|

Keşke savaştığımız dağlarda ölseydik de.."
|
Habertürk'ten Sevilay Yükselir'in çarpıcı yazısı:
Dün, Fenerbahçe Orduevi'nde meslek hayatımın en önemli ama bir o kadar da şaşırtıcı anlarından birini yaşadım. Orduevi'ne girebilmem önemli idi, çünkü Fenerbahçe'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir süre öncesine kadar çok üst düzeylerinde görev yapmış bazı emekli mensuplarının konuğu olmuştum. Ama çıkışta son derece şaşkındım, zira mekanın her tarafına yoğun bir korku duygusunun sinmiş olduğunu fark etmiştim.
Bundan sadece birkaç yıl öncesine kadar terörün kökünün kazınmasında çok önemli görevler üstlenmiş olan bazı kişiler şimdi endişe içerisindeydi ve, "Keşke eşkıya takip ettiğimiz o dağlarda can verseydik de TSK'nın bu duruma geldiğini görmeseydik" diyorlardı.
Kolay değil elbette onlar için. Çünkü, bir döneme damgasını vurmuş, emekli olduktan sonra da kabuğuna çekilmemiş, bildiği ve onlara öğretildiği biçimde mücadeleye devam etmiş, orgenerallik rütbesine kadar yükselmiş iki arkadaşları, sıradan insanlar gibi göz altına alınıp, "Halkı darbeye teşvik etmek" suçlamasıyla mahpushaneye tıkılmışlardı!
Ve kimsenin sesi çıkmıyor, en güvendikleri Genelkurmay yetkilileri bile bu konuda açıklama yapma gereği duymuyordu. "İnanamıyorum yahu" diye söze başlıyor emekli generallerden biri. Ve şöyle devam ediyor: "Neye inanamıyorum biliyor musun Sevilay Hanım? Bizim camiada bir TOBB Başkanı Rifat Hisarcıkoğlu kadar cesaret gösteren kimse çıkmamasına inanamıyorum. Meğerse ne kadar sahipsiz, ne kadar zavallı bir camiamız varmış. Türkiye'nin bölünmez bütünlüğü karşısında yıllar boyu dağ taş tepe gezmiş, binlerce askerinin gözlerinin önünde şehit olmasını içi kan ağlayarak izlemiş, teröristlere karşı amansız bir şekilde vuruşmuş iki emekli generalimize sahip çıkan kimse yok. Görevdekiler suskun, biz ise bir bahane bulunup cezaevine tıkılma korkusuyla sesimizi çıkaramıyoruz. Keşke, eşkıya takip ettiğimiz o dağlarda can verseydik de, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu hale gelmesini görmeseydik"
FENERBAHÇE'DE ERGENEKON KORKUSU
Bilindiği gibi, Ergenekon Soruşturması kapsamında tutuklu bulunan emekli general Şener Eruygur da Fenerbahçe Orduevi lojmanlarında ikamet edenlerden. İki eski genelkurmay başkanına, İsmail Hakkı Karadayı ve Hüseyin Kıvrıkoğlu'na kapı komşusu olan Eruygur'un evinde yapılan arama adeta infial yaratmış Fenerbahçe Orduevi'nde. Askeri Savcılık nezaretinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı görevli polisler tarafından yapılan bu ani baskın önce bir kamera şakası olarak algılanmış ancak sonra gerçek anlaşılınca çaresizce komşularının evinde saatlerce süren aramayı izlemek durumunda kalmışlar.
Anlaşılan o ki, Fenerbahçe Orduevi'nde gerçekleşen o ani sabah operasyonu, bu güne kadar konuşmalarına, yorum yapmalarına alışık olduğumuz eski komutanların sessiz kalmalarına yol açmış.
"Eğer, birileri Ergenekon'la, "Korku İmparatorluğu" yaratma istiyor idiyse, bravo onlara! Tebrik ediyoruz. Çünkü bunu gayet iyi başardılar" diyerek kendi suskunluklarını anlatmaya çalışan TSK'nın eski mensupları, bu konuda konuşmaları durumunda, gelişmelere kendilerinin de dahil edilmeleri endişesini yaşadıklarını açıkça itiraf etmekten çekinmiyorlar.
"Peki, neden korkuyorsunuz? İddia edilen örgütlenmeler ile bir ilişkinizin olma olasılığı var mı? " soruma hiddetle cevap vereceğini sandığım Fenerbahçe Orduevi sakinlerinden korku dolu gözlerle gelen şu cevap beni şoke etti. "Nasıl korkmayalım yahu! Nasıl? Bu arkadaşlarımız ne yapmış ki? Şunu gördük. Eğer bu adamlar isterse bizi de bu soruşturmanın içine dahil etmek için uyduruk bahaneler bulmakta zorlanmazlar. Durum ortada. Güç onlarda, biz seyirciyiz. Burada yaşayan eski generallerin yaş ortalamasının 70 olduğunu göz önüne alırsanız, neden korkmamız gerektiğini ve asıl bu gücün karşısındaki korkusuzluğun nelere mal olabileceğini siz hesap edin"
|
14.08.2008 15:39:37
|
Haberturk
|
|
|
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|