Milli Voleybolcu Tesettüre Girdi Gazeteler
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Hristiyan Suyumuzu Kirletmesin!
Devamını Oku soL: Özkan'ın Televizyon Solculuğu Bitti
Devamını Oku Gül'e Şovalye Nişanı
Devamını Oku TRT'nin "Yayıncılık Başarısı"
Devamını Oku Ayşe Arman Feci Yüklendi

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Ülkücüler Üniversite Şenliğine Saldırdı
Devamını Oku Erdoğan'a Adana Şoku
Devamını Oku Kanaltürk Çalışanından Mektup Var
Devamını Oku Hristiyan Suyumuzu Kirletmesin!
Devamını Oku Einstein'dan Din Karşıtı Görüşler

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu
Anasayfa> Ceyhun Günal> AKP Tipi Demokrasi: Linç
 AKP Tipi Demokrasi: Linç

Ceyhun Günal:




AKP konusu memleketin solcuları arasında yoğun kafa karışıklığına sebep oldu. Özellikle şu meşhur e-muhtıra ülkemin solcusunun kafasını o kadar karıştırdı ki, muhtıra sola verilseydi bu kadar tesirli olamazdı. Bir kısım solcu, muhtıranın sivil savunucusu haline geldi. Bir kısım solcuysa tepkiden midir bilinmez AKP'nin solcu savunucusu oldu birden bire. Elbette aklı başında hiçbir solcu; elinde silah bulunduran bir kuruluşun siyasete müdahalesini onaylamamalı. Deniz Baykal, türünün tek örneği bu konuda. Lakin AKP'nin 22 Temmuz zaferini "Bu da halkın muhtırası" diye yorumlamak da bir başka sıra dışı örnek olarak göze çarpıyor.



Sosyal demokratından, liberaline, sosyalistinden, muhafazakarına son günlerde AKP neredeyse "demokrasi kahramanı" ilan edilecek. Yakın zamanda yaşanan bir olayı hatırlayalım.



Birkaç gün önce; cumhurbaşkanının gözleri önünde bir linç girişimi izledik. Fransa'da Abdullah Gül'ün katıldığı bir toplantı gayet güzel gidiyordu. "Al gülüm, ver gülüm" şeklinde işleyen demokrasi AKP'nin hobisi haline geldiğinden dolayı; Gül, demokrasinin başkentlerinden birinde, AB'ye "Bakın ne demokratız" mesajları ulaştırırken, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı kaptı kazara mikrofonu. Dedi ki; "Almanya'da 5 Türk'ün öldürüldüğü Solingen'e Alman Hükümeti müze kurdu. Türkiye'de 35 Türk'ün öldürüldüğü Madımak Oteli, et lokantası olarak işletiliyor. Bu ne yaman çelişki?" Yapma gözünü seveyim. Etme. Tabi "vatanına, milletine, dinine bağlı" topluluk gene tahrik oldu. Tahrik dedim de, aklıma geldi. Yahu AKP iktidar olalı, ne kadar çok tahrik izliyoruz televizyonlarda?



Peki bu linç sahneleri tanıdık geldi mi bize? Hakikaten sıradanlaşmadı mı biraz bu linçler? Lincin bizim için sıradanlaşmaya başlaması sanırım 6 Nisan 2005'e dayanıyor. Duyarlı her insanın kanını donduracak görüntüler izlemiştik o gün. Yüzlerce kişi 4-5 genci araya almış dövüyorlardı. Birkaç gün sonra AKP yetkililerinden açıklamalar geldi. "Halk tepkisi", "Trabzon'da bildiri dağıtanlar halkı kışkırtıyor". Keza devamı da geldi. Sonra da Rize'de benzer bir olay yaşandı. Belediye Başkanı'nın tepkisi tarihi idi. "Baktım bir olay yaşanıyor. TAYAD'lılar olduğunu bilsem, iner biriki tane de ben vururdum". Sonra 30 Ağustos'ta AKP'nin Lübnan'a asker göndermesini protesto eden öğrenciler linç edilmeye çalışıldı. Emniyet müdürü "Vatandaş güzel bir tepki vermiş" diyerek gene tarihi bir demeç verdi.



Oturup düşünüyorum, şu karmaşık tarihimizi. Böyle bir dönem gözüme çarpmıyor. Demokrasi kültürümüz çok gelişmiş olmayabilir. Ama yüzlerce kişi, birkaç kişiyi dövmeyi de meşru görecek bir toplum değildik. Delikanlılık kültürümüze linç dediğimiz bu hadise sığmazdı. Ta ki AKP iktidar oluncaya kadar. Tesadüf müdür linç dediğimiz kavrama bu kadar uzakken, AKP ile 2 yıl içinde lincin normalleşmesi?



Hayır tesadüf değil. Zaten Abdullah Gül, bu konuda gerekli açıklamayı linci "durdururken" yapıyor: "Böyle şeyleri uluorta konuşmayalım. Tepki oluyor. Heyetlerle görüşebiliriz." Ne zaman? Hiçbir zaman muhtemelen.



