|

Renk, ışık aralayıp da camdan, usulca sokulunca odamızın içine, gecenin karanlığından çekip alandır bizi. Işıktır renk.
Renk, mavidir, daracık bir odaya kapatılmış mahkum için. Alabildiğine mavi. Katıksız, pürüzsüz, beyazsız bir mavi. Kah gökyüzü olur, altında sevgiliyi, sevgiyi, özgürlüğü barındıran. Kah deniz olur, kapatıldığın fare deliğine inat, sonsuza uzanır. Pencereden kendini azıcık gösteren maviye, bir ömür verebilmektir, renk.
Renk, sarıdır. Yaşamın kaynağı güneşin doğuşudur. Dağların arkasından sararıken karanlık; işte o umudu yeniden canlandırandır. "Olsun, yine de yaşıyoruz be" dedirten şeydir renk.
Renk, yeşildir. Kesilen ağaçların, namusuna kara çalınan doğanın sevecenliğidir. Ve o sevecenliğin seni sımsıkı sarıp içine çekmesidir. Her yeşile bakıp da dünyayla yeniden barışmaktır renk. Bir sonraki gün, yine o yeşili görebilecek olmanın sevincidir.
Renk, pembedir. Her ettiğimiz kavgadan sonra, sinirlerle dişlerimizi ısırırken, kendini tutamayıp gülebilmektir. Uzun zamandır kırgın olduğun bir dostu, durup dururken arayabilmektir. "Keşke aramasaydım" dedirtmeyen şeydir renk. İçimizdeki sevecenliktir.
Renk, mordur. Çocukluğumuzda attığımız her dayaktan sonra, kendimizi "yenilmez" görüp, yediğimiz dayaklardan sonra, morluklardan kurtulmak için ayna başında geçirdiğimiz saatlerin toplamıdır. Acısıyla, kavgasıyla, oyunlarıyla, psikologların nedense çok merak ettiği çocukluğumuzdur renk. Yediğin her dayaktan sonra, "Sen bir de karşıdakini görseydin" diyebilmektir.
Renk, kırmızıdır. Haksızlığa duyduğumuz öfke, güçlüye başeğmeyip gösterdiğimiz cürretkarlıktır. Daha çorabını değiştiremezken, dünyayı değiştirme tutkusudur renk. Renk onurdur. "Şimdi?" diye soran cellada, "Hiçbir zaman" diye yanıt verebilmektir.
Renk, beyazdır. Acısıyla, tatlısıyla bütün hayattır. Acılarımızı, umutlarımızı, hüzünlerimizi, coşkularımızı biraraya getirip bembeyaz bir hayat bulabilmektir, dönüp arkaya baktığında. Karanlık hayatlara inat, bembeyaz bir yaşamı savunabilmektir.
Biz diyoruz ki; bizler ayrı renkler değiliz. Evrimde bukelamundan biraz daha ballı bir yolculuk kazanıp sürekli renk değiştiren birer kamuflaj ustasıyız. Hepimizin içinde, alıyla moruyla, tek bir renk var özünde. Önemli olan bu tayfın tamamına sahip çıkıp beyaz olabilmektir. Siyahın olduğu yerde, bir renk aramayı reddedip, beyazı aramaktır. İşte biz; kapkaranlık bir zindanda, yeşili, maviyi, kızılı, moru aradığımız gün yenileceğiz. Hayat; kapkara zindanlarda bile "beyazı" aramaktır.
Bütün renkleri içinde barındıranları, içinde hiçbir renk barındırmayıp da renkleri merak eden kader mahkumlarını, çok düşünüp de gene de hiç düşünmemiş gibi yaşayanları, düşünme yeteneği olmamasına rağmen düşün adamı gibi yaşayanları, içinde bir sürü renk saklayanları Renk'e çağırıyoruz. Hayatınızı değiştirmeyeceğiz evet, ama beyazı istiyorsak, senin rengine de ihtiyacımız var.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|