Bizimgazete.org  
 
 
 
Cimbom Keita-yı aldı - video
Taraftarlar kulüp başkanını dövdü - video
Futbol ve müzik dünyası karşı karşıya

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum


Alevi Siteleri Listesi

   
 
Alevilik Tanımlamak Alevilerin Tekelinde Değildir!

Ceyhun Günal

7 Ocak 2008 07:59

O kısımları irdelemeden evvel, şu Star mevzusuna bir değdirelim. Star, Cem Uzan orjinli "Posta tadında" bir gazeteydi zamanın dehlizlerinde. O zamanlar da yeterince acı ve hüzün vermekteydi. "Bu gazeteyi okuyan yurdum insanının halet-i ruhiyesi" konusunda ilk gençlik yıllarımda çeşitli araştırma teşebbüslerinde bulunsam da, dağıtılan Motorola telefonları görünce gazeteden vazgeçip "Bu telefonu kullanan yurdum insanının halet-i ruhiyesi" konusuna geçiş yapmıştım.

Ama kim derdi ki o günlerde, Star'ı Uzan'dan alacaklar, Mehmet Altan yönetimine verecekler, o da "Zamanımtrak" bir kağıt israfı çıkaracak ortaya? "Ey Mehmet Altan! Biliyor musun ki, 1 ton kağıt için 60 tane ağaç kesiliyor? Yazık değil mi, o harcadığın koca koca ağaçlara. Bu memleketin başına bir takiye gazetesi yetmiyor mu ki, ikincisine ihtiyaç duyuyorsun." demeyeceğiz tabi ki. Bize ne? Biz çevreci miyiz? Benim kafama takılan mevzu şu. Hani Hocaefendi'mizin diğer gazetesi Zaman'ın tersten okunuşu, namaz ya. Bu da sık sık irdelenir. Star'ın tersten okunuşunda manalı birşey göremedim ben. "Rats nedir ey Mehmet Altan?" Bu gazeteye bu isim oturmuyor. Olmuyor. Duy halkın sesini.

Neyse geçtik Zamanımtrak Star'ı. Mevzumuz Sadık Yalsızuçanlar'ın yazısı. Bu arkadaşın ismi çok uzun. Harf ve emek israfına gerek yok, SY diyeceğiz kendisine, müsadesiyle. SY arkadaşın üzerinde biraz durmak gerekiyor, konuyu kişiselleştirmeden. SY arkadaş için gazetede "Hikayeci, Yazar" diyor. Ben gazetenin yalancısıyım. Ama hakikaten de güzel bir hikaye yazmış. Hem hikayeci, hem yazar.

SY arkadaş özelinde, yeni nesil İslamcı kimliğini görebiliyoruz. Nedir o yeni nesil İslamcı? Yeni nesil İslamcı, büyük biraderimizin yeni arayışlarına uygun "ılımlı İslamcı" modeli aslında. Bu arkadaşlar kendilerini "muhafazakar demokrat" olarak isimlendiriyor. Nasıl oluyor hem muhafazakar hem demokrat? Zorlama oluyor işte, böyle oluyor en fazla. Malzeme belli. Biraz ağdalı laf, biraz takiye, mazlum edebiyatı süslü biraz ağlama (hocamızın kasetlerinde örnekleri mevcut), tırıvırısından biraz özgürlük, sıkışılan durumlarda birazcık linç; al sana muhafazakar demokrat. SY kardeşimizin portföyü de bu kimliği yansıtmakta. Bir kere ilim irfan konusunda iyiyiz. Bolca İslam ilimi, üzerine de dostlar muhabbette görecek kadar pozitif bilim ekledik; muhafazakar-demokrat oldu. Kürtlerin haklarına duyarlıyız. Kürtçeye duyarlıyız. Malum, özgürlükçüyüz. Biraz da edebi eser çıkarttın mı ortaya, vay anam vay. İşte size yeni nesil bir İslamcı arkadaş. Bu arkadaşların bayan versiyonu; baş türbanlı, yüz makyajlı, etek yırtmaçlı insan modeli olarak piyasada bulunabiliyor.

