|

Barack Obama, ABD emperyalizminin 44. başkanı seçildi
5 Kasım 2008 20:39
Barack Obama, ABD emperyalizminin 44. başkanı seçildi. "Değişim" sloganıyla ABD halkıyla birlikte dünyayı da maniple etmeyi başaran bu ilk siyahi başkan, seçim zaferi konuşmasını 'beyaz' ağzıyla yaptı: "Tanrı sizi ve ABD'yi korusun!"
ABD seçimlerinde Barack Hüseyin Obama, Rakibi John McCain'i geride bırakarak, seçim zaferini ilan etti. ABD'nin 44. başkanı seçilen Obama, siyahi olması açısından bir ilk ve önemli bir figür. Tüm dünyaya, daha 40 yıl öncesinden ırkçılığın hüküm sürdüğü ABD'de siyah başkanın seçilmesini, 'ABD demokrasisinin zaferi' diye pazarlamaya başladılar bile.
Obama, "Değişim-Change" sloganıyla özellikle gençlerin ve siyahların oylarını almayı başardı. "Öldürülmeden" başkanlık ipini göğüsleyen Obama, 8 yıllık Cumhuriyetçi Bush yönetiminin felaketleri üzerine esen fırtınaları yelkenlerine doldurdu. Seçimlere kısa süre kala mali krizin patlak vermesi de, 'Demokrat' Obama'nın şansını iyice arttırdı. Ona rağmen Obama'nın, Vietnam 'gazisi' McCain karşısında eline hiç silah almamış bir siyah olarak seçimi kazanması da çok kişiyi şaşırttı.
Obama, Amerika ve dünya halklarına, 'barış' ve 'değişim' etiketiyle pazarlanmakta. Onun ne kadar 'ak', ne kadar 'kara' olduğu çok geçmeden ortaya çıkacak. Çünkü, 'Sam Amca'nın sınırları dışına çıkacağına inanmak isteyen çok olsa da, eşyanın tabiatına aykırı.
Obama, Bush karşıtlığını arkaladı
Ama Obama dersini iyi çalıştı. Bush hükümetinin felakete uğrattığı Amerikan orta sınıfı ve emekçilerinin duygularına hitap etti. Rakibinin eskinin dışında bir şey vaat edememesi ile, 'değişim' isteyen gençleri arkasında topladı. Orta sınıfa vergi indirimi, daha iyi eğitim ve sağlık gibi vaatleri, krizin ortasında cazip geldi. Amerikan ekonomisi, tarihinin en büyük çöküşü ile karşı karşıya. Amerikan tekelleri de, bu krizden Bush politikalarıyla aşılamayacağına kanaat getirmiş olacak ki, desteğini Obama'ya çevirdi. Bush hükümetinin eski Dışişleri Bakanı Colin Powel, Amerika tarihinin şahinler şahini Zbigniew Brzezinski bile Bush'un 'becerisizliklerinden' illallah etti, Obama'ya destek verdi.
Barışı savunmuyor, yükünü hafifletiyor
McCain, ABD askerinin Irak'tan 8 yıl içerisinde çekileceğini vaat etti. Obama ise, bu kaçınılmaz sonu biraz daha erkene çekerek 2011 tarihini ilan etti. Bu da onu bir çırpıda 'barışçı' yaptı. İşte Obama'nın dünya 'barışı'na vaatleri: "Güçlü bir NATO'nun tesis edilmesi ve Afganistan için Avrupa desteğinin toplanması; Avrupa Birliği ile etkili bir ortaklık; İran'daki silahlanmanın durdurulması için Avrupalı müttefiklerin bir araya getirilmesi; Avrupa'da füze savunma sistemlerinin araştırılması; hukuk, polis ve istihbarat işbirliği yoluyla terörizmle mücadele politikalarının güçlendirilmesi." Ekonomik, askeri ve siyasi olarak dünya jandarmalığında tıkanma ve yenilgiler yaşayan ABD, 'müttefik'lerini de devreye sokarak sırtındaki yükü hafifletmeyi amaçlıyor. Obama'nın barış planı bu.
"Tanrı sizi ve ABD'yi korusun"cu
Barack Obama'nın seçim vaatlerinden biri de, ekonomik durgunluğun atlatılması için tüketimi arttıracak 'ikinci teşvik paketi'nin yasalaştırılması oldu. 20 Ocak 2009'de Bush'tan resmen görevi devralacak Obama, bu arada paketi yasalaştırmak istiyor. 'Değişim' olarak sunulan şey, Amerikan tüketim ekonomisinin yeniden canlandırılması, sermaye tekellerinin buradan rahat nefes alması. Obama'nın değişimci ruhu bu kadar.
Obama, seçim zaferinden sonra yaptığı konuşmasını, daha önceki tüm başkanlar gibi, "Tanrı sizi ve ABD'yi korusun" sloganıyla bitirdi. Bu sadece bir slogan değil, ABD emperyalizminin kurucu ideolojisi. Obama, bu sloganla sözlerini bitirerek, yalnızca geleneksel başkan seçimi konuşması yapmadı. O, tüm dünya halklarına, sadece teninin siyah olduğu mesajını verdi.
Ha Hoca Ali, ha Ali Hoca
"Proleter demokrasi, herhangi bir burjuva demokrasiden milyon kez daha demokratiktir; Sovyetler iktidarı, burjuva cumhuriyetlerin en demokratiğinden milyon kez daha demokratiktir" diyordu Lenin. Amerikan seçim sistemine bakınca, bu gerçeklik çok yalın bir şekilde ortaya çıkıyor. ABD halkı, doğrudan başkanını seçmiyor. Her eyalette, nüfus yoğunluğuna göre belirlenmiş delegeler seçiliyor, bu delegeler başkanı belirliyor. Bir eyalette tek oy farkla bile olsa taraflardan biri seçimi kazanırsa, o eyaletteki bütün delegeleri alıyor. (Örneğin, California eyaletindeki 57 delegenin tamamını Obama aldı).
Bu seçim sisteminde, Amerika genelinde daha fazla oy alan başkan adayı seçimi kaybedebiliyor. Bush, ilk başkan seçildiği 2000 seçimlerinde rakibinden daha az oy almıştı. Hatta, Florida eyaletinde yapılan hilelerle ABD başkanı olmuştu. Amerikan halkı Cumhuriyetçiler veya Demokratlardan başkasını seçme hakkına da sahip değildir. Bu iki parti, politik olarak farklı görüşler de savunmamaktadır. "Ha Hoca Ali, ha Ali Hoca" deyiminin bir benzeri, Amerikan dilinde de (Tweedledum, Tweedledee) kullanılmaktadır.
Türkiye'yi ateş bastı
Obama'nın kazanması, Türkiye'deki statükocuları pek memnun etmedi. Kıbrıs'taki Türk askeri varlığını 'işgal' olarak niteleyen Obama, Ermeni soykırımını tanıma sözü verdi. Türk devleti, bunun sadece bir seçim vaadi olmadığı konusunda kaygılı. Zira, Obama'nın başkan yardımcısı Jeo Biden, Ermeni soykırımı konusunda defalarca Senato'ya önerge vermiş bir isim.
|
05.11.2008 20:39:35
|
Atılım
|
|
|
|
Haberin karnesini siz belirleyin
Bu haber için oy kullanan 31 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,94
|
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
Dünya Bölümünden Son Yazılar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|