|

Dünya Alevileri, Serçeşme’de buluştu. HBV Kültür Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun ortak çağrısıyla 15 Ağustos’ta yapılan toplantıda, Alevilerin güncel sorunları tartışmaya açıldı. Açıklanan sonuç bildirgesinde, Hacıbektaş etkinliklerinin organizasyonu ile dergahın Alevilere bırakılması istendi.
28 Ağustos 2006 15:22
Dünya Alevileri tek ses, tek yürek… Dünya Alevileri, Serçeşme’de buluştu. Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun ortak çağrısıyla 15 Ağustos’ta yapılan toplantıda, Alevilerin güncel sorunları tartışmaya açıldı. Açıklanan sonuç bildirgesinde, Hacıbektaş etkinliklerinin organizasyonu ile dergahın Alevilere bırakılması istenirken, “Siyasal sürece müdahale edileceği” bir kez daha vurgulandı.
 Dünya Aleviler Birliği toplantısı, Serçeşme’miz Hacıbektaş’ta yapıldı. Ali Rıza Selmanpakoğlu’nun belediye başkanı seçilmesinin ardından kesintiye uğrayan geleneksel toplantılar iki yıllık aradan sonra yeniden başladı. Alevilerin güncel sorunlarının tartışıldığı ve geleceğe dair mücadele perspektifinin belirlendiği toplantıda, Aleviliği asimile etmeye yönelik girişimlere kararlılıkla karşı durulacağı yinelenirken, Hacıbektaş etkinliklerinin organizasyonu ile dergahın Alevilere bırakılması vurgulandı, ayrıca önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerde Alevilerin siyasal alana müdahale edeceği bir kez daha ilan edildi.
Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun ortak çağrısıyla düzenlenen toplantıya katılmak üzere kapalı spor salonuna giden Aleviler, salonunun girişlerini tutan polisler tarafından aranmak istendi. Bu uygulamaya ilk kez tanık olundu. Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu’nun başvurusu üzerine kaymakamlık emriyle, polis salona girmek isteyenlerin üzerini arama girişiminde bulununca Aleviler, uygulamaya tepki gösterdiler ve çantalarını aratmadılar. Yapılan görüşmelerin ardından konuklar, hiçbir aramaya tabi tutulmaksızın içeriye alındılar. Ünlüyurt: ’’Birlik, beraberlik birilerini rahatsız etti’’ Toplantının açılış konuşmasını Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Başkanı Nafiz Ünlüyurt yaptı. Ünlüyurt, Hacıbektaş’ın çağdaş düşüncenin bir inançla buluşturulduğu önemli bir merkez olduğunu, bitip tükenmeyen bir sevgi ile milyonları kendisine bağlayan Hacı Bektaşi Veli’nin burada yaşadığını söyledi. Atatürkçü düşünceye, laik anlayışa yürekten bağlı, birlikte yaşama kültürüne sahip, farklı inançlara saygılı insanların yaşadığı Hacıbektaş’ın, Hacıbektaş dışında yaşayan Alevi Bektaşilerce kutsal kabul edildiğini, Hacıbektaş’ta yaşayan insanların da şanslı kişiler olarak görüldüğünü anlatan Ünlüyurt, AABK Başkanı Turgut Öker’in “Hacıbektaş bizim için çok şey ifade eder. Hıristiyan dünyası için Vatikan ne kadar önemli ve kutsal ise biz Aleviler için de Hacıbektaş o ölçüde kutsaldır. Burasını her anlamda en mükemmel hale getirme Hacıbektaş’ta yaşayan insanlar kadar tüm Alevi Bektaşi toplumunu da ilgilendirir. Hacıbektaş’ın Alevi Bektaşi toplumuna yakışır bir konuma gelmesi amacıyla bizler elimizden gelen katkıları yapma durumundayız” şeklindeki sözlerini anımsattı. Bu sözlerin kendisini çok duygulandırdığını belirten Ünlüyurt, “Ancak bu sözler çarpıtıldı. Her yandan sesler yükseldi, Hacıbektaş’ı Vatikan yapacaklarmış, bunların amaçları bölüp parçalamak diyerek, kafa karışıklığı yaratmak istediler. Alevi Bektaşilerin birlik ve beraberliği bir güç olarak ortaya çıkması, birilerini rahatsız etti” dedi. 1964 yılında Hacıbektaş’ta kurulan derneğin, 1980 yılına kadar Hacıbektaş etkinliklerini organize ettiğini, çok zor koşullarda önemli çalışmalara imzasını attığını, Hacıbektaş halkının birlik ve beraberlik ruhu içinde örnek bir dayanışma sergilediğini dile getiren Ünlüyurt, “O yıllarda Hacıbektaşlı olduklarını saklayanlar, bu hareketin parçası olmaktan korkanlar, yapılan baskı ve zulme, gösterilen ayrımcılığa karşı tepki koymaktan çekinenler, zor günlerde ortalıkta görünmeyenler, bugün bize akıl vermeye çalışıyorlar. Kaygı duymasınlar, bu ilçeyi en az kendileri kadar seviyoruz” diye konuştu.
