|

ABD'nin seçilmiş başkanı Obama geçiş süreci ekibini kurdu
23 Kasım 2008 02:15
ABD'nin seçilmiş başkanı Obama geçiş süreci ekibini kurdu. Kabineyi oluşturacak isimler, dünyadaki 'umut' arayışlarını sonlandırırken ülkenin rotası belirginleşti: Obama eliyle, sadece "renk tonu farklı" bir üçüncü Clinton dönemi başlıyor...
soL (HABER MERKEZİ) Barack Obama'nın ABD Başkanı seçilmesiyle birlikte, tüm dünyada esmeye başlayan umut rüzgarı duruluyor. Seçimlerden bu yana geçen iki buçuk hafta, "gelişmeleri görmek için icraatları beklemeye" gerek kalmadığını kanıtladı.
Obama'nın yeni hükümeti için düşündüğü isimler basına ulaştıkça, Obama'nın yeni hükümeti, fazlasıyla Clinton'ın üçüncü başkanlık dönemi olacağını gösteriyor.
Benzerlik ikisinin de şu 'icraatları' ile anlatılıyor: Irak'a karşı 12 yıl süren soykırımvari yaptırımların üçte ikisi Clinton dönemine tekabül ediyor. "Soykırım" kelimesi artık ne de kolay kullanılıyor demeyin: Irak'a söz konusu yaptırımların bir milyondan fazla insanın – çoğunlukla açlıktan – ölümüne sebep olduğu hesaplanıyor. Yarısı çocuk… Clinton Güney Amerika'da uyuşturucuyla mücadele adı altında kontrgerillayı yaygınlaştırdı, NAFTA'yı dünyanın başına musallat etti, Kosova savaşı sırasında Yugoslavya'yı 72 gün boyunca gündüz gece bombaladı, Haiti'nin seçilmiş –halkçı- başkanı Jean Bertrand Aristide'yi Haiti'den kovdu, Sudan'a saldırdı, vs.
Obama Afganistan'da savaşı hızlandıracağım diyor, Irak'tan askerleri tamamen çekmeyeceğim diyor, İran Devrim Muhafızları'nı "terörist örgüt" olarak niteliyor, Pakistan'da da çok taraflı askeri güç olsun istiyor, Küdus bölünmesin İsrail'de kalsın diyor, Blackwater gibi hukuk tanımaz paralı asker orduları bizim için savaşmaya devam etsin diyor, vs.
Obama'nın ekibi başkanlığa geçiş dönemini düzenlemekten sorumlu. İstihbarat örgütleriyle görüşmeler gibi. Yeni kabine için isimleri de bu ekip öneriyor. Ve ekibin başındaki iki isim, John Brennan ve Jami Miscik. Bu iki isim George Tenet'in CIA başkanlığı döneminde CIA'da çalışırken, örgüt Colin Powell'ın Birleşmiş Milletler toplantısında yalan iddialar ve sahte kanıtlarla Irak'a savaş ilan edilmesini savunacağı raporu hazırlamıştı.
Obama'nın ekibinden isimler:
Joe Biden: Biden, Clinton döneminde kabineye ruhunu veren şahin Demokrat dış politikacılar geleneğinin önemli isimlerinden. Biden 2002 yazında, Irak'a savaşın tartışıldığı komisyonun başındaydı. Mesele kitle imha silahları ve El Kaide'yle bağlantıların varlığında düğümleniyordu. Biden, uzman iki ismi, alınacak kararı etkileyecekleri için dinlemedi bile: BM eski baş silah denetleyicisi Scott Ritter, kitle imha silahları olmadığını biliyordu. BM'nin Irak programı şefi Hans von Sponeck ise Irak'tan yeni dönmüştü ve El Kaide bağlantısının gerekçesi olan Ansar el İslam militanlarına karşı Saddam hükümetinin savaş halinde olduğunu, üstelik bu militanların ABD'nin "güvenlikli" addettiği Güney Kürdistan'da bulunduklarını söyleyebilirdi.
Rahm Emanuel: Beyaz Saray Genel Sekreterliği'ne atandı. Clinton'ın baş danışmanlarındandı. İsrailci deniyor. Bırakalım babası anlatsın: "Elbette Başkan'ın İsrailci olması için onu etkileyecek. Niye yapmasın? Ne o, bir Arap mı? [Oğlum] Beyaz Saray'da yerleri paspaslamayacak" (6 Kasım, Ma'ariv). Babası Dr. Benjamin Emanuel, 1946'da Küdus'teki Kral Davud Oteli'ni bombalayan Irgun isimli örgütün silah kaçakçısı idi. Oğu Rahm, 1991'de Körfez Savaşı'ndan sonra bir süre için İsrail'e yerleşti. İsrail'in siyasi suikastlerini destekledi. İllinos Demokrat Parti kongre üyelerinden Irak işgalini destekleyen tek isim.
