AKP, geçtiğimiz aylarda meşhur "Alevi açılımını" yapmıştı hatırlayacağınız
üzere. 22 Temmuz seçimlerinde "devşirdiği" ve "Alevi" olduğunu iddia ettiği Reha
Çamuroğlu'nun danışmanlığında, bir kaç sözde Alevi derneğinin işbirliğinde süren
açılım, fiyaskoyla sonuçlanmış; düzenlenen iftar şovuna yüzlerce Alevi
derneğinden sadece 8 tanesi katılmıştı.
Ardından yaşanan gelişmeler de sürpriz olmadı. AKP'nin çok umut bağladığı Reha
Çamuroğlu'nun fıs çıktığı, Aleviler üzerinde hiç mi hiç etkisi olmadığı
görülünce, AKP Çamuroğlu'ndan umudu kesti. Çamuroğlu bunu medyaya "AKP'nin Alevi
açılımı bitti" olarak lanse etmeye çalıştı. Öyle ya... Açılım kendisiyle
başlayıp kendisiyle bitiyordu. Oysa açılım bitmemişti. AKP, Çamuroğlu'ndan iş
çıkmayacağını, Çamuroğlu'nun Aleviler üzerinde bir ağırlığı olmadığını
anlamıştı. Merkezi düzeydeki açılım rafa kaldırıldı. Yerel düzeye çekildi.
AKP'nin "açılımına" dair yerellerden onlarca hamle yapıldı.
Sonra beklenen oldu. Çamuroğlu "sığıntı" gibi kaldığı AKP'den mecburen
uzaklaştı. Fazla bile dayanmıştı. Kimsenin Çamuroğlu'nu "danışman" olarak
görmediğini, kimsenin bir şey danışmadığını uzun zamandır biliyorduk. Oysa
Çamuroğlu aylar sonra "danışmanlık" görevinden istifa etti. AKP'den bile istifa
edemiyor. Çünkü bu kararlılık, bu net duruş yok kendisinde. "Eklemlenme" üzerine
kurduğu siyasi hayatı; "bir umut" üzerinden devam ediyor. "Ya bana bir fırsat
çıkarsa" diye bekleniyor. Umut kesilmiyor AKP'den. Edilgen siyaset tarzı zaten
bu anlama geliyor. Başkalarına umut bağlayan, "ya beni birileri umursarsa" diyen
bir siyaset Çamuroğlu'ndaki. Yok yok. Umursamayacaklar seni. Başarısız oldun.
Bir iftar düzenledin. Kimse seni dinlemedi. Üstelik düşkün ilan edildin.
AKP'nin sana ihtiyacı kalmadı Çamuroğlu. Artık gönül rahatlığıyla yeni
maceralara atılabilirsin. O parti senin, bu parti benim dolaşmaya devam yani.
Alevilerin Barikatı
Açılımın yapıldığı günlerdeki asıl önemli gelişme Alevilerin kurduğu çok sağlam
barikattı. Açılımın açıklandığı ilk günlerde Alevi kuruluşları tarafından
geliştirilen utangaç da olsa "mesafeli" tavır özellikle Alevi gençliğinin net
duruşu sayesinde daha da mesafelendi. Açılımın açıklamasından iftara kadar geçen
sürede Alevilerin AKP önünde kurduğu barikat büyüdü, aşılamaz hale geldi. Şahsi
düşünceme göre de Alevi hareketi bu dönemde altın çağını yaşadı. Bu açıdan
AKP'ye ve Çamuroğlu'na da bir teşekkür borcu bulunmakta Alevilerin.
Nitekim "Çamuroğlu'nu da Al Git", "Ampulleri Patlatıyoruz"
kampanyaları ve 3 Şubat Mitingi gibi Aleviler açısından tarihi gelişmeler
de bu dönemde ortaya çıkmıştı. Alevilerin kurduğu aşılmaz, sağlam barikat
üzerine son derece net, AKP için son derece acıklı adımlar atıldı o süreçte.
Alevilerin tarih boyunca kurduğu en sağlam barikatlardan biri kuruldu.
AKP'nin Yeni Açılımı
"AKP'den
Yeni Model Alevi Açılımı" başlığıyla bir haber okudum Alevionline'da.
Haberin başlığı bizim arkadaşlara mı ait bilmiyorum. Ancak haber içeriğinde
özetle "Çamuroğlu'nun istifasıyla Alevi açılımında sıkıntı yaşayan AKP,
Fermani Altun'a yöneldi." deniyordu. Dayanak olarak da Abdullah Gül'ün
Fermani Altun'un vakfının açılışına katılması gösteriliyordu. Alevionline ÖZEL
ibaresi taşımadığına göre anonim bir haber özelliği taşıyor olabilir. Kaynak da
belirtilmemiş. Ancak yaygın medyadan alınan bir haber olduğu belli. Bizim
arkadaşların elinden çıkmadığı da açık...