Ünlüyurt, 1980’den sonra törenlerin organizasyonunu belediyenin gerçekleştirdiğini belirtti. Laik bir devlette devlet kurumlarının ya da belediyelerin inanç işleriyle uğraşmaması gerektiğini ifade eden Ünlüyurt, bu tür çalışmaların sivil toplum örgütleri tarafından gerçekleştirilmesi gereğine dikkat çekti. Ünlüyurt, şöyle konuştu: “Bugün ilçede bir takım sıkıntılar yaşanıyor. Ancak bu sorunları tartışarak aşmak durumundayız. Hacıbektaşlılar olarak bu bilince, bilgiye, kültüre sahibiz. Hacıbektaş insanı her zaman doğru olanı görmüştür. Bu kez de aynı olgun ve yapıcı tavrını göstereceğine inanıyorum.” Yıllardır yurdun dört bir yanından türlü zorluklara ve sıkıntılara rağmen Hacıbektaş’a geldiklerini, inançlarını tazelediklerini, burada mutluluğa ulaştıklarını ifade eden Ünlüyurt, atılacak her adımda dikkatli ve uyanık olunması gerekliliğine işaret etti. Bazı çevrelerin yeni oyunlar peşinde olduğunu, Alevi Bektaşileri bölüp parçalamak istediklerini, stratejiler geliştirdiklerini anlatan Ünlüyurt, Alevilerin birbirine kenetlenmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Ünlüyurt, “Birileri bilgisayarın başında Alevi örgütleri nerede yanlış yapmışlar, nerede yanlış konuşmuşlar, onu takip ediyor, yazılar yazıyor. (…) Bazı güç odakları da Alevi Bektaşileri yürüdükleri aydınlık yoldan, sahiplendikleri çağdaş düşünceden uzaklaştırıp kendisine benzetme çabası içindeler. Tıpkı Sünni tarikatlar gibi kapalı cemaatlere dönüşsün, Cumhuriyet yurttaşlığının yerini cemaat kimliği alsın diye uğraşıyor. Ne kadar korkunç bir şey bu” dedi. Ünlüyurt, inanç sömürüsü yapmayan, işini iyi bilen dedeler yetiştirilmesi gerektiğini belirtirken, Hacıbektaş’ta Alevi Bektaşi Akademisi kurulmasını istedi. Ulusoy: ’’Birliği parçalamayalım’’ Ünlüyurt’tan sonra söz alan Hacıbektaş Dergahı Postnişini Veliyeddin Ulusoy söz aldı. Ulusoy, bu yılki 16 Ağustos’un farklı bir yanı olduğunu, ilk defa Alevi Bektaşi örgütlerinin bir araya gelerek birliği sağlanması yönünde adım attığını ifade etti. Osmanlı’nın ilk 200 yıllık döneminde Alevi-Bektaşilerin birlik olduğunu ancak sonradan zekice geliştirilmiş politikalarla birliğin parçalandığını dile getiren Ulusoy, “Bizi parça parça ettiler, böldüler, Artık kendimize gelmeliyiz. Birbirimize el uzatalım. Karşıdaki ‘seni seviyorum’ demeden ‘Ben seni seviyorum’ demek lazım. Elbette muhalefet olacak, olacak ki, doğruları bulalım. Ama birliği hiç parçalamayalım” diye konuştu. Özel: ’’Hak mücadelesinde ayrım yapmıyoruz’’ Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel de, Aleviliğin asimile edildiği bir ortamda Alevilerin gücünün de parçalanmak istendiğine dikkat çekti. Alevi örgütlerinin bayrak ve vatan gibi dertlerinin olmadığını, davanın insanlık davası olduğunu, hak mücadelesinde ayrım yapmadıklarını belirten Özel, “Türk’ü, Kürt’ten, Alevi’yi Sünni’den ayırmadık” dedi. Geçmişte Aleviliğin yaşatılmasında problem olmadığını ancak köyden kente göçle birlikte sorunların başladığını, dede- talip ilişkisinin koptuğunu, Alevilere