|

Cumhuriyet Gazetesi'nden Hikmet Çetinkaya'nın yazısı
|
Kendilerine "sol liberal" deseler bile "sol"la ilişkilerini 1983 seçimlerinin ardından kestiler... Kimileri daha erken davrandı, Kenan Evren Paşa'nın sofralarına oturmaya başlayınca, darbecilere övgüler düzdüler...
Kendileri gibi düşünmeyen herkesi "darbeci" ya da "faşist" olarak niteliyorlar...
En demokrat, en özgürlükçü onlar!
Önce ABD'nin Irak'ı işgal etmesine alkış tutup nutuk attılar:
"Irak, demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olacak, Ortadoğu da bundan etkilenecek..."
2002 seçimlerini ayakta alkışladılar...
Neler yazıp çizdiklerini unutmadık, arşivler ortada!
Ne emekten yanaydılar ne de özgürlükten...
Sol yanlarını çoktan yitirmişler, AB ve ABD bayraktarlığını yapmaya başlamışlardı...
Soros'un fonları akmaya başlayınca, arkadaş gruplarıyla medyayı ele geçirdiler...
Türçeyi ne güzel yazabilirler, ne de güzel konuşurlar...
Gazetelerdeki yazıları yazın hatalarıyla doludur... Bir ortaokul öğrencisi onlardan daha iyi yazı yazabilir...
1 Mayıs'ta emekçiler Taksim Alanı'na çıkamadı sendika liderlerinin, emekçilerin üzerine tazyikli su sıkıldı, DİSK'e biber gazı atıldı...
Kimileri görmedi olup bitenleri, kimileri şöyle bir değinip geçti.
Hiçbiri AKP hükümetini eleştirmedi!
Hak ve özgürlükleri önemsemedikleri için 1 Mayıs onlar için "faso-fiso"ydu, "sıkmabaş" ise giyim kuşam özgürlüğü.
***
Muhteremler son aylarda, "Marksist sol"a karşı saldırganlıklarını arttırdı "Marksist sol"u çetelerle, cuntacılarla işbirliği yapmakla suçlamaya başladılar.
Sosyalist Marksist sol, kendilerine "liberal sol" adı veren -ben onlara liberal tosuncuklar diyorum- bu kesimi son günlerde bir hayli önemsediği için şaşırıyorum...
Ergenekon'la doruğa çıkan bu tartışma, giderek ivme kazanıyor...
Aslında Birgün'den Melih Pakdemir tek başına bunların hakkından geliyor Fethullahçı sermayenin ve AKP iktidarının desteğinde olan "küçük gazete" yalpalamaya başlıyor.
Geçenlerde CIA'nın Washington'dan İstanbul'a atadığı kişi, yine sapla samanı karıştırmıştı...
O kirli bilgilerle neler yazmıştı neler...
Atatürk Havalimanı'nın dış hatlarında gazetesi, tıpkı Fethullah'ın Zaman'ı, Akın İpek'in Bugün'ü gibi yolculara ücretsiz dağıtılıyordu... Diğer gazeteler THY tarafından belirli bir sayıda alınırken CIA denetimindeki gazete, Hürriyet ve Sabah kadar satın alınıp dağıtılıyormuş...
Türkiye'de örgütlü sol, devlet içindeki çetelerle hep mücadele etti ve ediyor...
Örgütlü sol ne diyor:
"Eğer Türkiye çetelerden, mafyalardan, devlet içindeki silahlı örgütlü güçten temizlenecekse bu işe Güneydoğu'dan başlanmalıdır..."
Ergenekon sanığı bol, eylemi az, eylem planı senaryo...
TBMM Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyonu raporu masamın üzerinde...
İşe ordan başlayalım, Musa Anter cinayetinden, Binbaşı Cem Ersever'in öldürülmesinden yola çıkalım...
Uğur Mumcu, Musa Anter, Vedat Aydın, Mehmet Sincar, Ahmet Taner Kışlalı, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, Sıvas Madımak, Gazi Mahallesi olaylarına kadar inelim...
Sosyalist örgütlü solun yaşamı çetelerle, cuntacılarla, faşistlerle mücadele içinde geçti...
Sosyalist Marksist solun veremeyececeği bir hesabı yoktur...
***
Çetelerle savaşmak için AKP iktidarıyla, Fethullahçı müritlerle, din bezirgânlarıyla dayanışma yapan tosuncuklar, kendilerine "sol liberal" maskesi takıp ahkâm kesmesinler...
Televizyonlar ve gazeteler onlara yeteri kadar destek veriyor, kimi medya patronları onları besliyor...
ABD'nin ve AB'nin kucağına oturarak, emperyalizmin boyunduruğu altına girerek solculuk yapılmaz!
Bırakın sağa sola bulaşmayı, emekten, sömürüden söz etmeyi!
Kendi kendinize tartışın, solculuk oynamayı aranızda sürdürün...
Argo olacak ama söyleyeyim:
"Bırakın bu solcu ayaklarını AKP yalakası olduğunuzu çekinmeden açıklayın!"
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|