kimbilir neler geçiyordu aklından denizde gemiler,karada silahlar insan kanı,kansız insanlar...
birer birer suya düşüyorduk su taşıyordu kurşun ağırlığı iki insan eden bedenlerimizi yüzmeyi öğreniyorduk karaya tutunamadığımızdan
ölüme yedi kala dokuz kurşun yedim aradaki sekiz teğet geçti mısralarımdan arkadaşlarım öldü,sonra ben bir yere geldik,neresi olduğunu bilmeden
önce ütopya sandık savaşını verdiğimiz ütopya... sonra ne kadar uzaklaştığımızı anladık gittikçe derinleşiyordu su,biz kaybolmuştuk geri tepiyordu ümitler,su ütopya'ya gidiyordu