katliamlar yapıldığını anlatan Özel, “2 Temmuz 1993 Madımak katliamından sonra tepkiye dayalı örgütlenme, şimdi kendi değerlerine oturuyor” diye konuştu. Alevilerin devrimci olmasının suç gibi gösterildiğini belirten Özel, “Birileri çıkıp bölücü diyebilir. Bu söylem bizi yıldırma amaçlıdır. Biz bölücü değiliz, haklarımızı arıyoruz. Bizler sadece Alevilerin sorunlarını değil, Türkiye’nin laik, çağdaş ülke olmasını da istiyoruz. Bizlerin herkesten bir alacağı var. Demokratikleşme sürecinde kurumlara destek olduk, şimdi o kurumların bize destek olması gerekiyor” diye konuştu. Öker: ’’Siyasete müdahale gerekli’’ Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanı Turgut Öker de konuşmasında Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu’nun uygulamalarını eleştirdi. Hacıbektaş’ta son yıllarda oluşmuş birliğin belediye başkanı tarafından bozulmak istendiğine işaret eden Öker, Alevisiz Alevilik yapılmaya çalışıldığını söyledi ve “Keşke belediye başkanı Alevi hareketinin direnç noktalarından biri olan Hacıbektaş’ta, kendisini seçen halkla kucaklaşabilseydi, Alevi örgütleriyle barışık olsaydı. Hacıbektaş Alevilerindir. Hacıbektaş’ın düşüncelerini, buraya akan insan selini engellemek söz konusu değildir. Alevilerin onurlu direnişini temsil eden örgütler olarak, her yıl burada olacağız” dedi. Inancı zedelenmemiş insanların Alevi etkinliklerine akın akın gittiğini, köylerde ciddi bir canlanma olduğunu gözlemlediklerini belirten Öker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aleviler, ulularına, Aleviliğine, inancına sahip çıkıyor. Her yerde törenlere akın ediyor. Bu kitlesellikle, Alevilerin oyunu çantada keklik gören partilere ders verirken, siyasi alana da etkin müdahalelerde bulunacağız. Alevilerin sorunlarına sahip çıkan bir hareketin oluşturulması için bu müdahale gerekli. Alevilerin ortak iradesini harekete geçirebilirsek, bireysellikleri frenleyebilirsek bu hiç de hayal olmayacak, Aleviler güçlü bir şekilde temsil edilecek” Arif Sağ: ’’Alevilik açığa çıkmışsa bunu örgütlere borçluyuz’’ Ünlü sanatçı Arif Sağ ise 20-25 yıl öncesine kadar insanların Alevi olduklarını özenle sakladıklarını, ama gelinen noktada gençlerin boyunlarına Zülfikar astıklarını ve Aleviliğini gizlemediklerini belirtti. Sağ, “Eğer gençlerimiz boynuna Zülfikar asıyorsa bunu son 20 yıldır mücadele veren örgütlere borçluyuz. Kimse, bu hareketi başka yerlerden kontrol edilen bir hareketmiş gibi göstermeye çalışmasın. Bu Alevi hareketine en büyük ihanettir. Bütün kardeşlerimi tanıyorum, aile düzenlerini biliyorum. Işlerini güçlerini bıraktılar. Bu kadar emeği görmemezlikten gelmek hainliktir. Bu örgütler devletin en üst kurumlarında temsil edilmişlerdir. Bu örgütlerin varlığı toplumuma güç vermiştir. Şimdi kendi oylarımızla seçtiklerimiz bu örgütleri jurnalliyor. Ben ömrümü bu örgütlere adadım, Inandığım için bu örgütlerin peşinden gidiyorum” şeklinde konuştu. Sağ, Alevileri ve onların örgütlerini örselemeye kimsenin hakkının olmadığını da vurguladı.
