|

Emekli sendikası Emekli-Sen'in kapatılmasıyla ilgili davalar sürüyor. DİSK ise sendika için ısrarlı.
DİSK, emeklilerin sendika kuramayacağı gerekçesiyle hakkında kapatma davası açılan Emekli-Sen'in durumunu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ITUC ve ILO'nun da içinde bulunduğu birçok kişi ve örgüte mektupla anlatarak, sendikanın kapatılmasının önlenmesini istedi. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve GenelSekreteri Musa Çam imzasıyla gönderilen mektupta, DİSK'e üye Tüm Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) hakkında İçişleri Bakanlığınca kapatma davası açıldığı belirtildi. Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, Emekli-Sen'in kurulmasının uluslararası sözleşmelere uygun bularak davayı reddettiği ifade edilen mektupta, mahkemenin kararının bakanlıkça temyiz edildiği, Yargıtayın da Anayasa'nın 51. maddesinin emeklilere sendika hakkı tanımadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını bozduğuna yer verildi. Mahkemenin ya eski kararında direneceği ya da Yargıtay kararına uyarak sendikanın kapatılmasına karar vereceği hatırlatılan mektupta, şunlar kaydedildi:
KARAR SÖZLEŞMELERE AYKIRI
"Oysa Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın go. maddesine göre ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin bağlayıcılığı bulunmakta olup, öncelikle uygulanması gerekmektedir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 23/4. maddesi ile Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi'nin 11/1. maddesi açıkça herkesin çıkarlarını korumak için sendika kurmak veya sendikaya üye olma hakkını korumaktadır. Bu düzenlemelere rağmen, Emekli-Sen hakkında kapatma kararı verilmesi uluslararası insan hakları sözleşmelerine açıkça aykırılık oluşturacaktır." Türk yetkililere gönderilen mektupta Emekli-Sen'in kapatılmasının önlenmesi için İçişleri Bakanlığınca açılan davanın geri çekilmesi ve gerekli düzenlenmelerin yapılması istenirken, uluslararası örgütlere ve Avrupalı yetkililere gönderilen mektupta, sendikanın kapatılmasının önlenmesi için girişimlerde bulunulması talep edildi.Mektup, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ali Babacan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Avrupa Komisyonu Üyeleri Olli Rehn ve Vladimir Spidla, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) ile Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun (ITUC) da içinde yer aldığı çok sayıda kişi ve örgüte gönderildi.
ZEHRA ŞAHINDOKUYUCU ANKARA
* * *
Herkes, sendika kurabilir
12 Temmuz 1995'te DİSK bünyesi altında sendikalaşan ve 2002 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından kapatılmak istenen Emekli-Sen ile ilgili dava yeniden görülmek üzere bugün saat 10:00'da Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tekrar görülecek. 40 ile 50 bin civarındaki emeklinin kaderini belirleyecek davayla ilgili demiryolu işçiliğinden emekli olan ve Emekli-Sen Kartal Şube kurucularından Yılmaz Gündoğdu ile yaptığımız sohbette, ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkan örgütlenmelerinin çektiği sıkıntıları, kapatılma davasını ve bundan sonraki süreçte neler yapacaklarını konuştuk.
-Emekli-Sen nasıl ortaya çıktı?
Emekliler toplumun en mağdur kesimi. İnsanlar 25-30 yıl çalışıp emekli olduktan sonra rahat edip, çocuklarıyla torunlarıyla mütevazı da olsa rahat bir yaşam hayal ederken, bunların hiçbiri gerçekleşmedi ve hayatın içinde sürekli sorun yaşayan bir emekli profili oluştu. İşte bu sorunların aşılabilmesinin ancak örgütlü bir çalışma ile mümkün olabileceğine inanan emekliler de 12 Temmuz 1995'te Emekli-Sen'i kurdu. Geldiğimiz noktada örgütlenmemiz yeterli değil ama faaliyetin sürekliliğinin sağlanması, kendi ve ülke sorunları içinde tavır geliştirmesi çok önemli. Şimdi 40-50 bin civarında üyemiz, 70'e yakın bölgede temsilcilik, ilçe örgütlenmelerimiz var.
-2002'den bu yana işleyen bir kapatma süreci var. Bu süreci bize anlatır mısınız?