Medyada halen bir yanlış anlaşılma devam ediyor. AKP'nin klasik "Alevi açılımı"
Çamuroğlu'nun istifasıyla sona ermedi. Çamuroğlu'nun tertip ettiği iftar
yemeğinin etkisiz kalışıyla ve güdüklüğüyle sona erdi AKP'nin o dönemki meşhur
açılımı. O iftardan sonra Çamuroğlu'ndan umudu kesen AKP yönetimi, merkezi
açılımı rafa kaldırdı. Sessiz sedasız, derinden ve yerelden bir açılım
örgütlemeye karar verdi. Bunun nedeni de AKP'nin Aleviler üzerindeki emellerini
açıkca gören duyarlı Alevi kesimlerinin AKP karşısında kurduğu barikattı
(yukarıda bahsettim). Çamuroğlu'ndan çoktan vazgeçilmişti. Nitekim Çamuroğlu'nun
danışmanlıktan istifa açıklamalarında da bu durum oldukça açıkca ortaya
konuluyor. Ama medyamız halen haberde "Çamuroğlu'nun genel başkan
danışmanlığından ayrılmasıyla zor durumda kalan AKP, bu kez şansını Dünya Ehl-i
Beyt Vakfı üzerinden deniyor." ifadesini kullanabiliyor.
Fermani Altun ile Açılım Teorisi Sakat
Birinci tespitin sakatlığı açıkca ortada dururken ikinci tespiti irdeleyelim.
Fermani Altun çevresi üzerinden AKP'nin yeni bir açılım örgütleyebileceği
ihtimaline ben olanak vermiyorum. Altun ve çevresiyle AKP geleneğinin yakınlığı
uzun yıllardır bilinmekte. Altun'un Fazilet Partisi'nden adaylığı gibi durumlar
gözönüne alındığında bu iddiam daha anlaşılabilir oluyor. Zaten bu iki kanat
yıllardan beri birbirleriyle iyi ilişkiler içindeyken bir açılışa katılmak ne
kadar yeni bir "açılım" olarak değerlendirilebilir. Ben AKP'nin Altun ve
vakfı üzerinden yeni bir açılım hedefine yöneldiğini hiç mi hiç sanmıyorum.
Altun üzerinden geçmişte Fazilet Partisi ve Erbakan çevresi de çeşitli açılım
denemeleri içerisinde bulunmuş ve başarısız olmuştu. AKP, yıllardır iktidarda.
Güçlendi, palazlandı, tecrübelendi. Başarısız olması garanti olan bir açılıma
ihtiyaç duyacaklarını sanmıyorum.
Öyle veya böyle AKP'nin Alevi açılımı zaten devam ediyor. Hiç durmamıştı.
Durmayacak da... Bundan aylar önce AKP'nin Alevi açılımının basit bir seçim
yatırımı olmadığını anlatmaya
çalışmıştık. Açılımın planlandığı merkez konusunda da açık adres
göstermiştik. Bu memleketi, bu dünyayı, uluslararası ilişkileri az buçuk
bilen biri de takdir edecektir ki, o merkezden planlanan açılımlar öyle
hemencecik rafa kaldırılmaz. Sadece şekil değiştirir.
AKP'nin Gerçek Açılımı ve Alacağı "Tek" Yanıt
AKP'nin Alevi açılımı için de sansasyonel haberlere bakmak değil, iç
sayfalardaki küçük haberlere bakmak gerekiyor artık. Çamuroğlu'nun başarısız
iftar şovuyla, AKP'nin açılımı biçim değiştirdi. Yerellere kaydı. Aylardır bunu
söylüyoruz. Aylardır bu konuyu manşetlere çekiyoruz. AKP'nin Alevi açılımı hız
kesmeksizin sürüyor. Ama artık Reha Çamuroğulları ile Fermani Altunlarla değil.
Açılımın sürdüğü adresi görmek istiyorsanız; Çorum'a, Sivas'a, Malatya'ya,
Erzincan'a, Hatay'a bakın.
AKP açılımı bizim dediğimiz gibi yerellere kaydırmış olsun veya medyanın
iddia ettiği gibi Fermanilerle sürdürecek olsun fark etmez; karşısında Alevi
gençliğinin öncülük ettiği, tüm Alevilerin arkasında olduğu bir barikat
bulacaktır. Değişmeyecek olan tek gerçek de budur.