Geçmez: ’’Akademik çalışmalara ağırlık verilmeli’’ Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez de, Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu’nu ima ederek, hiç kimsenin Pir’in huzuruna gelmelerini engelleyemeyeceğini, tarihte bu tür girişimlere çok rastlandığını ancak başarılı olamadığını söyledi. Bölücülük, ateist, Islam içi-dışı tartışmalarıyla Alevilerin gücünün parçalanmak istendiğine işaret eden Geçmez, Alevilerin ABF çatısı altında toplandıklarını, bir belediye başkanının Alevi etkinliğini sabote edemeyeceğini söyledi. Geçmez, Aleviliğin bilimsel olarak geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu da belirterek, “Akademik çalışmalara ağırlık vermeliyiz. Sadece cemevleri yaparak değişimi yaratamayız” diye konuştu. Genc: ’’Türk-İslam sentezi bize karşı mücadele ediyor’’ Pirsultan Dernekleri Genel Başkanı Kazım Genç ise yapmış olduğu konuşmada "Sayın Özcivan’ın Belediye Başkanlığı döneminde Alevi örgütlerine çalışmalar başlamıştır diye haber verir ve Alevi örgütleri olarak biz de Türkiye ve Avrupa’dan katkılarımızı sunardık. 2004 yerel seçimlerine kadar böyle devam etti. Hacı Bektaş şenliği Isparta’da bir gül etkinligi veya Diyarbakir’da karpuz etkinliği değildir. 2005 yılındaki protestomuz Belediye Başkanına yöneliktir. Bu yüzden o konuşurken alanı terk ettik. Genç sözlerine bizim Serçeşmeye veya Hacıbektaş halkına karşı hiç bir sorunumuz yoktur. Biz birbirimize hangi kem sözü söyledik? Ortada çok açık idolojik bir çatışma var. Bizler bu ülkenin demokrasi mücadelesini verirken karşımıza çıkartılan Türk-Islam sentezi ile bize karşı mücadele ediliyor. Işte bu mücadeleye karşı duruşumuzu doğru çizgimizi sürdürmemiz gerek dedi. Genc ayrıca konuşmasında Irak’daki vee Filistin’deki kirli savaşı kınadıklarını da belirtti. Demir: ’’Aleviliği bilinir kıldık’’ Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Sekreteri ve Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Servet Demir de, Alevi değerlerini, demokrasiyi laikliği, temiz bir çevre konusunu örgütsel mücadelenin mihenk taşı yaptıklarını söyledi. Avrupa’da hızla örgütlendiklerini, federasyon ve konfederasyon kurduklarını, aktif üyesi sayısının 50 bini aştığını vurgulayan Demir, “Aleviliği Avrupa’da bilinir kıldık” dedi. Aleviliğin Avrupa’da olgu haline geldiğini, Alevilik derslerinin verilmesine başlandığını, 1. Alevi Kurultayı’nın düzenlendiğini ve bu başarıların örgütlülüğümüz sayesinde elde edildiğini ifade eden Demir, “Konfederasyonumuzun hedefi Alevi sorunlarını gündeme getirip çözmek ve toplumsal mücadelede, toplumsal rüyamızı gerçekleştirmektir. Bu öğreti Aleviliğe nasıl hizmet edebilir? Biz bunun mücadelesini veriyoruz” diye konuştu. Cumhuriyet döneminde Alevilerin baskılara ve katliamlara maruz kaldığını vurgulayan Demir, sözlerine şöyle devam etti: “Farklı kimliklerin kendilerini rahatça ifade ettiği bir Türkiye için mücadele veriyoruz. Rota ne Arabistan, ne Iran’dır. Rota, çağdaşlıktır, Medeniyetlerin bütünlüğü içerisinde yerini alan bir Türkiye özlemidir. Bu mücadelenin genişlemesini istiyoruz. Sorunların çözümünü başkasından beklemeyin. 20 milyon Alevinin sorunu var. Nasıl çözeçeğiz. Bugün çözüm alanı Türkiye’dir. Dirliğimizi, birliğimizi kurmak zorundayız. Siyasi dinamiklere aday olmamız gerekir. Bunu, bir pazarlık süreci olarak algılamayın. Amacımız, öğretiyi siyasallaştırmak değildir.”
