|

TMO'dan aldıkları pirinci pahalıya satmakla, stokçulukla suçlanan firmalar sessiz.
TMO'dan aldıkları pirinci piyasaya pahalıya satmakla, stokçulukla suçlanan firmalar, iddiaları yanıtlamaktan kaçınıyor. TMO'ya ithalat yetkisi verildi. Pirinç kuyruğu devam ediyor. Konuyu MGK da görüşecek.
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) çeltik sattığı 77 firmayla ilgili eleştiriler sürüyor. Bu firmalar TMO'dan çeltik aldıktan bir ay sonra ihracatçı ülkeler pirinç satışını durdurmuş ya da kısıtlamış, bu da fiyatların hızla tırmanmasına neden olmuştu.
TMO'nun açıkladığı listeye göre 31 bin 452 tonluk çeltiğin yüzde 63'ünü 10 firma almış durumda. Spekülasyon, hatta stokçulukla suçlanan bu firmaların çoğu haklarındaki iddialarla ilgili konuşmak istemiyor. En yüksek tonajlı alımı yapan üç firmanın (Ak-Ün, Yetiş, Akel) aynı gruba ait olması ve grubun toplamda aldığı 6 bin 595 tonluk çeltiğin toplam satışın yüzde 21'ini oluşturması da dikkati çeken bir başka nokta.
Milliyet'in sorularını yanıtlayan firmalar, aldıkları çeltiği kısa sürede piyasaya verdiklerini ancak TMO'nun pirinç sanayicilerinin dışında paketlemecilere de ürün sattığını anlatıyor.
'Silah ellerinde patlar'
Bu arada NTV'de gelişmeleri değerlendiren Tarım Bakanı Mehdi Eker, TMO'ya sıfır gümrükle ithalat yapma yetki verdiklerini ve çalışmaların kısa sürede sonuçlanacağını söyledi.
Eker, "Spekülatörlerin silahı ellerinde patlayacak" dedi. Eker, pirinç yüklü gemilerin açıkta bekletildiği iddialarına da ihtimal vermediklerini söyledi. Gazetelere yansıyan "pirinç kuyruğu" söylemlerine katılmadığını ifade eden Eker, "Bunlar çözüm getirmediği gibi olayları da doğru yansıtmıyor" dedi.
Ancak TMO'nun kilogramını 1.80 YTL'den sattığı pirince ilgi yayılıyor. Dün pek çok ilde vatandaşlar TMO mağazaları önünde uzun kuyruklar oluşturdular.
MGK'nın gündemi de tarım
24 Nisan'da toplanacak olan Milli Güvenlik Kurulu ekonomik darboğaz ve gıda konularını da görüşecek. Kurul, globalleşen dünyada ekonominin girdiği darboğaz ve Türkiye'ye yönelik etkilerini de ele alacak. Bu çerçevede ekonomiyle ilgili bazı bakan ve bürokratların da toplantıya davet edilebileceği bildiriliyor.
Kurulda, dünyadaki ekonomik krizden Türkiye'nin nasıl etkilenebileceği ve en asgari düzeyde etkilenmesi için alınacak önlemlerin değerlendirilmesi, ekonomideki durgunlaşmanın önüne geçmek için yapılacak reformların ele alınması bekleniyor. Birleşmiş Milletler'in tarımda verdiği felaket uyarısının ardından, Türkiye'nin tarım politikalarının da MGK'da gündeme gelmesi bekleniyor. Bu çerçevede bir sıkıntıyla karşılaşmamak için Türkiye'nin çevre kaynaklarının tüketimi konusunda ne tür acil önlemler alabileceği değerlendirilecek.
Soru önergesine konu oldu
Bu arada pirinçteki fiyat artışı Meclis gündemine de taşındı. CHP ve MHP milletvekilleri, başta buğday ve pirinç olmak üzere tarım ürünlerindeki fiyat artışlarını, verdikleri soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdılar.
'Değirmeni olmayana mal sattılar' iddiası
TMO'nun 31 Mart tarihine kadar aldığı teklifler üzerinden yaptığı çeltik satışı sektörde "Belirli firmalar kayırıldı" tartışmasını da beraberinde getirdi.
Satış şartnamesi gereği değirmeni olmayanlara çeltik satışı yapılmayacağı duyurulmasına rağmen TMO'nun, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne mal satan Hasan Gümüş'ün ortağı olduğu Durukan Gıda adlı şirkete 3 bin 375 ton mal vermesi eleştirilen konulardan birisi oldu.
Çeltik değirmeni olmadığı halde TMO'dan şartnameye aykırı biçimde toplam satılan malın yüzde 12'sini alan Hasan Gümüş, değirmeni olmadığını doğruladı ancak bunun mal almasında engel olmadığını söyledi. Gümüş iddialar hakkında şöyle konuştu:
"TMO çeltiği sanayi sicil belgesi olana verdi. Ofis malı dağıttıktan sonra fiyatları yükseldi.
