|

/ 'Asla yalnız yürümeyeceksin' İstanbul ve İzmir'den yola çıkan yürüyüşçüler, Eskişehir'de bir düğün salonunun kol...
/ 'Asla yalnız yürümeyeceksin' İstanbul ve İzmir'den yola çıkan yürüyüşçüler, Eskişehir'de bir düğün salonunun koltuklarına serdikleri tulumlarında, bu sloganla uykuya daldılar.
Ankara'da, sekiz panzerle çevrildikleri anda bile yalnız kalmadılar. Eylemi izleyen basın emekçilerinin yakalarında 'Yıpranıyoruz' yazılı kokartlar vardı. Barikatı geçen yürüyüşçüler o üç günü şöyle özetledi: 'Kar, yağmur fırtına, işte geldik Ankara' İşçiler üç gün süren yürüyüşe basının ilgisiz olmasından şikâyetçiydi: "Onlar magazinle ve mankenlerin hayatıyla ilgileniyor."
DİSK, KESK, TMMOB, TTM, TDHB ve BASK'ın oluşturduğu 'Herkese Sağlık ve Güvenli Gelecek Platformu', 15 Ocak'ta İstanbul ve İzmir'den 'Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası' (SSGSS) yasa tasarısını protesto için yola çıkmıştı. Ankara'da işçileri CHP'li milletvekilleri Cevdet Selvi, Çetin Soysal ve Nur Serter, DTP'li milletvekilleri Sevahir Bayındır, İbrahim Binici ve Özdal Uçer ile ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras'ın yanı sıra Ankaralılar, öğrenciler ve gazeteciler karşıladı.
Kortej, 'AKP sağlığa zararlıdır' ve 'Genel grev, genel direniş' sloganlarıyla Kolej Kavşağı'na kadar yürüyebildi. Burada önde ve yanda dörder olmak üzere sekiz polis panzeri tarafından durduruldular. CHP'li Selvi ve Soysal ile DİSK ve KESK yetkilileri polisle pazarlık ediyordu. Pazarlık sonucu Sakarya Caddesi'ne kadar yürünmesine karar verildi. Polis panzerleri geri çekilince yürüyüşçüler, 'Barikatı aştık sıra Meclis'te' sloganlarıyla coştu. 30 kişilik bir heyet TBMM'ye gitti. İşçiler üç günlük yürüyüşe basının yer vermemesinden şikâyet ediyordu. bazı tepkiler şöyle:
'Onlar magazinle uğraşsın'
Aysun Davulcu (Belediye İşçisi, Genel-İş üyesi İstanbul: Hükümet basını elinde bulunduruyor. Bu yüzden basın, doğru bilgiyi vermiyor. Bizde amacımızı halka ulaştıramıyoruz.
Demet Gökçe (Sağlık memuru-Sağlık Emekçileri Sendikası üyesi-İstanbul): Hükümet medyayı baskı altına alıyor ve kamuoyunun bilgilenmesini önlüyor.
Kasım Tosun (Gıda-İş Sendikası işçisi-İstanbul): Bu sorun bizim örgütlenme eksikliğimizden kaynaklanmıyor. Her bir sermaye grubunun ayrı bir meddya grubu var. Bu yüzden medya bize yer vermiyor.
Ayhan Topal (Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi-İstanbul): Yerel basın, ulusal basına göre daha çok yer verdi. Ulusal basın eylemimize çok az yer verdi. Onlar magazinle ve mankenlerin hayatıyla ilgileniyor.
Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi: Basın Sosyal Güvenlik Yasası'na yeterince yer verdi. Ancak bu eylem yeterince işlenmedi.
Kenan Akın (Belediye işçisi-Ankara): Basın bildiğini okuyor. Halkla ilgilenmiyor. Ancak bu eylemler daha önce yapılmalıydı. Son noktaya gelindiğinde bir çözüm olmuyor. Bu da bizim eksikliğimiz.
(Radikal)
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|