Peki ne demiş de SY şimşeklerimizi üzerine çekmiş. Klasik bir "muhafazakar-demokrat" yazısı aslında ortadaki harf kombinasyonu. Zaman'ın entel (hesapta) kalemlerinden birinden okuyabileceğiniz bir yazı. Bir "hedef" seçilir. Tek cümle yeterlidir. Ama laf dönderilir, dolaştırılır, "aslında hepinizi seviyorum" dolaylarından geçilir, "o da güzel, bu da güzel" hikayeleri unutulmaz, bir çay kaşığı da "özünde bütün görüşlere saygımız var" eklendikten sonra; o başta hedeflenen cümle araya sıkıştırılıp "Sepet sepet yumurta, sakın beni unutma." mealinde yazımız noktalanır. Böyle mi yapmış SY? Evet böyle yapmış. Önce "Alisiz Alevilik" yapanlardan bahsetmiş. Satır aralarına, kendi "entel" bilgisini kullanarak, biz fanilere birilerini anti-patik gösteren cümleler sıkıştırmış kendisi. Sonra "anti-İslamcı" Alevi geleneğine girmiş. Tabi herkese gülücükler dağıtmak, birinci parolamız olduğu için onlara bile saygı göstermiş SY. Araya sıkışan şark kurnazlıklarını saymazsak. Sonra da lafı dönderip dolaştırıp Reha Çamuroğlu'nun "iyi niyetli" çabalarına, Abant Platformu'na ve Reha Çamuroğlu'na "saldıranlara" getirmiş.

Ne diyor kulak verelim SY'ye: "Abant’ta, Reha Çamuroğlu’nun başkanlık ettiği oturuma katılan bir Alevi okur-yazarının, ‘Siz kim oluyorsunuz da Aleviliği tanımlıyorsunuz, siz kendinizi ne sanıyorsunuz, Aleviliği hangi hakla belirliyor, tarif ediyorsunuz!’ bağırtısının gerisinde bu eğilimin, doğrudan irfanî bir gelenek olan Aleviliğin nasıl bir ruh hali ürettiğini tek başına açıklamaya yeter. Kuşkusuz, bir inanç veya kültür geleneğini başkasının tanımlama hakkı tartışılabilir ama, bunu, ‘Aleviliği sadece ben tanımlarım, Alevilik hakkında sadece ben konuşurum, ben karar alırım’ biçimine dönüştürmek de bu geleneğin diline, doğasına, edebine aykırıdır."

Evet, bahsettiğimiz klasik tarz, paragrafta fazlasıyla mevcut. Önce karşıt görüş sahibi, herhangi biri olarak aşağılanmaya çalışılıyor. Söyledikleri karikatürize hale getirildikten sonra, bu arkadaşın "öcü" olduğunu anlamayan okurlar için bu sözler "bağırtı" olarak niteleniyor. Entel-dantel kardeşimiz, yeri geldiğinde masaya yumruğunu vurmaktan da çekinmez. Ne de olsa muhafazakar-demokrat. Muhafazakar damar ağır basıyor bazen. Sonra evirip çevirip aslında gelmek istediği noktaya gelebiliyor nihayet. Ama gene de bir "muhafazakar-demokratlık" daha yapmak gerek. "Bakın ben karşıt görüşleri de es geçmiyorum" babında, "Kuşkusuz, bir inanç veya kültür geleneğini başkasının tanımlama hakkı tartışılabilir" deyip doğrunun hakkını teslim etmekte. Ama bizim muhafazakar-demokratların "amasız" doğrusu olmaz. Şunu aklından çıkarma sevgili okuyucu. Bir muhafazakar-demokrat doğru bir kelam ettiyse, biraz sonra "ama" kelimesini kesinlikle duyacaksın. Neymiş o ama: "ama, bunu, ‘Aleviliği sadece ben tanımlarım, Alevilik hakkında sadece ben konuşurum, ben karar alırım’ biçimine dönüştürmek de bu geleneğin diline, doğasına, edebine aykırıdır." imiş.

Karikatür gibi, tebrik ettik kardeşimizi:

- Alevilik'i Alevi olmayanlar tanımlayabilir mi?
- Kuşkusuz tanımlayamaz?
- E o zaman siz niye Alevilik tanımlıyorsunuz Abant'ta?
- Ama e şey. Alevilik'i yalnız sen tanımlayamazsın.
- İyi de ben "Ben tanımlarım" demedim ki. "Sen tanımlayamazsın." dedim.
- Edebe aykırı bu.

