|

Dink Davası sanıklarından birinin çorabındaki üç hilal ve MHP yazısı; cezaevi aracına yapıştırılan "Ya sev ya terket" çıkartması dikkat çekti.
|
Zaman zaman medya aracılığıyla gönderdikleri açık ve dolaylı mesajlar zaman zaman ise sanıkların pervasız tutumları, duruşmalara gelirken milliyetçi ya da faşizan sembolleri üzerlerinde özellikle sergilemeleri Hrant Dink cinayeti sanıklarının ülkedeki faşizan ve mafya türü örgütlenmelere yaranmak istediklerini gösteriyor. Diğer taraftan gerek gönderildikleri cezaevlerinin özgün nitelikleri gerekse de mahkemeye gelirken bindikleri askeri araçlara bile faşist sloganlı çıkartmaların yapıştırılmış olması tetikçi, azmettirici ve suç ortaklarının çeşitli çevreler tarafından kayırıl-dıklarına işaret ediyor. Önceki gün Beşiktaş Adliyesi'nde yaşananlar bu konudaki kaygıları artırdı.
Dink cinayetinin sanıklarını mahkemeye getiren Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi'nin aracının ön kısmındaki, "Ya Sev Ya Terket" yazısı ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Canan, "Cumhuriyet Başsavcılığımız'ca konu ile ilgili olarak derhal adli ve idari soruşturma başlatılmış olup, titizlikle sürdürülmektedir" dedi.
ÇORABINA MHP'NİN AMLEMİNİ KAZITTI
Duruşma sırasında sanıklardan Zeynel Abi-din Yavuz'un siyah çorabının üzerinde, üç hilal amblemi ile "MHP" ve "Hepimiz Türk'üz" yazılarının bulunduğu görüldü.
Duruşmada mahkeme heyeti, O.S'nin de aralarında bulunduğu 8 tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin devamını, emniyet görevlisi Muhittin Zenit ile Erhan Tuncel arasındaki telefon görüşmelerine ilişkin tutanağı yayınlayanlar hakkında gerekli işlemin yapılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasını kararlaştırdı.
'SELAMÜNALEYKÜM' POLİS
Duruşmada dikkat çeken bir başka nokta ise Yasin Hayal'in cezaevinden İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne "Selamünaleyküm" başlıklı mektup yazdığını, burada Orhan Pamuk ile ilgili birtakım beyanlarının yer aldığının ortaya çıkması oldu.
CİNAYETİ BİLEN POLİS SUÇLANMADI
Müdahil avukatlarının emniyet görevlisi Muhittin Zenit hakkında suç duyurusunda bulunulması istemiyle ilgili olarak bu kişi hakkında daha önce soruşturma yapılarak yargılanmasına gerek görülmediği kararı verildiğini, müdahil avukatlarının bu karara itiraz ettiğini hatırlatan mahkeme heyeti, bu nedenle Muhittin Zenit hakkında yeniden suç duyurusunda bulunulmasına yer olmadığını kararlaştırdı.
DURUŞMA ÖNCESİ MANİPÜLASYON ENFLASYONU
MEDYAYA yansıyan bir habere göre O.S.'nin kemik testi sonucu, 18 yaşından küçük olduğu tesbit edilmişti. Geceleri uykusuzluk çekip sürekli ağladığı bildirilmişti. Oysa O.S. 'in sağlık durumunun yapılan muayeneler sonucu yerinde olduğu belirtilmişti. Ayrıca O.S.'nin "Uyuşturucu kullandım" beyanı da Adli Tıp Raporlarıyla yalanlandı. Raporlarda doktorlar "uyuşturucu kullanmamıştır" şeklinde kesin kanaat bildiriyor.
Medyaya yansıyan haberlere göre O.S. yaptıklarından bin pişman başını duvarlara vuruyor. Mahkemedeki yazılı ifadesinde ise "Beni kullandılar" diyor.
Diğer taraftan O. S. Kandıra Cezae-vi'nde "Karadeniz Çetesi" olarak tanınan tutuklularla aynı koridorda kalı-yar. O.S.'nin koğuş komşuları organize suç örgütü lideri Sedat Peker, Sedat Şahin ve
Dava sürerken Dink ailesinin avukatlarına yönelik engellemeler de sürüyor. Avukat Yücel Sayman hakkında, müşteki avukatlarına hakaret ettiği iddiasıyla dava açıldı.
Avukat Bahri Belen'e, Trabzon Vali-liği'nin bazı polisler hakkında soruşturma izni vermemesiyle ilgili dosya gizli olduğu gerekçesiyle verilmedi.
Avukat Fethiye Çetin, Trabzon Al-peren Ocakları Eski Başkanı Mustafa Öztürk'ün dinleme kayıtlarının kaybedildiğini açıkladı.
Türüt ve Şirin'in ırkçı şarkısı gündeme geldi ve İzmir ve Erzurum Baro Başkanlarından destek aldı.
Kardeşleri için oturdular
IRKÇILIĞA ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi ve İnsan Haklan Derneği'nin çağrıcılığında, Hrant Dink için mumlu oturma eylemi gerçekleştirildi. Yüksel Caddesi İnsan Hakları anıtı önünde bir araya gelen eylemciler sık sık "Faşizme inat kardeşimiz Hrant", "İnadına hepimiz Ermeniyiz", "Irkçılığa dur de" sloganları attı. Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi sözcülerinden Can Irmak Özinanır, "Unutmadık adalet istiyoruz" pankartı açan grup üyeleri adına, "Kardeşimiz Hrant Dink'in katledilişinin üzerinden yaklaşık sekiz ay geçti. Cinayeti 'aydınlatmak' adına zavallı bir tetikçi çocuk ve birkaç azmettirici ağabeyi suçlu olarak bize sunuldu. Olayın gerçek azmettiricileri ortaya çıkarılmadı" dedi.
Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi sözcüsü Can Irmak Özinanır, ayrıca yaptığı açıklamada "Ortaya çıkan delillerden cinayetle ilişkisi olduğu anlaşılan devlet memurları hakkında hiçbir işlem yapılmadı" ifadesini kullandı.
(Birgün)
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|