|

Yasin Hayal, Rakel Dink'e el kol hareketi yaptıktan sonra, "Beni Erhan doldurdu, pişmanım" dedi. 'Büyük Abi' Erhan Tuncel ise, aynı pişkinlikle, "Başımıza azize kesildi" diyerek, acılı eşi suçladı...
|
Hrant Dink cinayetinin kilit isimlerinden Erhan Tuncel'in ifadesinde, Rakel Dink'i kastederek, "Bize 'çocuklar' diyor. Başımıza azize kesildi. Bizim en ağır cezayı almamız için uğraşıyorlar" dediği ileri sürüldü. Suikastin azmettiricisi olduğu iddia edilen Yasin Hayal'in ise Dink ailesine el kol hareketi yapınca mahkeme başkanı tarafından uyarıldığı öğrenildi.
Küstah bir açıklama da Hayal'in avukatı Fuat Turgut'tan geldi. Turgut, "Brüksel lahanası Lagendijk'in duruşma salonundan dışarı çıkarılmasını istedim. Ama çıkarılmadı" dedi. Hayal'in ise ifadesinde "Biz o ne dediyse onu yaptık. Bizi Erhan doldurdu. Pişmanım" dediği öğrenildi.
Gözler 3. kez Dink duruşmasında İSTANBUL- Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin olarak İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüşülen davanın üçüncü duruşması gerilimli başladı. Dava için Beşiktaş'taki adliye binasının çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, çevre binalara da keskin nişancılar yerleştirildi. Saat 9.30'da başlaması planlanan duruşma, yargı sisteminde ilk kez uygulanan "dijital konferans sistemi" provaları nedeniyle saat 11.00'de başladı. Duruşmanın yaklaşık iki buçuk saat süren ilk bölümünde Erhan Tuncel ve Trabzon Alperen Ocağı eski Başkanı Mustafa Öztürk'ün ifadeleri alındı.
DURUŞMANIN İLK BÖLÜMÜ SONA ERDİ Duruşma arasında gazetecilere açıklama yapan Dink ailesinin avukatları şu bilgiyi verdi: -Erhan Tuncel, "Bize 'çocuklar' diyor. Başımıza azize kesildi. Bizim en ağır cezayı almamız için uğraşıyorlar" dedi. -Dink'in avukatlarından Fethiye Çetin, Erdal Doğan ve Ergin Cinmen'in duruşma süresince gazetecilere bilgi verdiğini söyleyen Tuncel, "Dink'in avukatları basına kapalılık ilkesine uymuyor" diyerek avukatların duruşmadan atılmasını istedi. Tuncel, müdahil avukatların sorularına yanıt vermeyeceğini söyledi. -Daha önce emniyetteki ifadeleri de okunan Tuncel, "Bana ne dedilerse onu yaptım. Niyetim kötü olsa cinayeti ihbar etmezdim. Ben ihbar ettim" diye konuştu.
"ALPERENLERİN ANAHTARI BENDE" -Trabzon Alperen Ocakları eski Başkanı Mustafa Öztürk ile Erhan Tuncel arasında söz dalaşı yaşandı. Tuncel, "Erhan para için arkadaşlarını sattı. Alperenlerden niye kovulduğunu kendisine bir sorun diyen" Öztürk'e "Ne kovulması Alperenlerin anahtarı bende" diye karşılık verdi.
-Duruşma sırasında Yasin Hayal'in Rakel Dink ve Dink'in yakınlarına el kol hareketleri yaptığı, gülümsediği görüldü. Bunun üzerine mahkeme heyeti Hayal'i uyardı.
-Yargı sisteminde ilk kez uygulanan dijital konferans sistemi sorunsuz uygulandı. Avukatların, tanıkların ve mahkeme heyetinin konuşmaları 10 mikrofon ve iki kamera aracılığıyla kaydedildi. Duruşmaya başlamadan önce kayıt provası yapıldı.
-Avukatlar kayıt nedeniyle konuşmalarına başlamadan önce adlarını ve soyadlarını belirttiler. Avukatların kimi zaman adını söylemeyi unutması ve mahkeme heyet başkanı tarafından uyarılması gülüşmeler neden oldu.
