|
Canavarlar hep korku filmlerinde mi olur sanıyorsunuz? Dünya onlarla dolu... Benim bile birkaç tane var. Bazıları sadece bana zarar veriyor, bazıları benimle birlikte başkalarının da canını yakıyor. Lakin size kendi beterböcek hallerimi anlatacak değilim. Şunu dinleyin...
Selin Özavcı'nın AKŞAM cumartesi eki için konuştuğu Metallica'nın '88 tarihli 'One' klibi, Dalton Trumbo'nun "Johnny Got His Gun" filminden makineli tüfek, patlama ve helikopter sesleriyle başlar. Klip boyunca savaşta kolları, bacakları kopmuş, yüzü bile kalmamış bir askeri anlatan filmden sahneler izleriz. Yataktaki 'et kütlesinin' hiçbir şey hissetmediği düşünülür önce. Sonra bir doktor onun aylarca kafasını yastığa vurarak anlatmaya çalıştığı şeyi dehşetle fark eder... Johnny mors alfabesiyle bir S.O.S. çağrısı yapmaktadır: "Öldürün beni!" İşte size bir canavar: Savaş.
Metallica, klip için '71 yapımı filmin tamamını satın almış. İyi de yapmış, zira Dalton Trumbo'nun hatırlanmasında klibin etkisi büyük. Şöyle ki... '50'lerde ABD'de kirli bir çağ başlıyor ve hükümet komünist olduğundan şüphelendiği herkesi sorguya çekiyor. 'Kızıllar' tutuklanıyor veya şantaj yoluyla sindiriliyor. Kurtulmak için ya başkalarını gammazlayacaklar ya solcu olmadıklarını kanıtlayacaklar... Trumbo uzun yıllar bu yüzden susturulmuş, işsiz bırakılmış bir yazar. Johnny gibi o da çeşitli yollar bulmuş 'konuşabilmek' için. Takma adlar kullanmış. Hatta bu adlarla iki Oscar kazanmış. Mesela Audrey Hepburn'lü 'Roma Tatili'ni yazan esasen o. Gidip ödülünü alamamış, ayrı. Hakikat, belki biraz da Metallica'nın klibi sayesinde, 1992'de açıklanmış dünyaya. Trumbo çoktan ölmüşken... 2008 yapımı 'Trumbo' filminden öğrendiğime göre, 'Spartaküs' ve 'Kelebek' gibi senaryolarını kendi adıyla yazabilmiş hiç değilse. Görüyorsunuz, başka canavarlar da var: Paranoya, tehdit, şantaj, aşağılama, zorbalık.
Yetmediyse, içinde müzik olmayan 'heavy' filmi 'Some Kind of Monster'ı öneririm. Bu Metallica belgeselinde de acayip canavarlar görebilirsiniz Hayır, sadece içi geçmiş, ruhu kaymış Metallica üyelerini değil, yakinen bildiğimiz canavarları... Mesela kibir, para hırsı, şöhret tutkusu, kıskançlık, öfke, korku, madde bağımlılığı, kayıtsızlık... Adamlar belgeselde o kadar tırsak, sünepe ve sığ ki, 'Ride the Lightning', 'Master of Puppets', 'And Justice for All' ve 'Metallica' albümlerini bu sersemler mi yaptı diye şaşıyor insan. O derece inanılmaz. 'This is Spinal Tap' filmi için uyduruk bir rock grubu yaratıp güya belgesellerini çeken, sonra da yıllar yılı "Spinal Tap gerçek değildi, müzisyen sandığınız adamların hepsini casting ajanslarından toplamıştım, siz aslında benim sahnelediğim bir şakaya inandınız" diyerek dünyayı ikna etmeye çalışan Rob Reiner yazsa senaryoyu, bu kadar olur ancak.
Yine de haklarını yemek istemem, dünyanın en popüler metal grubunun parayı bastırıp sadece seks ve uyuşturucu gibi 'görkemli' dibe vuruş hallerinden ibaret olmayan çöküşlerini belgeleme cesareti hayranlık uyandırıcı, açık sözlülükleri göz kamaştırıyor. Bu akşam, olmaz ya, eğer sıkılırsam konserde, bunu da hatırlayacağım.
Hem her şeye rağmen Metallica iyidir, büyüktür, canavardır!
- Akşam -
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|