İşte bunu çekemeyenler var. Benim firmam 2006-2007'de Anadolu'dan 8 bin ton mal aldı. Diğer firmalar bir kilo mal almadı. O zaman fiyatlar kimsenin işine gelmedi. Bir yıl önce neden almadılar? Benim çeltik alırken TMO'ya sunduğum fiili tüketim belgem var. TMO'nun çeltik fabrikası olanlara mal satılacak diye bir şartı yok. Sanayici olan yani sanayici belgesi olan alabilir.
Ben de öyle aldım. Ben sektöre ne kadar katkı sağlarım, üreticiden ne kadar mal almışım ona bakılır. Bu iddiaları kale alacak değilim. Bununla ilgili olarak TMO'ya yazı da yazmışlar ama TMO gereken cevabı vermiş. Benim satışım içinde Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne satışım yüzde 1 civarında. Ankara Büyükşehir Belediyesi bu yıl bende değil. Bu yıl başkası yapıyor. Ben Ankara Belediyesi'ni alan firmaya onun adına paketliyorum. Bunlar kulaktan duyma şeyler."
TMO'ya ithalat yetkisi verildi
Piyasayı regüle etmeye yarayacak 31 bin ton çeltiği fiyat artışı öncesi ucuza sattığı için "hesap hatası" yapmakla suçlanan TMO, vergisiz 78 bin ton pirinç ithalatı konusunda 11 Nisan'da Bakanlar Kurulu izni aldığını ve spekülasyona izin vermeyeceğini açıkladı.
Milliyet'in sorularını yanıtlayan TMO yetkilileri, satışılan 31 bin çeltikten 20 bin ton pirinç elde edildiğini, bunun da Türkiye'nin 10 günlük ihtiyacı olduğunu ifade ettiler. Ülkede hasada kadar yetecek kadar pirinç stoğu bulunduğunu belirten yetkililer şöyle dediler:
"Buna karşın, mevcut spekülasyonun önlenmesi amacıyla tarife kontenjanı kapsamında toplam 78 bin ton pirincin vergisiz olarak ithal edilmesine ilişkin yetki 11 Nisan'da alındı. İlave 100 bin ton pirincin vergisiz olarak TMO tarafından ithali için çalışmalara başlandı. Perakende satışlarımız fiyat değişikliği yapılmadan artarak devam edecek."
Değirmenciler: Gümrük düşerse üretici zarar görür
Pirinç Değirmencileri Derneği (PDD) Başkanı Turgay Yetiş, Türkiye'de hasat dönemine kadar yetecek pirinç bulunduğuna dikkat çekerek panikle gümrük vergilerinin düşürülmesi halinde üretimin büyük zarar göreceğini söyledi.
Dünyada pirinç arzı sıkıntısının iç fiyatları da artırdığına dikkat çeken Yetiş, finans hareketlerinin mal borsalarına yönelerek spekülasyondan kazanç elde etmeye çalışmasının da fiyatları yükselttiğini belirtti. Büyük üreticiler olan Mısır gibi ülkelerin ihracatlarını kapatmasının Türkiye'deki sıkıntılardan birisini oluşturduğu söyleyen Yetiş şöyle dedi:
"Bazı şirketler mal taahhütlerini düşük fiyatla bağlamışlar. Şimdi artan fiyatlar karşında zarar edeceğiz kaygısıyla gümrük vergilerinin düşürülmesi yoluyla ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Ancak şu anda vergiler inerse tam çeltik dikimine başlanacağı şu günlerde üretici olumsuz etkilenir. Gelecek yıl da aynı sıkıntıyı yaşarız. İthalatçı firmalar piyasayı gözler. Yıllardan beri bu işi yaparlar ve pozisyonları vardır.
Öte yandan sıkıntının giderilmesi bakımından TMO mal getirme girişimleri var. TMO normal bazda mal verirse fiyatlar otomotik olarak geriler. Mısır'dan mal almak için hükümet devreye girmeli."
TMO'dan çeltik alanlar ne dedi?
'İthalatçı, gümrüğün düşmesini bekliyor'
Merbak'ın sahibi Ahmet Okudan:
"Bir ay önce TMO'dan kilogramı 1.45 YTL'den 641 ton çeltik aldık. Yarısını, kilogramı 1.60-1.65 YTL'den hemen sattık. Biz TMO'dan çeltik aldığımız sırada Trakya'da eylül vadeli çeltiğin fiyatı 1.60 YTL'ydi. Bizim alımımızın hemen ardından Mısır, pirinç ihracatını yasakladı ve fiyatlar yükseldi.
Fiyat en yüksek 2.90 YTL'ye çıktı. Ancak bu seviyeden çok fazla işlem olmadı.