-Duruşmada 20'ye yakını sanık avukatı olmak üzere yaklaşık 90 avukat hazır bulundu.
-Yasin Hayal'n avukatı Fuat Turgut ile Ali Bayramoğlu arasında kısa süren bir gerginlik yaşandı. Bayramoğlu, duruşmaya ara verildiği sırada yanından geçen Turgut'a "Şuna bak" dedi. Turgut ise Bayramoğlu'na dönerek "Etnikçi pislikler" diye bağırdı.
-Sanık avukatları duruşmayı izleyen milletvekillerinin ve AB yetkililerinin duruşma salonundan çıkarılmasını talep etti. Avukatların bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul edilmedi.
-Duruşmaya ara verildiği sırada basına açıklama yapan CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, Dink davası ile ilgili olarak bir araştırma ve inceleme komisyonu kurduklarını, davanın takipçisi olacaklarını söyledi. Mengü, cinayetin "üç beş çocuğun" yaptığı bir olay olduğuna inanmadıklarını dile getirdi.
"LAGENDİJK'İ FEHRİYE ERDAL DAVASINDA DA GÖRMEK İSTERDİK" -CHP'li Mengü, Lagendijk'in duruşmaya katılmasını olumlu bulduklarını belirterek, "Ancak, onları Fehriye Erdal davasında da görmek isterdik. Kendi ülkelerindeki hukuk facialarını da izlemeleri gerekiyor" dedi.
LAJENDİK: 301 SABRIMIZI ZORLUYOR Adliye önünde açıklama yapan Joost Lajendjk, bu olayın arkasında tahmin edilen güçlerin ortaya çıkarılmasının Türkiye'nin hukuk devleti olması açısından da oldukça önemli bir gelişme olduğunu belirterek, ''Önemli olan bu olayların arkasındaki insanların da bu mahkemeye dahil edilmesidir'' dedi. Bu mahkeme sürecinin çok önemli olduğu ifade eden Lajendik, ''Tabi bu dışarıda, sorgularda olayın gerisinde olan herkesin ve güvenlik güçleri içersinde olan kişilerin de ortaya çıkması açısından önemlidir. Bu açıdan Türkiye hukuku çok önemli. Gerçekten şu anda sorguları sürenler içinde bunun arkasındaki güçlerin ve bunu organize edenlerin de hukukun önünde hesap vermeleri sağlanacaktır'' diye konuştu.
Lajendik, şu andaki süreç ve tahkibat süreci ne kadar önemli olursa olsun, bu olayın arkasında tahmin edilen güçlerin de ortaya çıkarılmasının Türkiye'nin hukuk devleti olması açısından da oldukça önemli bir gelişme olduğunu kaydetti. Bu kapsamda Ergenekon soruşturmasının belki önderlik yapabileceğini ifade eden Lajendik, ''Basından ve diğer yerlerden aldığımız haberlere göre, Ergenekon olayında tutuklanan insanlarla Hrant Dink olayının arkasında bulunan insanlar arasında ilişki olduğu tahmin ediliyor. Bizde diyoruz ki Ergenekon meselesiyle başlayan bilgilerin Hrant Dink ile ilgili olan mahkeme sürecine yansır ve gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Eğer bu bilgiler ve gerçek ortaya çıkmazsa Türkiye'nin hukuk devleti prestiji üzerinde uluslar arası bir yara söz konusu olabilir'' diye konuştu. 301'inci maddeyede değinen Lajendjk, "Hrant'ın öldürülmesiyle ilgiliydi 301. Son aylarda 301'in değiştirilmesi yönünde Türkiye hükümeti ve politik sorumlular tarafından çok açıklamalar yapıldı. Bu konuda samimi olarak söyleyeyim sabrımız artık tükeniyor. Biz artık, açıklamalar dinlemek istemiyoruz. Gerçekten değişiklikler yapılmasını istiyoruz'' dedi.
