Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar

Son Yorumlananlar
Devamını Oku AKP Oy Kaybediyor
Devamını Oku Milli Maç Zayiatı: 3 Ölü, 23 Yaralı
Devamını Oku Fethullah Gülen marka condom çıktı, ortalık fena karıştı !!!
Devamını Oku İşte CHP ve AKP'nin başkan adayları
Devamını Oku Dikkat! Soyunan Var!..

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


   
 
Ura'da Zehirli Pop Gecesi

Gülenay Börekçi

İstanbul'un yeni sanat merkezi Mısır Apartmanı'nı biliyorsunuzdur. Galatasaray'la Tünel arasındaki bu bina, yüz yıl önce Mısırlı Abbas Halim Paşa tarafından kışlık ev olarak yaptırılmış. Umudun henüz çiçeklenmeyi sürdürdüğü bir dönemde, insanla sanatın arasına giren makinelerin güzelliği yok edeceğini savunan ve mutluluğu el emeğiyle özdeşleştiren anti-akademisyenler öncülüğünde başlatılmış art nouveau akımının izlerini taşıyan enfes bir yer. Yüksek tavanları, mermer merdivenleri, hayalgücünü kışkırtan gölgeli koridorları ve muzip yer karoları yüzünden seviyorum ben. Bir de içinde her daim güz ortası serinliğiyle dolaşabildiğim için.

'The Shining' filminin terkedilmeye tahammülü olmayan güzel ama tekinsiz oteli Outlook gibi bir yer benim için, yani çok kalabalık...

Katları ayrı ayrı sahiplenmiş ışıklı restoranlarından, kanlı revanlı tiyatro sahnelerinden, sanatın her türüyle haşır neşir galerilerinden söz etmiyorum. Konuklar oralara geliyor ve gidiyorlar. Lakin gelip gitmeyenler de var, mekanın esas sahipleri... Geçmişte oranın havasını solumuş, orada yaşamış olanlar. Mehmet Akif Ersoy, Beverly Hills'in en görkemli oteline bir ayı sokmayı başaran egzantrik Türk sinemacısı Ali İpar ve ötekiler... Hikayesi olan tüm eski binalar gibi Mısır Apartmanı da 'buraya gelen, bir daha gitmez' hissi uyandırıyor.

Dün gece Mihda Koray'ın birinci kattaki galerisi Ura'nın tadilattan çıkması sebebiyle oradaydık. Merak edip sordum Ura ne demek diye. Çok sevinince bir şeye, 'Hurra!' diye bağırırız ya biz, işte onun Rusçasıymış. Sevdim ben. Yalnızlığı, kasveti, devinimsizliği, melankoliyi dışlayan bir kelime gibi geldi bana; sokakta olmayı, eylemi, bir aradalığı, gençliği, koşmayı, coşkuyu, arkadaşlığı, kutlamayı, neşeyi, hafifliği çağrıştırdı. Benim 'Ura!' diyerek havalara uçuşum ise, Yunanistanlı topluluk Mary and the Boy'un cumartesi gecesi burada sahne alacağını öğrenince gerçekleşti.

İlhamını doğum, hayat, inanç, şüphe, seks, acı ve ölüm gibi evrenin temel dinamiklerinden alan şarkılar söylerken, masumiyetle günahkarlık, tatlılıkla sapkınlık, şakayla tehdit arasındaki dumanlı alanları işgal eden Mary and the Boy üç kişilik bir topluluk. 'Melek/Fahişe' Mary, yani Meryem şarkı söylüyor. 'Aziz/Kafir' The Boy da ona enstrümanlarla eşlik ediyor. Aralarında bir de 'Exotic' var, o sadece dans ediyor. 'Sadece dans' ne demekse?

Dresden Dolls, The Swans, Coil ve benzersiz şahsiyet Diamanda Galas'ın karışımı denebilecek karanlık, aykırı, seksi ve edepsiz bir soundu var Mary and the Boy'un, öte yandan tam olarak hiçbiri değil. Kıvamı brutal vokallerle koyulaşan retro'msu şarkılar, sarhoş bir piyanist icra ediyormuş hissi yaratan punk-kabare ezgiler, sevgiden söz eder görünüp nefreti dile getiren gospellerden ödünç alınmış ilahiler, vampir vodvilleri, zehirli pop... Bu topraklara şimdiye kadar onlara benzer bir topluluk gelmedi dersem, abartmış mı olurum, bilmem.

Onlarla tanışmama sebep olan bir arkadaşım "İnsan Mary and the Boy'un albümünü baştan sona dinlediğinde sado-mazoşist bir sevişmeden çıkmış gibi olur" demişti, "Kendine dair hiç bilmediğin şeyler keşfetmişsindir. Ruhun fazla soyunmuş, kalbin fazla kırılmıştır, yine de eskisine göre daha kuvvetlisindir artık."

Mary and the Boy'un, bol hayaletli ve atraksiyonlu Mısır Apartmanı performanslarının da albümlerindeki gibi olmasını umuyorum, aynı ucuzlukta ve eşdeğer yükseklikte.



Gülenay Börekçi

26.05.2008 18:07:36
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Haber Yorumları (1 adet)

eflatun Editöre Bildir
:)
kendisini renkhaber'de görmek güzel.
28.05.2008 18:26:05




Gülenay Börekçi Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 24.10.2008 16:22:05 - Avrupa Yakası tipleri
Devamını Oku 19.10.2008 17:37:53 - Frankfurt notları
Devamını Oku 16.10.2008 12:50:14 - Orhan Pamuk kiminle atıştı?
Devamını Oku 09.10.2008 20:10:04 - Küçük kadınlar
Devamını Oku 25.09.2008 11:44:04 - Akıl baştan çıktığında
Devamını Oku 21.09.2008 17:54:28 - Meğer resim değilmiş o!
Devamını Oku 18.09.2008 19:45:55 - Aşk-ı Memnu ve Tarantino
Devamını Oku 15.09.2008 12:29:37 - Deniz Seki’den kondurma felsefesi
Devamını Oku 13.09.2008 01:30:42 - Kitap sever dizi: Lost
Devamını Oku 03.09.2008 13:00:49 - Çikolatalı rüya tabirleri
Devamını Oku 21.08.2008 11:13:52 - Recep İvedik ve adab-ı muaşeret
Devamını Oku 12.08.2008 19:26:47 - Okan Bayülgen Mr. Big mi?
Devamını Oku 03.08.2008 13:39:02 - 2 dakikada 20 sene
Devamını Oku 31.07.2008 12:24:50 - Middlesex: Ne kadın ne erkek olmak
Devamını Oku 27.07.2008 18:30:54 - Bi’ çeşit canavar
Devamını Oku 24.07.2008 23:29:33 - Atatürk'ün Ruhu 21 Gram mıdır?
Devamını Oku 23.07.2008 12:06:24 - Okumak Kraliçe’yi bozar mı?
Devamını Oku 20.07.2008 11:38:11 - Müzede kahve ve sohbet
Devamını Oku 16.07.2008 00:30:04 - Kazmalar tenis oynayamaz!
Devamını Oku 12.07.2008 23:39:35 - Rufus Wainwright’tan Guantanamo’ya
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 16 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,56
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Bilgisayar kullanıcılarına müjde
Bilgisayar kullanıcılarına müjde Microsoft'un yeni uygulaması antivirüs programı üreticilerini zora sokacak...
YouTube rekora koşuyor!
MSN Video geliyor
0,47 saniyede derlendi.