Çok muhterem SY kardeşim. Sen veya Abant Platformu isimli topluluk Alevilik tanımı yapabilir mi, yapamaz mı şimdi? Ona bir karar ver. "Kuşkusuz Alevi olmayanlar Alevilik'i tanımlayamaz." diyorsun. Alevilik tanımlaması yapmaya kalkan Abant Platformu'na "Siz Alevilik'i tanımlayamazsınız." diyen Ali Yıldırım'ın sözlerine bağırtı deyip, yeni bir cevher sürüyorsun piyasaya: "Alevilik tanımlamak Alevilerin tekelinde değildir."

Güzel. Git o zaman Abant Platformu'nu da topla, Katoliklere, Katoliklik'i tanımla. Örneğin Papa'ya git: "Ya papacım. Siz bu istavroz hareketi yapıyorsunuz ya, kafa göğüs falan. Bence bu eksik. Göbeğe de götürmek gerekiyor parmağı." de. Papa da sana "Yürü git kardeşim işine." demezse; Aleviler de size "Yürü git kardeşim işine" demeyecek.

Şimdi biz sizden bişey istiyoruz. Sizden ve siyasal örgütlenmeniz olan AKP'den. Ali Yıldırım'ın söylediği bağırtılar, aynen bizlerin de bağırtısı: "Siz Alevilik tanımı yapamazsınız." Evet aynen öyle. "Tanımı biz yaparız." demek değil bu. Ama tanımı Aleviler yapar. Ne Abant Platformu, ne AKP, ne Zaman, ne de Star yeni yeni Alevilik'ler yaratamaz.

Zaten SY kardeşimizin baştan beri gelmek istediği nokta bu. "Alisiz Alevilik" diyor, ardından eklemiyor "Alisiz Alevilik mi olur be?". Eklemiyor evet. Klasik bir İslamcı'dan eklemesi beklenir çünkü. Satır aralarında kendi ölçüsünde "bağırtı" kelimesinde olduğu gibi, hazımsızlık yansıtılsa da; "Olur tabi ki. Bir görüştür." gibi konuya "large" yaklaşım getirilmekte. Keza "anti-İslamcı" diye sözettiği Alevi geleneği için de aynı durum mevcut. Anlıyoruz ki, muhafazakar-demokrat SY biryerlere gelmek istiyor. Ama laf dönüyor, dolaşıyor; tekrar dönüyor, dolaşıyor gelemiyor. Sıkıntı var. "Ne desem de, inciyi ortalık yere seriversem." diye dört dönülmekte, gazetenin köşesinde. Bu yüzden 2 cümlelik yazı, 2 bin cümle oluyor. Ana fikri de şu aslında. SY söyleyememiş ben bak onun adına da söyleyeyim: "Ya arkadaş Alisiz Alevilik var, anti-İslamcı Alevilik var. Bakın ben bu yazıda gördünüz, onlara ne kadar hoşgörüyle yaklaşıyorum. E biz de kendimiz bir Alevilik yaratalım. Ona niye kızıyorsunuz? Ayarladık Çamuroğlu'nu da. İçinizden biri işte. Ona niye tepki gösteriyorsunuz?" Toplam 22 paragraflık yazının aslı astarı, ucu kökü bu işte. Anlatılmak istenen bu. "Muhafazakar-demokratlar" da bir Alevilik yaratmak istiyorlar. SY'nin 22 paragraf yazıp da bir türlü gelemediği sadet de bundan ibaret.

Alevilik'in parçalara ayrıldığını gören, ışığı görmüş kelebek gibi toplanmaya başlıyor. Aleviler üzerindeki hakimiyet mücadelesi gibi birşey de değil bu. Böyle bir amaç yok. Mantık "Ne koparsam kar." şeklinde ilerliyor. MHP'nin Erciyes'te semah dönmesi, Alevilerin arasına ırkçıların karışması da aynı ışığın sonucu. Muhafazakar-demokratların 22 paragraflık harf kombinasyonları da. Aleviler ne kadar çok bölünürse, Alevilik'in ortadan kalkması da o kadar kolay olacak. Mevzu "ele geçirmek" değil, mevzu etkisizleştirmek. Çünkü düşmanın elinde bulunan kaleyi ele geçiremiyorsan, ortadan kaldırmalısın.