LAJENDİK'E "BRÜKSEL LAHANASI" DEDİ Ergenekon'un tutuksuz sanığı ve Yasin Hayal'in avukatı Fuat Turgut, duruşma arasında da açıklama yapmayı ihmal etmedi. Açıklamasına Dink ailesine teşekkür ederek başlayan Turgut, şunları söyledi: "Çünkü içimizdeki ayrılıkçıları ortaya çıkardılar. 'Hepimiz Ermeniyiz' diyenler oldu. Ama Dink ailesi bir kez bile 'Biz Türküz' demedi." Lagendijk'e de tepki gösteren Turgut, "Avrupalıların temsilcisi Brüksel lahanası Lagendijk'in duruşma salonundan dışarı çıkarılmasını istedim. Ama çıkarılmadı" dedi.
AYETLİ SORGULAMA Avukatların açıklamalarına göre, duruşmada şu diyaloglar yaşandı: Dink'in avukatlarından Bahri Belen'in Yasin Hayal'e, Kuran'ı Kerim'de insan öldürmenin günah olduğunu anlatan Nisa Suresi'nin 95. ayetini okudu. Hayal, kendisine "Ayette yazılanlara katılıyor musun?" diye soran Belen'e "evet doğrudur" diye yanıt verdi.
"BİZİ ERHAN TUNCEL YÖNLENDİRDİ" Erhan Tuncel'in Alperen Ocakları'nda reis olarak kendilerinin başına geldiğini söyleyen Hayal, "Biz o ne dediyse onu yaptık. Bizi Erhan doldurdu. Pişmanım" diye konuştu. Hayal ayrıca Tuncel'in kendisini Çeçenistan Genelkurmay İkinci Başkanı ile de tanıştırdığını söyledi.Erhan Tuncel'in de sabah verdiği ifadesinde "Muhittin Zenit, Engin Yılmaz ve Memduh abi" diye anılan 3 istihbarat görevlisinin ismini verdiği öğrenildi.
TUNCEL SORULARI YANITLAMADI Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 8'i tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın 3. duruşması sona erdi. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde, sanıklardan O.S'nin 18 yaşını doldurmadığı için basına kapalı görülen duruşmada, tutuklu sanıklardan Erhan Tuncel ve Yasin Hayal'in çapraz sorgularının tamamlandığı öğrenildi. Sanık Erhan Tuncel'in, müdahil avukatlarının sorularına cevap vermeyeceğini söylemesi üzerine, kendisine sorulmak için hazırlanan 100'ün üzerindeki sorulardan bazılarının Tuncel'e yöneltilemediği belirtildi.
DAVA 25 ŞUBAT'A ERTELENDİ Tuncel'in, sorulardan bazılarına cevap verdiği, bazılarını ise yanıtlamadığı duruşmada, sanık avukatlarının O.S'nin yaş tespiti ile ilgili Adli Tıp Kurumu'nca gönderilen raporuna itiraz ettikleri, yeniden rapor alınmasını istedikleri kaydedildi.Cumhuriyet Savcısı Ali Haydar'ın ise, O.S'nin doğumuna ilişkin hastane kaydı olduğu için, sanık avukatlarının yeniden rapor hazırlanması yönündeki talebinin reddedilmesini istediği dile getirildi. Mahkeme heyeti, tüm sanıkların çapraz sorgularının tamamlanması için duruşmanın 25 Şubat 2007 tarihine ertelenmesini kararlaştırdı. Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına da karar veren mahkeme heyetinin, avukatların taleplerini, 15 gün sonraki duruşmanın ardından değerlendireceği öğrenildi.
Mahkeme heyetinin, Trabzon'da görevi ihmal suçundan yargılanan 2 jandarma görevlisi hakkında açılan dava ile Samsun'da bir polis memuru hakkında açılan davanın birleştirilmesi yönündeki talebi ise reddettiği ifade edildi. Bu arada, ön kapıdan adliyeye getirilen tutuklu sanıklar, yine aynı yerden cezaevi araçlarına bindirilerek, adliyeden götürüldü.
(Gazeteport)
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|