>
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Kriz Mizah Dünyasını da Vurdu! Atom Dergisi Kapandı!
Devamını Oku "SÜZMELERİN FİLMİNİ YAPACAĞIM!"
Devamını Oku LeMan Sunar! Laz Marks Sahne Alıyor!
Devamını Oku FENA KAPIŞTILAR!
Devamını Oku AVRUPA YAKASI'NI KRİZ VURMAMIŞ!

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Hadise Eurovision'da Türkçe mi İngilizce mi söyleyecek?
Devamını Oku Galatasaray'ın Transfer Listesi Belli Oldu
Devamını Oku YILDIZ TİLBE'NİN İSRAİL BEDDUASI ORAY EĞİN'İ NEDEN KIZDIRDI?
Devamını Oku Vakit'ten yılbaşı skandalı
Devamını Oku Dünyayı Kurtaracak İcat

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


   
 
Tuzlum, Gümüşlük ve Alexiu

Aycan Saroğlu

Yine en sevdiğim yerde, soylu ve rüzgarlı denizinin, ziyaretçilerini hafif çalkantılı esintilerle uyuttuğu, Bodrum'un hâlâ en mutena yerinde, yurdum dediğim köyde, antik Myndos'un koynunda, o mavi kutucukta, o şirin balıkçı köyünde Gümüşlük'teyim. Akdeniz'in, Ege'nin, dünyanın tüm sıcak denizli iklimlerin çocuğu olduğumu bana en çok burası hatırlatır. Gümüşlük her anlatanın başka bir baharat, ayrıntı kattığı her daim kendini yenileyen, hep aynı masaldır... Bir gelenek, bir vahşi çağrı. Benim tuzlum'dur... İspanya'da bir bölgede sevgililer birbirlerine 'tatlım' değil, 'tuzlum' dermiş tatlıdan çok tuzluyu sevdiklerinden... Gümüşlük, tuzlum benim.

Denizin koynunda, bir hayat molasındayım ama şehrim İstanbul yine karanlık. Güngören'de patlayan bombalar yine kanla sulamış güzel şehrimi. Evlerin içi acıyor, evler yas, yaş içinde. Her sabah o evlerden birinde olabileceğimizi bilerek uyanıyoruz, terörün, deprem tehlikesinin, kapkaçın, güvensizliğin güzelliğini berhava ettiği o güzelim şehirde.

Dünyaya 'ben geldim' demek için gün sayan bebekleri, aşık olmaya vakit bulamamış delikanlıları, oynamaya doyamamış çocukları öldürenler, sanmayın bu lanet sizi paklar. O katledilmiş ruhlardan yükselen ahlar sizi bugün de yarın da, tarihin kaçamayacağınız bir yerinde bulup yakalar. Sanmayın yağdırdığınız lanet size, sevdiklerinize ve inandıklarınıza kat be kat dönmeyecek... Kimsenin ahı kimsede kalmaz.

Gümüşlük'teyim, yurdum dediğim yerde. Denize karşı otururken, hayatı, denizi, başlangıcı, sonu düşünüyorum. Sonra Gümüşlük rüzgarı atıyor saçlarımı geriye... Deniz çalkantısıyla dindirirken ruhumu dalga şunları fısıldıyor: "Yolcu şimdilik buradasın, şimdilik sadece sen ve ben varız. Dur ve sadece sesimi dinle".

Gelmezden önce denize benzeyen bir kadından, denize benzer şarkılar dinlemiştim, şimdi karanlık, acıtılan şehrim İstanbul'da.

Harbiye Açıkhava'da, dünyanın en muhteşem şarkıcılarından Harris Alexiu vardı. Bir denize benziyordu kendi. Bir denize benziyordu, şarkıları, sesi. Deniz kadar engin gırtlağından uçsuz nağmeler indirirken, kalbimiz de bir deniz oluvermişti. Alexiu, o muhteşem Akdenizli aldı götürdü beni şarkılarıyla kendimin bile bilmediği yerlere. Yunanca söylüyordu ama ben anlıyordum, şarkıların milliyeti yoktur...

Yekpare bir güzellikteydi. Kimi zaman bir Karadeniz hırçınlığında titretiyordu, kimi zaman denize kavuşmayı özleyen durgun bir göl oluveriyordu, kuytuda ve yalnız. Kimi şarkılarda hafif çırpıntılı, kiminde karanlık, uçsuz bucaksız. Kiminde sadece mavi, al beni koynunda uyut, beni sonsuzluklara karıştır diyen bir mavi.

Bir hayat molasında Gümüşlük'teyim. Uğurlu fesleğenlerin masaları süslediği, sarmanların kumda uyuduğu, kimi okaliptüslere tırmandığı ama daima balık kokladığı, begonvillerin mor aurasında alabildiğine mavi ve rüzgarlı bir kıyıda.

'Karanlıkta daha güzel olan şehrim, İstanbul yasta. Başka bir deniz kadının Sezen Aksu'nun o eskimeyen, şahane şarkısı aslında anlatıyor her şeyi: "Eller günahkar, diller günahkar, bir çağ yangını bu, dünya günahkar. Masum değiliz hiçbirimiz'.

- Akşam -


30.07.2008 19:27:26
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Aycan Saroğlu Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 22.10.2008 12:50:14 - Reklamcılık dehanızı deneyin
Devamını Oku 16.10.2008 12:51:28 - Kelimeler ve kara büyü
Devamını Oku 11.10.2008 13:00:25 - Kafka’nın taş bebeği
Devamını Oku 25.09.2008 11:45:08 - Nursel; bir kadında bir çocuk hayaleti
Devamını Oku 18.09.2008 19:47:03 - Öfkeye tekrar bakış
Devamını Oku 13.09.2008 01:31:27 - Ölüm, diyet ve obezite
Devamını Oku 03.09.2008 12:59:30 - Sürrealist dudaklar
Devamını Oku 27.08.2008 11:48:21 - Sedanter yaşam ve :)
Devamını Oku 21.08.2008 11:14:38 - Hayvani cazibe
Devamını Oku 30.07.2008 19:27:26 - Tuzlum, Gümüşlük ve Alexiu
Devamını Oku 23.07.2008 12:05:13 - Atlıkarınca’da bir tur daha
Devamını Oku 16.07.2008 16:49:36 - Parmak arası terlik sendromu ve karidesler
Devamını Oku 10.07.2008 15:16:49 - Gölge sanatçılar
Devamını Oku 03.07.2008 11:30:27 - Huzursuz egzersiz iyileştirmez
Devamını Oku 25.06.2008 16:42:03 - Karanlıkta daha güzelsin
Devamını Oku 19.06.2008 19:08:35 - Türkler, Çekler ve Tequila
Devamını Oku 11.06.2008 13:32:48 - Siyah, beyaz ve gri kadınlar
Devamını Oku 07.06.2008 19:39:06 - Ercan Arıklı ve ‘zor’ oyunu
Devamını Oku 30.05.2008 02:00:47 - Ceylan’ın aynasındaki Pamuk silüeti
Devamını Oku 27.05.2008 04:03:03 - Sigara ve Brokoli Faşizmi
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 18 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,39
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
BU GÜZEL GOOGLE'IN BAŞINA BELA OLDU!
BU GÜZEL GOOGLE-IN BAŞINA BELA OLDU! "New York kentindeki o...lar' isimli bir siteye link veren Google'ın başı ünlü modelle belaya girdi...
Bush'u "Ayakkabı Manyağı" Yap!
Bilgisayar kullanıcılarına müjde
0,53 saniyede derlendi.