Eğer: ’’Merkezileşme şart’’ Hacıbektaş eski Belediye Başkanı ve Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ali Eğer de, 1984-1994 yılları arasında ilçede belediye başkanlığı yaptığını, 1994-1996 yıllarında da Hacıbektaş dernekleri ve Alevi Bektaşi Temsilciler Meclisi’nde çalışmanın onurunu yaşadığını anımsattı. Alevilerin bugün iki önemli sorunu bulunduğunu, bunlardan birinin birlikteliği sağlayacak örgütlenme, diğerinin de Alevi düşüncesinin günümüz koşullarına uyarlanması olduğunu ifade eden Eğer, “Alevi örgütlenmesindeki birçok dernek, vakıf gibi kuruluşların sayılarının çokluğu ayrışma ve kutuplaşmaya, her kafadan ayrı bir sesin çıkmasına neden olmaktadır. Tarihsel süreçte Aleviliğin merkezi bir örgütlenmesi vardı. Hacı Bektaşi Veli, serçeşmeydi. Bu durum gücün bir arada tutulması açısından merkeziyetçiliği ve tek sesliliği sağlıyordu. Merkezileşme egemen güçlerin ezici politikalarına karşı çok önemlidir. Bizler bugüne kadar ki taleplerimizde ısrarlı olmalıyız. Diyanet kaldırılmalı, zorunlu din dersleri müfredattan çıkartılmalı, cem evleri yasal ibadet yeri sayılmalıdır” dedi. Eğer, sözlerini şöyle sürdürdü: ’’Özellikle sayın belediye başkanının Alevi toplumunun beklenti ve umutlarını göz önüne alarak, vereceği mesajlara dikkat etmesi gerekiyor. Bugüne kadar laik Atatürk Cumhuriyeti ve ulusal birlikten yana olan kişi ve kurumlara yönelik bölücülük suçlamalarının bizleri ayrıştıran ve bölen kavramlar olduğunu bilmeli, üslup ve tavrına dikkat etmelidir. Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği’nde sağlanan birliktelik duyulan kaygılar nedeniyle ortaya çıkmıştır. Ayrıştıran ve bölen değil, birleştiren, toplumun beklentilerini gözeten bir birlikteliktir. Bu anlamda Sulucakarahöyük Gazetesi bizim sesimiz olacak, sahip çıkmamız gerekir.”
Özcivan: ‘’Atatürk’le, bayrakla, ulusal marşla sorunumuz yok’’ Eski Belediye Başkanı ve Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Özcivan ise "Bizler bu ülkenin bütünlüğünü, ulusal bağımsızlığını, Atatürk devrimlerini, sonuna kadar savunan , Atatürk’le, bayrakla, ulusal marşla hiçbir sorunu olmayan toplumuz. Bizleri bölücü, yıkıcı,vatan haini Atatürk karşıtı olarak gösterenleri kınıyoruz, onlara Atatürkçülük dersi verecek kadar Atatürkçüyüz; bu böyle biline” dedi. Özcivan, şöyle devam etti: "Bugün buradaki toplantımıza tüm Alevi Bektaşi örgütlerini davet ettik. Gönlümüz tüm Alevi Bektaşi inancı adına örgütlenmiş tüm kurumlar ile Alevilik Bektaşilik inancı üzerinde söz sahibi olan tüm dostlarımızın burada olmasını isterdik; Gazete, dergi, elektronik posta ile tartışmalar yapmak