fransızca ve Almanca konuşup, okuyup, yazabilirdi. Yıllarca Çocuk Esirgeme Kurumu'nun başkanlığını yapmış, sayısız çocuğun yüzünü güldürmüş. Öldüğünde kütüphanesini bana bıraktı. İlk göz ağrısıydım.

Anneannem Rumeliliydi. Babaannemse Rize'nin o zamanki adı Kamboz olan köyünden. Hem 'hısmı' hem komşu köylüsü çakır gözlü dedemle evlenip, babam henüz küçük bir çocuk, amcamsa doğmamışken taşı toprağı altın İstanbul'a gelmişti. Babaannemin başı örtülüydü, beş vakit namazını kılardı ve zehir gibi bir zekâsı vardı. Ama okuma yazma bilmezdi. İlkokul mezunu dedem, İstanbul'da ticaret hayatına atılmış, başarılı olmuş, iki oğlunu en iyi okullarda okutabilmişti. Bu birbirinden, tuzlu su ile tatlı su gibi farklı aileyi bir araya getiren şey İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi olmuştu. Annemle babam orada tanışmış, sonra ben gelmişim. Onlar yollarını ayırınca, bir süre büyüklerde kalınır ya, ben de hem babaannemlerle hem anneannemler ve Perihan halamlarla büyüdüm. Perihan halam beni sinemaya, tiyatroya, operaya ve operete götürürdü. Operadan hoşlanmak için çok çaba harcadım ve opereti sevebildim. Sürekli kitaplar aldı bana, cicili bicili insanı baştan çıkaran güzel kapaklı çocuk klasikleri. Bir de kendisinin masal anlatma geleneği vardı ama o masallarını rüya olarak anlatırdı. Kahramanının ben olduğum rüyalar dinlerdim. Babaannem bana yün örmeyi, çiçek bakmayı öğretti. Yazları Kuran kursuna giderdim.

Bir Karadenizli kadının keskin zekâsına sahip babaannem okuma yazma bilmediğine içlenirdi. Şişle, tığla, değme mağazalarda sergilenecek kadar güzel örtülerini ilmikle sayarak örerdi ama okuyamazdı. O yüzden babaannem de okumamı çok istemişti. Babamsa okumaya çok düşkündü, genç bir delikanlıyken bile şahane bir kütüphanesi varmış. Büyürken oradan Rus klasiklerini, tragedyaları, Steinbeckleri, Istratileri falan yalayıp yutuyordum. Herkes okumamı istediğinden sınırsız okuma özgürlüğüm vardı, ben de bunu sonuna dek kullandım. Doğrusu bunda biraz kırgın, içe kapanık büyümemin de payı vardı. Kitap dünyasında ece bendim, o gün bugündür hep hikâyesi olanları sevdim.

Çok kültürlülük, kimlilik kavramı tartışılıyor ya, kendime göre ben de çok kültürlü, kimlikli biriyim. İki yakanın da kültürünü, değer yargılarını, sistemlerini, hayata bakış açılarını biliyorum, her iki yanda da bulundum bir müddet; en önemli çağımda, çocuklukta. İki taraftan da geliyorum. Bu yüzden her iki tarafa da özenmiyor, hiçbir yere çıkmaya ya da inmeye çalışmıyorum. Çocukken beni buhranlara sokan kültür çatışmasının bugün getirdiği zenginliğe şükrediyorum. Yine de biliyorum ki babaannem iyi okuyabilecek bir kadındı. Kendini öyle ifade etmeyi isterdi. Okuyabilseydi daha mutlu biri olurdu, belki hepimiz daha mutlu olurduk.

O yüzden kadınları okumaya yönelten tüm kampanyalara sınırsız destek veriyorum. Kardelen Kızları'na da, Ana Kız Okuldayız Okuma Yazma kampanyasına da.

Akşam


11.06.2008 13:32:48
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Aycan Saroğlu Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 22.10.2008 12:50:14 - Reklamcılık dehanızı deneyin
Devamını Oku 16.10.2008 12:51:28 - Kelimeler ve kara büyü
Devamını Oku 11.10.2008 13:00:25 - Kafka’nın taş bebeği
Devamını Oku 25.09.2008 11:45:08 - Nursel; bir kadında bir çocuk hayaleti
Devamını Oku 18.09.2008 19:47:03 - Öfkeye tekrar bakış
Devamını Oku 13.09.2008 01:31:27 - Ölüm, diyet ve obezite
Devamını Oku 03.09.2008 12:59:30 - Sürrealist dudaklar
Devamını Oku 27.08.2008 11:48:21 - Sedanter yaşam ve :)
Devamını Oku 21.08.2008 11:14:38 - Hayvani cazibe
Devamını Oku 30.07.2008 19:27:26 - Tuzlum, Gümüşlük ve Alexiu
Devamını Oku 23.07.2008 12:05:13 - Atlıkarınca’da bir tur daha
Devamını Oku 16.07.2008 16:49:36 - Parmak arası terlik sendromu ve karidesler
Devamını Oku 10.07.2008 15:16:49 - Gölge sanatçılar
Devamını Oku 03.07.2008 11:30:27 - Huzursuz egzersiz iyileştirmez
Devamını Oku 25.06.2008 16:42:03 - Karanlıkta daha güzelsin
Devamını Oku 19.06.2008 19:08:35 - Türkler, Çekler ve Tequila
Devamını Oku 11.06.2008 13:32:48 - Siyah, beyaz ve gri kadınlar
Devamını Oku 07.06.2008 19:39:06 - Ercan Arıklı ve ‘zor’ oyunu
Devamını Oku 30.05.2008 02:00:47 - Ceylan’ın aynasındaki Pamuk silüeti
Devamını Oku 27.05.2008 04:03:03 - Sigara ve Brokoli Faşizmi
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 15 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,60
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
BU GÜZEL GOOGLE'IN BAŞINA BELA OLDU!
BU GÜZEL GOOGLE-IN BAŞINA BELA OLDU! "New York kentindeki o...lar' isimli bir siteye link veren Google'ın başı ünlü modelle belaya girdi...
Bush'u "Ayakkabı Manyağı" Yap!
Bilgisayar kullanıcılarına müjde
0,52 saniyede derlendi.