Abant orjinli tırıvırı sürmekte. Reha Çamuroğlu Abant'ta, Fethullah Hoca'mızı çok seven entel-dantel tayfası tarafından boşuna oturtulmadı o masanın başına. Nitekim kendisini birkaç ay sonra AKP milletvekili olarak bulduk. Bu Çamuroğlu kardeşimiz boşuna veya "vitrin olsun diye" AKP milletvekili de yapılmadı. Birkaç ay sonra kendisini "Alevi açılımı" yaparken gördük. Ve kuşkusuz bu açılım da boşuna yapılmıyor. Birkaç ay sonra yeni bir şaşırtıcı gelişmeyle karşılaşabiliriz.

Fethullah Hoca'mızın maddi ve manevi önderliğinde, AKP iktidarıyla palazlanan "ılımlı İslam" akımı; artık rotasını Alevilere çevirdi. Neden çevirdiğini anlamak çok zor değil. Bu akımın "sızamadığı" tek toplum kesimi Aleviler çünkü. O yüzden Abant'tan başlayıp, Alevi açılımına uzanan olaylar zinciri bir projenin ürünü dersek komplo teorisine kaymış olmayız. Bu projenin ideolojik altyapısını da Reha Çamuroğlu falan oluşturmuyor. Onun görevi konu mankenliği. Bir diğer deyimiyle elçilik. Projeyi anlayabilmek için Zaman'a bakmak gerekiyor. Aksiyon'a bakmak gerekiyor. Star'a bakmak gerekiyor. Muhafazakar-demokrat, entel-dantel kardeşlerimizin "satır aralarına" bakmak gerekiyor.

Ceyhun Günal / Alevionline.com

07.01.2008 07:59:37
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Ceyhun Günal Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 02.03.2009 19:16:38 - Ekşi Sözlük ve Recep İvedik: Bir Dr. Frankenstein Hikayesi
Devamını Oku 23.01.2009 04:58:40 - İsrail, Hamas, Naziler ve Yahudiler Buraya Giremezciler
Devamını Oku 14.01.2009 08:05:22 - Memleket Tayyip Tipi Siyasetçileri Bekliyor
Devamını Oku 07.01.2009 05:35:09 - 2009 Gençliğin Yılı Olacak
Devamını Oku 11.12.2008 07:19:36 - Kronik Açılım Tutkusu ve Deniz Baykal
Devamını Oku 13.11.2008 01:23:30 - Ey Bu Ülkenin Demokrat İnsanları
Devamını Oku 16.10.2008 13:00:49 - Madımak'ın Müze Olmasını İsteyen Marjinaller - 2
Devamını Oku 08.10.2008 03:30:56 - AKP'nin Hücumları ve Alevilerin Barikatı
Devamını Oku 15.09.2008 04:16:14 - Bizim Çocuklar
Devamını Oku 30.08.2008 17:16:47 - Bugün Neyin Yıldönümü?
Devamını Oku 11.08.2008 16:07:03 - Neden Tarihi Bir Buluşma?
Devamını Oku 26.07.2008 15:03:12 - Alevionline'ın Cenazesi
Devamını Oku 18.06.2008 15:30:12 - Nazım Hikmet ve Fethullah Gülen
Devamını Oku 12.06.2008 10:27:42 - Mustafa Karabudak'a Nacizane Yanıt
Devamını Oku 08.06.2008 04:05:51 - 2 Temmuz'u Nasıl Analım?
Devamını Oku 01.05.2008 17:40:21 - Kara Perşembe - 1 Mayıs 2008
Devamını Oku 16.04.2008 09:09:37 - Madımak'ın Müze Olmasını İsteyen Marjinaller
Devamını Oku 08.04.2008 18:33:20 - Bir Tık İçin, Bin Takla
Devamını Oku 24.03.2008 08:36:33 - PSAKD Genel Kurulu
Devamını Oku 22.03.2008 04:02:33 - Aymazlıkta Sınır Tanımayanlar
Haberin karnesini siz belirleyin
1 - Zayıf 2 - Geçer 3 - Orta 4 - İyi 5 - Pekiyi
Bu haber için oy kullanan 64 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,20
Haberi Paylaşın
Google Google Live Live MySpace MySpace Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg




 
Ay'da uranyum bulundu
Ay-da uranyum bulundu Ay'da en ağır doğal element olan uranyumun varlığına ilişkin bulguların ilk defa saptandığı bildirildi....
Faturanızı ucuzlatın!
2 bin 601 internet sitesi yasaklandı
0,16 saniyede derlendi.

Evden eve Nakliyat - Hubyar - Nur Pompa