|
Ceyhun Günal
Zaman Gazetesi'nin yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı, "Gazeteci dediğin, özür dilemesini bilecek" başlığıyla bir yazı kaleme almış. Taraf Gazetesi, Vatan ve Radikal'in "özür dileme erdemi" gösterdiği yazılar alıntılamış. Öncelikle şu "özür" mevzusuna değinelim.
Vatan Gazetesi Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu, bir rapor konusundaki haberi nedeniyle; Taraf Gazetesi, "Ahmet Kaya'ya çatal attığını iddia ettiği Ercan Saatçi'nin bu fiili gerçekleştirmemesi" nedeniyle, Radikal'den İsmet Berkan da AKP'nin bir yalanlaması nedeniyle özür dilemiş okurlarından.
Dumanlı'nın klasik Zaman tarzıyla gelmek istediği bir yer var. Nedir Zaman tarzı. Herşey benim çıkarım içindir. Aslında bu evrensel bir sağ metoddur. Zaman Gazetesi ve bilumum sağcı yayın; çıkarı olursa sosyal sorumluluk, basın etiği gibi birçok konuyu hatırlar. Çıkarı yoksa, böyle birşeyin varlığından bile haberdar olmaz. Nedir Dumanlı'nın bu gelmek istediği yer? Bir gazetenin Amasya'daki bir "dini baskı" olayını Alevi-Sunni ayrımına dayandırmasından dolayı özür dilemesi gerektiğini iddia ediyor.
Zaman Gazetesi'ni okurlara tanıtmaya pek gerek yok. Elbette bizim okurlarımız Zaman Gazetesi'ni yakından tanıyor. Medya dünyasının en "pragmatist" gazetesi olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Zaman Gazetesi'nin Fethullah Hoca'nın manevi önderliğindeki gazete olduğunu hatırlatmaya da gerek yok. Bu sağa sola "gazetecilik etiği" ve "sosyal sorumluluk" dersi veren Zaman'ın yayın yönetmenine şu "Anafartalar Çarşısı" haberlerini hatırlatmak gerekiyor? Neydi o haberler? Anafartalar Çarşısı'na intihar saldırısı gerçekleştiren kişinin "Alevi olması" nedeniyle Alevi toplumunun hedef gösterilmesini hatırlar mı bu yayın yönetmeni? Muhtemelen hayır.
Bu Zaman'ın ilk vukuatı da değil. Alevi veya solcu görünce kırmızı görmüş boğa gibi olan Zaman Gazetesi'nin, şu ülkedeki "gazetecilik etiği" açısından sanıyorum kendi yöneticileri bile çok parlak bir geçmişe sahip olduğunu iddia edemez. Dili bozuk, "hedef gösteren" bir gazete olmakla tanıyoruz kendilerini. "Objektivizm" gibi kavramlarla Zaman'ı irdelemek ise basit bir hayalcilikten öteye gidemez.
Lakin; Zaman, Zaman'dır. Ne yapsa kendine yakışandır. Asıl bu soruları Fethullah Hoca'nın solcularına sormak gerekiyor. Kim mi onlar? Bu konuyu irdelemek için önce Çetin Altan'ı irdelemek gerekiyor. Kendisi eski Türkiye İşçi Partisi milletvekili. Mecliste "linç tehlikesi" atlatmış, atlamış derken basbayağı dayak yemiş, bir eski milletvekili. Bugün ortalıkta "solcuyum" diye gezen birçok yeni yetmeden de sağlam bir karneye sahip, biliriz. Kendisi, görmüş ve geçirmiş bir büyüğümüz olarak artık bu solculuk işlerinden sıkılmış; Müjde Ar'la bir erkeğin kaç "hakkı" olduğunu tartışarak gündeme geliyor. Oğullarının biri Star Gazetesi'nin, diğeri ise Taraf Gazetesi'nin başında. Çetin Altan'ı bilemem ama Star Gazetesi'nin Fethullah Hoca ve AKP ile bağlantıları çokca tartışma konusu oldu. Bu konuyu belki de Mehmet Altan'a sormak gerekiyor. Çetin Altan büyüğümüzdür. Saygımız sonsuz, sevgimiz de bakidir. Fakat kendisi şu "hoca" konusunda bilgi sahibi ise; ufaklıklara da bir hatırlatıversin. Yok bilgi sahibi değilse, ki sanmıyoruz, Türkiye'de gazeteciliğin en önemli temsilcilerinden olan Altan'a, gerekli bilgileri biz verebiliriz.
Sanıyorum Çetin Altan da biliyordur ki; bu ülkenin zaten güdük kalmış solu, "Zaman solculuğu" veya "Fethullah solculuğu" gibi karikatürize akımları kaldıramaz.
Ceyhun Günal
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|