|
Son günlerde iyice ayyuka çıkan Aydın Doğan - AKP anlaşmazlığı oldukça hareketli günler geçirmemize neden oluyor. İkilinin seçim öncesinde fikir birliğinde olması nedeniyle benzerleri belki o günlerde de olmasına rağmen, haberimizin dahi olmadığı olayları, içinde bulunduğumuz günlerde teker teker öğreniyoruz.
Bunlardan biri de tabii ki Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez ile ilgili iddiaları içeren haberler. 78 yaşındaki bir insan hakkında çıkan bu haberler, elbette ki büyük bir bomba etkisi yarattı basında. Her gün bir şeyler yazılıp çiziliyor bu konuda. En ilginçleri de Vakit Gazetesi yazarlarından gelmekte.
Henüz yargı sürecinde olan bir adi vaka için çok fazla yorum yapıldı söz konusu gazete ve yazarları tarafından. İlk önce aklıselim düşünür gibi yaparak "Böylelerine aramızda yer yok. Bugünden itibaren yazılarını yayınlamıyoruz" dendi. Daha sonra ilgi başka yerlere çekilerek Hüseyin Üzmez'in üzerindeki baskı azaltılmaya çalışıldı. Ali Kırca ve Aydın Doğan'dan, hatta göz altına alınma sebebi çok çok başka olan İlhan Selçuk'tan bile bahsedildi. Hatta gazetenin bazı yazarları işi Ergenekon'a kadar götürmeye cesaret etti. Bir kız çocuğunun mağduriyetini düşünmeden "gerçek ya da yalan, bu bir komplodur" denildi. Yani olayın insani boyutunu hiçe sayarak tamamen siyasi boyutu ele alındı. Eh tamam dedik. Hani ilk şokun verdiği panikle böyle yaptılar diye kabul ettik. Derken tecavüz iddialarında adı geçen 14 yaşındaki kıza çamur atılmaya başlandı. "Zaten adı çıkmış kadınlarla geziyordu" dendi. Bu lafı ederken kamuoyundan nasıl bir tepki bekliyorlardı, işte onu hiç anlayamadım. Küçük çocuğa "zaten yolluydu o" derken hangi ruh halinde oldukları bana göre şu anda okuduğunuz yazının başlığında gizli. Kendinden olmayanın hiçbir kutsal değerini, kişilik hakkını gözetmeksizin, sadece kendi bünyelerindeki insanların adları lekelenmesin diye hareket eden bir yapılanma söz konusu. Tabii ki yazılıp çizilenler bunlarla da sınırlı kalmadı. Arada bazı din büyüklerinin yine 14 yaşındaki kız çocuklarıyla gecede 60 kez cinsel ilişkiye girmesine ve 1000 eşi olan hz Süleyman'ın bir gecede 1000 karısını birden hamile bırakması efsanelerine düzülen methiyeli yorumlar okuduk vakit gazetesinde. Olayda suçlanan Hüseyin Üzmez ise ifadesinde kendisine ilaçlı gazoz içirildiğini ve ne olduğunu hatırlamadığını iddia etti.
Mağdurun 14 yaşında bir çocuk olduğu kepazeliğini unutarak yapılan yorumlar aslında tamamen bir "kendini aklama" gayretinden başka bir şey değildi. "Kişi kendinden bilir işi" lafının gerçekliği işte bu ayrıntıda ortaya çıkıyor. Kendinden başka herkesi "ötekiler" olarak gören tayfa, bu kez kendilerinin içinden bir kişi böyle bir rezalete bulaşınca sanki aynı suçlamayla onlar da karşılaşmış gibi hareket etti.
Oysa bu olayı her olayda arkasına sığındıkları münferit vakalardan biri olarak görmeyi becerebilseler ve küçük kızın acısına ortak olarak objektif davranabilselerdi kamuoyundan belki de saygı göreceklerdi. Neticede önümüzde halen hükmü verilmemiş bir dava var. Bu hareketleriyle de adalet henüz hükmünü vermeden, Üzmez'in ipini çekmiş oldular fark etmeden.
Kral - Nacizanesözlük
Haber Yorumları (5 adet)
|
DersiMVataN
|
|
sözün bittigi an
|
| ne denirki.. her taraf gibi medyada kutuplasmaya cirkinleşmeye dogru gidiyor |
| 15.05.2008 16:31:38 |
|
romeo
|
|
sinir bozucu
|
| dinci gazetelere ifrit oluyorum ya |
| 14.05.2008 12:30:04 |
|
lila
|
|
ümmetçiler
|
| milli gazete'nin su etek uzatma olayınada girmek lazım aslında |
| 13.05.2008 20:53:39 |
|