Hillary Rodham Clinton: Clinton'ın kabinesinden değil, fakat bağlantı biraz daha doğrudan. Dışişleri Bakanı olarak ismi geçiyor. Kocasının Irak yaptırımlarını hep savundu. 1998'de (ki bu yasa, daha sonra George W. Bush'un Irak işgalinin yolunu açacaktı) Irak Kurtuluş Yasası'nı (Iraq Liberation Act) destekledi. 2002'de Irak'a müdahaleyi de – istihbarat raporunu okumaya gerek dahi duymaksızın – savundu. Demokrat Parti'den aday adaylığı kampanyası yürütürken "İran İsrail'e nükleer silahlarla saldırırsa ne yaparsınız?" sorusuna "İranlılar'ın bilmesini istiyorum ki, ben başkan olursam İran'a saldıracağız" demiş, Tahran yönetimi bunu BM'de protesto etmişti. 1999'da kocasının Yugoslavya'yı bombalamasına değinirken "Onu bombalamaya teşvik ettim… NATO yaşam tarzımızı savunmak için değilse neden var?" demişti. 2005'te İsrail gezisinde İsrail'in Filistin'i kuşattığı, BM'nin yasadışı ilan ettiği soykırım duvarını onaylamıştı.
Madeleine Albright: Bu ay G-20 toplantısında Obama'yı temsil etti. Eski Clintoncıların arasında en etkilisi denebilir. Albright, Yugoslavya'ya saldırının baş mimarlarından.O dönemde Yugoslavya'nın Rambouillet Anlaşması denen belgeyi imzalamasını şart koşmuştu. Söz konusu belge, yalnızca Kosova'da değil tüm Yugoslavya'da ABD ve NATO güçlerinin her yere izinsiz gidebilmelerini, hiçbir şekilde tutuklanamamalarını ve yargılanamamalarını, ülkenin tüm havalimanları, limanları, yolları ve demiryollarının da işgal güçlerine açılmasını talep ediyordu. Yugoslavya anlaşmayı imzalamayı reddedince bombalama başlamıştı. Saldırıdan hemen önce Albright, ABD hükümetinin "Sırplar'ın biraz bombalanmaya ihtiyacı olduğunu" düşündüğünü söylemişti. Ancak en kötü ve en unutulmazı, Lesley Stahl'in Irak'a yaptırımlar yüzünden yarım milyon Iraklı çocuğun öldüğünü söylemesi üzerine "Bu zor bir seçim, ama buna değdi" demesi oldu.
Richard Holbrooke: Clinton'ın BM elçisi. Vietnam Savaşı yıllarından beri diplomat olan tecrübeli isim, Carter döneminde Endonezya'yı Doğu Timor'da soykırıma kışkırtan başlıca aktörlerden. Bir diğer isim ise - yine Obama'nın yeni ekibinden - Zbigniew Brzezinski idi. Yugoslavya bombalamaları sırasında Sırp Televizyonu'na yapılan ve 16 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı "büyük zafer" diyerek yüceltmişti. (Saldırı emrini veren komutan Wesley Clark'ın da Obama'nın ekibinde yer alabileceği konuşuluyor.) Holbrooke da Irak işgalini desteklemişti.
Dennis Ross: Türkiye'de daha iyi tanınan isimlerden birisi. Hem Clinton hem oğul Bush'un Oradoğu elçisi. İsrail-Arap görüşmelerindeki performansı, kendisine "İsrail'in avukatı" ünvanını kazandırmıştı.
Martin Indyk: Clinton'ın İsrail büyükelçisi. Ross'la birlikte Irak ve İran politikasının mimarlarından, ve bu ikisi ABD Ortadoğu uzmanları arasında en İsrailci görülen isimler.
Anthony Lake: Clinton'ın eski ulusal güvenlik danışmanı. Kariyerine Vietnam Savaşı'nda Henry Kissinger'la birlikte savaşın kirli kısmını yürütecek gizli "Eylül Grubu"nu oluşturmakla başladı. Clinton'ın Haiti'deki işgal politikası ve ölüm mangalarının da arkasındaki isim.
Lee Hamilton: Eski Beyaz Saray Dış İlişkiler Komitesi Başkanı. ABD'de hakkında "Ne zaman Cumhuriyetçiler'in örbas etmek istedikleri bir ulusal güvenlik skandalı varsa, en sevdikleri soruşturmacıları" deniyor.
Susan Rice: Clinton'ın Ulusal Güvenlik Konseyi'nden. Obama'nın BM elçisi olacağı tahmin ediliyor. "Saddam'ın kitle imha silahları" yalanının destekleyicilerinden. Ancak daha doğrudan sorumluluğu, Sudan'daki Darfur krizinden sonra ısrarla bir ABD müdahalesini savunmuş olması.
John Brennan ve Jami Miscik: Girişte de bahsettiğimiz emektar CIA görevlileri, aynı zamanda sıkı birer işkence taraftarları.
John Kerry ve Bill Richardson: Hillary Clinton kadar şahin değiller, fakat Kerry Irak'a müdahaleyi desteklemişti.
Robert Gates: Bush'un savunma bakanı...
Ivo H. Daalder: Clinton döneminde Avrupa Meseleleri Ulusal Güvenlik Konseyi Direktörü. 2005'te Irak'ta asker sayısı artırılsın diye Kongre üyelerine mektup göndermişti.
Sarah Sewall: Clinton'ın ekibinden bu isim de ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Orgeneral David Petraeus'la işbirliğiyle tanınıyor. Petraeus, Kasım başından beri artık yalnızca Irak değil, Afganistan'dan da sorumlu.
Michele Flournoy: Clinton'ın Pentagon'a atadığı bir isim. "Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi" adlı sağcı düşünce kuruluşunun başında.
Wendy Sherman and Tom Donilon: Albright'la yakın ilişkide olan bu iki isim, Albright başkanlığında ABD'nin Kuzey Kore politikasından sorumlulardı.
|
Haberin karnesini siz belirleyin
Bu haber için oy kullanan 33 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,00
|
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
Dünya Bölümünden Son Yazılar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|