yerine, dilim varmıyor ama dedikodu üretmenin yerine, işte bu meydanda yüz yüze cemal cemale konuşsak, söyleşsek ve tartışarak doğruyu bulsak daha iyi olmaz mı idi? Bu toplantıyı kimin yaptığı önemli değil önemli olan tartışmaların içeriğidir, kimin kimden fazla Alevi olduğundan çok, bu inancı nasıl yaşadığıdır. Eğer sen bu inancın temel prensibi olan eline, beline, diline sahip olmadıktan sonra bu inancın kitabını yazsan ne olur? 43 yıldır organize edilen Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri, Alevi-Bektaşi toplumunun en büyük ve en önemli etkinliğidir. 2004 yılına kadar son 6 yıldır (1998-2003) bu törenlerde Alevi-Bektaşi kurum ve kuruluşları adına bir kişi önceden hazırlanmış herkesin uygun gördüğü metni okurdu. Bu metnin içeriği Alevi-Bektaşi inancının sorunları ile Alevi-Bektaşilerin ortak taleplerini içerirdi. Bu metin ortak hazırlanır, tüm kurum ve kuruluşlar adına okunur ve okunan bu metinle tüm kamuoyunun huzurunda cumhurbaşkanının, başbakanın, emniyet güçlerinin, yargı kurumlarının karşısında taleplerimiz dile getirilirdi. Eğer burada herhangi bir suç unsuru varsa bu ülkenin savcıları var, yargıçları var. Ama birileri savcılık yargıçlık yapmaya kalkarsa orada ‘dur’ deriz. Benim gibi düşünmüyorsun, benim gibi düşünmediğin için sana bu hakkı vermiyorum diyorsa, sana bu hakkı kim verdi diye sorarız. Ne bu insanların kul ne de bu toplumun ümmet olmadığını gösteririz." Saraç: ’’İktidardan pay istemeden başarılı olamayız’’ Alevilerin Sesi Genel Yayın Yönetmeni Necdet Saraç 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kapatılmasından sonra Hacıbektaş Dergahına cami yapıldığını, bunun Alevi asimilasyonunda önemli bir hamle olduğunu, ancak bu niyetlerin boşa çıktığını, 1826’nın, 1924’ün ve Hacıbektaş dergahının müze olarak açıldığı 1964’ün Alevi örgütlenmesinde önemli dönüm noktaları olduğunu belirtti. Sivas’ta 10 bin kişinin Madımak Oteli’ne yürümesini Alevi örgütlülüğünün önemli bir güce dönüşmesinin göstergesi olarak nitelendiren Saraç, “Alevi hareketi kendisini taşlamaktan vazgeçmelidir. Sorunlara at gözlüğü ile bakmamalıyız. Merkez biziz, kendimizi merkezin dışında görürsek, gündemin dışına düşeriz. Küçük işlerin adamı gibi davranmamalıyız, çünkü bizler bir büyük davanın savunucusuyuz ve Alevilik keni özgüveniyle birkte altın çağını yaşıyor... Alevi hareketi sorunlarını demokrasiyle ve demokrasiye inanan güçlerle birlikte davranarak çözebilir.. Dünyanın hiçbir ülkesinde iktidardan pay istemeyen bir gücün başarılı olma şansı yoktur, bu nedenle gücümüzü ve bulunduğumuz yeri bilerek siyasete müdahale etmeliyiz” dedi.