Çeşitli dönemlerde Emekli-Sen ile ilgili davalar açıldı. Bunların hepsi lehimize sonuçlandı. Hukukçuların bir yorumu var, mesela avukat Rasim Öz, "Hukukta reddedilen dava yeniden açılamaz" diyor. Diğer yandan 'Anayasa'da emeklilerin bir sendika kurabileceğine dair madde yok' diyorlar. Ama kuramayacağına dair de bir madde yok. Esas olarak Anayasa'nın 90. maddesinde, "Usulüne göre imzalanmış uluslararası antlaşmalar kanun hükmündedir, Anayasa'ya aykırılığı konusunda dava açılamaz" deniyor. Türkiye'nin imza koyduğu uluslararası sözleşmeler var, orada aynı içerikte anlatımlar söz konusu. İşte, "Herkes kendisi ve ailesi için doğal bir yaşam koşulları sağlamak amacıyla sendika kurabilir, kurulmuş sendikalara üye olabilir" deniyor. Burada altının çizilmesi gereken nokta "herkes". Avrupa'nın birçok ülkesinde emeklilerin sendikası var. Biz, Avrupa Yaşlılar ve Emekliler Federasyonumun (FERPA) üyesiyiz. Bu da gösteriyor ki Avrupa'da bir emekli örgütlenmesi var, kabul görüyor. Türkiye'de bunun olmaması için hiçbir neden yok. Bu konuda yapılan yorumlar gerçekten hukuki dayanaktan yoksun, keyfi ve kötü niyetli yorumlardır. Esasen de siyasi bir yaklaşımdır.
-Sizce devlet neden böyle yaklaşıyor?
Mahkeme kararları, avukatların tutunakları her şey emeklilerin lehine ama ülkemizin sosyo ekonomik yapısı ile alakalı bir durum. Ülkeyi IMF, Dünya Bankası gibi emperyalistlerin örgütlerin programları ile yönetmeye kalkıyorlar. Burada, bu programları hayata geçirmek demokratik koşullarda mümkün olmaz. 0 zaman mevcut koşullara uygun Anayasalar yaratmak gerekiyor. İşte 24 Ocak kararları o dönemde hayata geçirilebilsin diye 12 Eylül darbesi geçekleştirildi. Emeklilerin sendikalaşma çabalarını engelleme çabalarını da işte bu, geleceğe yönelik tedbir anlamında dayatılan baskı yasaları kapsamında okumak lazım.
-Kapatılma davası ile ilgili TBMM'de grubu bulunan siyasi parti başkanvekillerine taleplerinizi içeren dosyalar gönderdiniz. Neler içeriyordu bu dosyalar, talepleriniz nelerdi?
En başta yasal statümüzün yani sendika yasamızın düzenlenmesini istedik. Zaten belirleyici olan da bu. Biz toplusözleşme hakkı ve sorunlarımız karşısında masanın diğer ucunda bulunmak istiyoruz. Eğer yasamız düzenlenmezse, sendika olma hakkını elde edemezsek, kuyruklardaki durumumuz, sağlık sorunlarındaki durumlarımızın çözümü zora girer. Toplumu örgütsüzleştirmek üzerine kurulu yapılaşmalar göze batar.
-Emekli-Sen kapatılma kararı ile ilgili geçmişten bu yana ne gibi çalışmalar yaptı ve yapacak?
Emekli-Sen, kendisine dönük baskılardan, davalardan çevresinde dostları ile birlikte savaşmaya çalıştı. Zaten bir sorun da yaşamadı. Davalar açıldı, kazandık, asılsız söylentiler çıktı, çözdük. Burada yapmaya çalıştığımız topluma seslenmek, bunu yaparken de işte Ankara'ya yürüyüşler gerçekleştirdik. İmza kampanyaları düzenledik. Kahve toplantıları, panaller yaparak basın yolluyla siyasi iktidara seslenmeye çalıştık. Diğer yandan siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri ve başta konfederasyonumuz DİSK olmak üzere bütün sendikalara ve dostlarımıza çağrı yapıyoruz.
-Kapatma davasının durumuna göre AİHM'e gitme durumu var mı?
Süreçte artık sona geldik. Ya mahkeme kararında direnecek, Emekli-Sen kapatılmayacak ya da aleyhte bir karar vererek (siyasi bir karar) kapatılacak. Kapatılma kararının ardından iç süreç 2 Kasım'da tamamlanmış oluyor. Bu nokta da Emekli-Sen, bu kapatma kararına karşı direnç gösterebilir. Toplumsal tepkiyi ölçmek, teşhir etmek için eylemlerini sürdüreceğiz. Diğer yandan kapatma davasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) de götürürüz.
UFUK KOŞAR
(Birgün)
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|