Çünkü satan daha fazla yükseleceğinden, alan da düşeceğinden korktu. Son iki günde fiyatların 2.50 YTL'ye kadar düştüğünü görüyoruz. Eğer piyasadaki panik biterse fiyat 2.00 YTL-2.50 YTL aralığına oturur. Bunun için TMO'nun ithalat yapması ve bu ürünü kendisinin satması gerek. Bu arada iki üç firmanın yurtdışından 25'er bin ton pirinç getirdiğini ancak henüz gümrükten geçirmediğini duyduk. Bu firmalar bekliyorlar. Ancak bekledikleri fiyatın daha da yükselmesi değil, devletin pirinçten aldığı gümrük vergisi ve fonları kaldırması."
'11 bin ton istedik, TMO 2 bin ton verdi'
Memişoğlu Tat Bakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Memişoğlu:
"Biz pirinç sanayicisiyiz ve çeltik dönemi geldiğinde TMO pirinci çiftçiden alır, biz de TMO'dan alırız. İşimiz bu. TMO satışlarını sanayicinin kapasitesine göre yapar. Yani bizden 'Fiili Tüketim Belgesi' ister. Mesela biz bu yıl 11 bin ton talep ettik, yaklaşık 2 bin ton aldık.
Geçen yıl 2 bin 589 ton, ondan önceki yıl 3 bin ton almıştık. Bizim tesisimizin kapasitesi yüksek. Çıkan ürünü de hemen piyasaya süreriz. Yani stokçuluk yapmamız söz konusu değil.
Bir de biz Kızılırmak bölgesinin pirincine talip olduk. Diğer sanayiciler genellikle Trakya pirinci isterler, talep çok olduğu için Trakya pirinci alan tesislerin tonajı düşük kalır. Bizim alımımız bu yüzden Trakya pirinci alanlara göre yüksek görünüyor. Sadece Türkiye'de değil tüm dünyada pirinç fiyatları yükseldi. Bu konuda basında yapılan açıklamalar hem bizi, hem de tüketiciyi tedirgin etti. Sadece bu yüzden piyasayla hiç ilgisi olmayan kişiler pirinç almaya çalışıyor."
'Fiyat yüksek diyen tarlaya gelsin'
Zeki Gıda'nın sahibi Zeki Dağlı:
"TMO'dan 552 ton çeltiği, kilogramı 80 kuruşa aldık ve 1.65-1.70 YTL fiyatla sattık. Şu anda bitti gibi birşey. O satışta yüksek tonajlı partiler, çok yıl beklemiş Çorum çeltiğinden oluşuyordu. O nedenle biz onu tercih etmedik. Ayrıca paketçiye de mal satıldığını duyduk.
Biz çeltikte hem üretici hem de sanayiciyiz. 6-7 bin dönüm araziye ekim yaparız. Son dört-beş yıldır pirinç fiyatları baskı altındaydı ama üreticinin maliyeti hep arttı.
Bugün 1 kilogram çeltiğin maliyeti 1.30-1.40 YTL, 1 kilogram pirincin ise 2.50 YTL. Ama piyasada bunun yarı fiyatına ürün bulmak mümkün. Pirinç fiyatı yükseldi diyenleri getireceksin tarlaya çalıştıracaksın. Bizi yıldırdılar. Devlet piyasayı düzenlemek istiyorsa ithalata değil üreticiye destek vermeli. İthal pirinç, o devletler üreticilerini sübvanse ettiği için ucuz."
Tarım alanlarında 1 milyon hektarlık kayıp var
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, son günlerde gıda konusunda ortaya çıkan sıkıntıda, tarım alanlarındaki azalmanın da ektili olduğuna dikkat çekti. Bayraktar, "Son 10 yılda toplam işlenen tarım alanı 26.8 milyon hektardan 25.8 milyon hektara gerileyerek yaklaşık 1 milyon hektar alan tarım dışında kaldı" dedi.
Bu alanların yaklaşık yarısını buğday üretiminden vazgeçilen alanların oluşturduğunu belirten Bayraktar şunları söyledi:
"Tarım dışı kalan 1 milyon hektarın önemli bir kısmı ise boş durumda. Boş bırakma mevcut maliyetlerle kazanç sağlanamamasından. Türkiye tarımsal üretimini artırabilir. Henüz sulanmayan 3.5 milyon hektar alanı sulamaya açabiliriz; bitkisel üretimde tohumluk, gübre, ilaçların yeterli ve doğru olarak kullanılmasını sağlayabiliriz. Hububatta da aynı potansiyeli kullanarak, üretimlerini artırmak mümkün. Buğdayda daralan alanların yarısı başka ürüne kayarken yarısı üretimden koptu. Buraların dönüşü sağlanabilir."
Milliyet
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|