|
"Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti" diye başlıyor Orhan Pamuk 'Yeni Hayat'a... Güzel romanlardaki güzel cümleler, anlamlarını yitirmek pahasına, ait oldukları yerin dışında var olmayı sürdürürler ya, bu da öyle. 'Yeni hayatlar' vaat eden kişisel gelişim kitaplarının sloganı bile olabilir. Şöyle... Benzemekten korktuğum Bridget Jones'lar vardı her yerde, şişman, alkolik ve başarısız kadınlar... Derken bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti; erkekleri tavlamayı, onlara 8 dakikada 'evet' dedirtmeyi, bana 'evet' dedirtme ihtimali olan serserileri ayırt etmeyi öğrendim. Mutlu bir yuvayı hak ediyordum ve neyse ki koca bulmanın yollarını gösteren kitaplar çoktu. Evlendim ama kocamın gözü dışarıdaydı. Çözümü bir kitapta buldum, yanında 'G Noktanızı Keşfetme Kılavuzu' verdiler. Artık mutluydum, köpeğimizin tüyünden kazak örebilir, balkonumuzu Babil'in asma bahçelerine dönüştürebilirdim. Bir kitap da kocama armağan ettim, rakiplerini altederek işinde yükseliverdi. Öyle kolaydı ki, biz bile anlayamadık nasıl zengin olduğumuzu. Sonunda, yine bir kitap sayesinde, hayatın anlamını keşfettik. Şimdi Hindistan yolundayız. Sattığımız Ferrari'nin parasıyla bir sürü spiritüel kitap alıp sırt çantalarımıza yükledik. Biraz yoruluyoruz ama değecek! Yani eskiden masallar vardı, şimdiyse fast food, hazır kahve ve mutluluk reçeteleri... Lambalardan çıkan cinlerin yerini kişisel gelişim kitapları aldı. Başkalarının zayıf noktalarını yakalama ustaları tarafından yazılıyor çoğu. Bol para kazanmanın ve şahane aşklar yaşamanın püf noktaları öğrenilebilir, bambaşka biri olunabilir sanılıyor. Hayat tarzını tümüyle değiştirmenin kan, ter ve gözyaşı demek olduğu akla gelmiyor. Ve kimse cesaret edemiyor sorunların gerçek kaynağıyla yüzleşmeye, kendi içine bakmaya... 'Dövüş Kulübü'nün Tyler Durden'ının dediği gibi 'zihinsel masturbasyon' yapmak, yani rüya görmek birçok kişiye yetiyor. Doğan Cüceloğlu ve Acar Baltaş gibi türün nadir iyi yazarlarından olan Üstün Dökmen "Acaba insanlara 'ülkenle, dünyayla, yok edilen ormanlarınla, toprağındaki erozyonla, dilindeki erozyonla ilgilenme, kişisel olarak geliş' mesajı mı veriliyor?" diye soruyor. Gittiğimiz yer orası, evet. İşi hayal satmak olan yabancıların kucaklarına teslim ediyoruz kendimizi. İşte bir kanıt... 'Tibet'in Gençlik Pınarı', günümüzde hâlâ çok okunuyor. Deniz Akkaya'dan İpek Tuzcuoğlu'na şöhretlerin elinde hep o var. Bir Amerikalının Tibet'te sonsuz gençliğin sırrına vakıf olmasının 'gerçek' hikayesi diye tanıtılıyor ama esasen her şey Frank Capra'nın 1937 tarihli 'Kayıp Ufuklar' filminden apartılmış. Yani külliyen yalan. Scarlett Johansson, Drew Barrymore, Jennifer Aniston ve Jennifer Connelly'nin oynadığı bir filme dönüşen kült kişisel gelişim kitabı 'He's Not Just That Into You'nun adı, kişisel gelişim gurularına da uyar pekala. 'Sex and the City'nin senaristleri tarafından, kadınların 'kaçan balıkların', yani erkeklerin peşinde ömür tüketmesine sebep olan kitaplara tepkiymiş. 'Yalnızlık ne müthiş bir şey, keşfedin. Hem hayatınızdaki erkekler sizi mutlu etmiyorlarsa aslında pek de umurlarında değilsinizdir' deniyormuş özetle. Kötü niyetliyim belki ama onlara para kazandırdığımız sürece yeni çağın mutluluk reçetelerini yazanların da pek umurunda değiliz bence hiçbirimiz.
- Akşam -
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|