Demokrasiyi savunmak adına AKP'yi savunanlar, veyahut azıcık dahi olsa bu yüzden AKP'ye sempati ile bakanlar, birkez daha düşünmeliler. Radikal Gazetesi'nin 9.9.2006 tarihinde "Trabzon'da dört TAYAD'lının linç edilmeye kalkışılmasıyla görülmeye başlayan 'politik linç'ler giderek yaygınlaşıyor" biçiminde bir haberi haberi var. Bu haberde ülkemizde son 1.5 yıl içindeki linç kronolojisi verilmiş. Saydım. 20'den fazla linç girişimi.



Ya bizim bildiğimiz demokrasi kavramı biçim değiştiriyor, ya da ülkemizde yeni bir demokrasi kavramı oluşturuluyor. "Teknik olarak demokrasiyi en iyi ben savunurum. Ama söylediklerin için birileri seni linç edebilir. Sonra da seni kurtarıp gene demokrasi kahramanı olurum." şeklinde naçizane bir tiyatro sahnelenmekte. Evet demokrasi; kuralların çoğunluk kararı ile alınmasını içerir. Ama demokrasi çoğunluğun ülkeyi yönetmesinden ibaret değildir. Demokrasi, azınlığın da fikirlerini özgürce açıklayabilmesidir. Ülkemiz hızla sivil bir baskı rejimine kaymakta. Oy oranından veya kalabalık oluşundan aldığı gücü, muhalif sesleri susturmak için bir baskı aracı haline getirmeye çalışanlar; görülmek istenmiyor. Üstelik görmek istemeyenler solcular, demokratlar, özgürlükçüler. Bu ülkede demokrat olmanın bir gereği muhtıralara, anti-demokratik uygulamalara karşı çıkmak olabilir. Fakat demokratlığın bu gereğini yerine getirenler; 6 Nisan 2005'ten beri tanıştığımız linç kültürü üzerine lütfen oturup samimiyetle biraz kafa yorsunlar. Bu kadar linç vakası tesadüf müdür? "Madımak müze olsun" diyen birine bile "Atın bu şerefsizi dışarı" diye tepki vermek neden normalleşmiştir bizim ülkemizde? Eğer buzdağının görünmeyen bir yüzü varsa, işte bu linç kültürünün arkasında yatmakta. Tehlikeli bir oyun oynamaktasınız. Ülkemiz demokrasisini savunmanın, ülkemizde demokratlığın, özgürlükçülüğün yolu; muhtıraların demokrasideki yerini incelemek kadar, linç kültürünün hayatımızda edindiği yeri de incelemekten geçer. Belki de daha fazla. Çünkü biri açık. Diğeri sinsice...



Ceyhun Günal

07.10.2007 04:00:23
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Ceyhun Günal Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 01.05.2008 17:40:16 - Kara Perşembe - 1 Mayıs 2008
Devamını Oku 16.04.2008 21:51:49 - Madımak'ın Müze Olması
Devamını Oku 08.04.2008 19:43:26 - Bir Tık İçin Bin Takla
Devamını Oku 22.03.2008 13:13:05 - Aymazlıkta Sınır Tanımayanlar
Devamını Oku 16.03.2008 18:05:30 - AKP'ye Hayat Öpücüğü
Devamını Oku 11.02.2008 03:23:39 - Sola Artık Daha Çok İhtiyacımız Var
Devamını Oku 23.01.2008 16:34:23 - Baykal'ın Güvendiği Dağlara Kar mı Yağdı
Devamını Oku 16.01.2008 16:39:44 - 3. Dünya'dan Merkeze...
Devamını Oku 07.01.2008 08:18:35 - Muhafazakar Demokratlar İş Başında
Devamını Oku 19.12.2007 13:57:55 - AKP, Açılım Yaparsa Böyle Yapar
Devamını Oku 09.12.2007 00:08:40 - AKP'nin Alevi Açılımı ve Beyaz Saray
Devamını Oku 05.12.2007 01:43:07 - Fethullah Hoca'nın Solcuları
Devamını Oku 16.11.2007 05:31:06 - Dr. Ortadirek Şaban ve Mr. Adolf
Devamını Oku 31.10.2007 05:27:31 - Monica'yı Görebilme Hürriyet'im
Devamını Oku 07.10.2007 04:00:23 - AKP Tipi Demokrasi: Linç
Devamını Oku 26.09.2007 03:08:37 - Medya Türüt'ü Neden Linç Etti?
Devamını Oku 08.09.2007 06:27:10 - Star Wars - Yıldız Savaşları Efsanesi
Devamını Oku 27.08.2007 11:57:17 - Orkid Kardeşliğine Yelken Açalım
Devamını Oku 15.08.2007 05:11:38 - Hülya Avşar'ın Baldırında Selülit Olsam
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 2 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Yorum Bölümümüzdeki Sorun Giderildi
Yorum Bölümümüzdeki Sorun Giderildi Bir süredir okuyucularımız yorum girerken oluşan bir hata, okuyucularımızın bildirmesi üzerine düzeltildi....
Bu da Aşırı Sosyalleşme!
Youtube Şimdilik Yeniden Özgür
0,35 saniyede derlendi.