Efe: ’’Çok mutluyum’’ Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Gülistan Efe, Hacıbektaş’ta bulunmaktan ve Alevi hareketinin gücünü görmekten dolayı çok mutlu olduğunu belirterek konukları selamladı. Balkız: ’’Gücümüzün farkında olalım’’ Yazar Ali Balkız “Aleviliğin ilk kez uluslar arası belgelerde konu ettiren, 1994 yılından beri baskılara rağmen Madımak Oteli önüne giden, sizler değil misiniz? Hz. Ali’nin kimler tarafından nasıl katledildiğini, Hz. Hüseyin’in Kufe halkı tarafından nasıl terk edildiğini anımsayalım ve Hacı Bektaşi Veli’nin dediği gibi ev içindeki düşmandan korkalım. Bizler evin içindeki düşman da dahil bir çok zorluğu aşarak bugünlere geldik, önemli çalışmalara imza attık, gücümüzün farkında olalım” diye konuştu. Kılavuz: ’’Mücadeleden vazgeçmeyenlerin çabalarını unutmayalım’’ Dede Hasan Kılavuz, kadim dervişlerin, dedelerin, Alevi hareketini bugüne getirdiklerini, şimdi de genç insanların büyük bir mücadele verdiğini anımsatarak “Alevi hareketinin gelişmesi için mücadeleden vazgeçmeyenlerin çabalarını unutmayalım. Bir konuyu daha söyleyeyim. Hacıbektaş protokolünde Ulusoyların bulunması lazım” dedi. Gümüş: “Bu iradenin açtığı yolu tanımamak kimsenin haddine değildir’’ ABF Genel Sekreteri Fevzi Gümüş, Demokratik Alevi hareketinin bir sıçrama noktasına geldiğini vurguladı. Alevi örgütlerinin büyük bir mücadele verdiğini anımsatan Gümüş, “Bu iradenin açtığı yolu tanımamak kimsenin haddine değildir. Hacı Bektaşi Veli, ‘Ev içindeki düşmandan kork’ demiştir. Bu sözü bilince çıkarmalıyız” şeklinde konuştu. Yıldırım: ’’Aleviler asimlasyona karşı ciddi bir güç’’ Hüseyin Gazi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Alı Yıldırım Aleviliğe karşı çok ciddi asimilasyon politikaları geliştirildiğine, ancak bunun karşısında Alevi örgütlenmesinin asimilasyonun karşısında ciddi bir güç olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, “Aleviliği şeriata benzetmek isteyenler var. Dışımızdakileri biliyoruz, asimilasyona hizmet eden içimizdekileri de biliyoruz. Çoğu yerde yapılan cem törenleri, kandil törenlerine benziyor. Sahte laik ve demokratlara haddini bildirmek lazım” dedi. Korkmaz: ’’Temel sorun kafa sorunu’’ Yazar Esat Korkmaz ise konuşmasında Aleviliğin temel sorununu “kafa sorunu” olarak nitelendirdi. Artık söylenceyi yaşamın içine aktaramadıklarını, oğulların dedelerin ve babaların anlattıklarıyla yetinmediklerini vurgulayan Korkmaz, “Toplu davranış olarak sadece cemleri yapmaya çalışıyoruz. O cemler de artık bize yabancılaştırılıyor, buna izin vermeyelim” diye konuştu.
Temel: ’’Aleviler ufka bakmalı’’ Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Hıdır Temel ise Alevi örgütleriyle Alevi kelimesinin özgürlüğüne kavuştuğunu vurguladı. Alevi örgüt yöneticilerinin ufka bakmak zorunda olduklarını, ayaklarının ucuna bakması durumunda ilerleme sağlanamayacağını ifade eden Temel, “Varlık nedenimizi unutmamak lazım” dedi. Alevi örgütlerinin ihtiyaçtan kaynaklandığını ifade eden Temel, “Bugün Alevilik sembolleriyle varsa bu Alevi örgütlerinin verdiği mücadelenin sonucudur. Alevi örgütlerinin tek hedefi artık kişisel çıkarları tasfiye etmek olmalıdır. Uzun vadeli hedefler koymak zorundayız” şeklinde konuştu.
Sonuç bildirisi… Bu konuşmalardan sonra 15 Ağustos 2006 tarihinde Hacıbektaş’ta yapılanAlevi Bektaşi Kuruluşları Birlik ve Dayanışma Toplantısı ”Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliği organizasyonu Alevilere bırakılmalıdır’’ başlığıyla yayınlanan ’’Sonuç Bildirisi’’ ile sona erdi. 5 bin kişilik Cem… Bu toplantıdan sonra, aynı salonda yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı Cem yapıldı. Açılış konuşmasını Hacı Bektaş Veli dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy Efendi’nin yaptığı Cem’i, Dertli Divani yürütürken, ceme Türkiye’den ve Avrupa’dan Alevi örgütlenmesinin bir çok üst düzey yöneticisi de katıldı.
(Alievi.Com)
|
Haberin karnesini siz belirleyin
Bu haber için oy kullanan 27 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,85
|
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
Bizim Gündem Bölümünden Son Yazılar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|