|
25 Aralık 2008 09:12
Aşağıda, deney Washington Post gazetesi tarafından Amerikada bir metro istasyonunda yapılmıştır. Herkesin farklı bir ders çıkaracağına inanıyorum. Bazılarımız bu deneyi sevebilir veya ilginç bulabilir diye bu köşeye koymak istedim. İnşallah yanılmamışımdır.
Orijinal deney İngilizce olarak http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2007/04/04/AR2007040401721.html?hpid=topnews sitesinde mevcut.
Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.
Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder.
Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider.
Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.
En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.
Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz.
Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell'in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston'da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı...
Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell'in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır.
Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz? İdi...
Bu yaşanmış hikayeden benim çıkardığım sonuçlar (Dersler) ;
Toplumun büyük kesimi sanat manat anlamaz, kabul etmek, benimsemek, sevmek için başkalarının onayını aramayın, Red etmek, itiraz etmek, isyan etmek, nefret etmek için de başkalarının onayını aramayın , Güzellikler her zaman uzakta değildir, Bazen gerçeği daha basit düşünenler görebilir, Biçilen değer her zaman yere, mekana ve kişiye göre değişir, Bir gün siz de sınanabilirsiniz.
Hikmet Öztürk
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Haber Yorumları (2 adet)
Misafir: bivalli
|
|
nereye
|
| içinizdeki cocuk yaşamadığı zaman anlamınız kalmamıştır.koşarsınız bakarsınız amaasla sormazsanız daha çok koşmaya devam edeçegiz.benide koşturmayın çünkü ben yoruldum. |
|
|
| 09.01.2009 01:53:42 |
Misafir: Yekta Öztürk
|
|
Sanat
|
Hikmet Bey yazınızı çok keyifle okudum ve çok beğendim. Gerçektende dediğiniz gibi toplum olarak sanattan hiçbirşey anlamıyoruz(sadece bizim toplumumuz değil) veya hayatımızdaki yorucu ve durmak bilmeyen koşuşturma , çok yakınımızdaki güzellikleri bile farkedememize neden oluyor. İşin espirili tarafıda sanattan anlamıyoruz (çocuklar hariç :D :) ...
Sanat kavramını ve değerini , sanatı gerçekten anlıyan ölümsüz isimlerin ağzından buraya yazmak istedim.
■; Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. ATATÜRK ■; Sanat ne kadar uzun tanrım, hayat ne kadar kısa.! GOETHE ■; Sanatı duyan insanlarla, sanatı anlayan insanlar çoktur; ama sanatı hem duyan, hem de anlayan insan pek azdır . G.S. HİLARD ■; Sanatçıya iki göz yetmez. LAMARTINE ■; Sanatlar, hürriyet tarafından emzirilince büyürler. SCHİLLER ■; Sanatın düşmanı bilgisizliktir. BEN JOHNSON |
|
|
| 26.12.2008 20:51:28 |
|