|

Terim, köşeleri fethetti!
|
Son bir haftadır Fatih Terim'le yatıp kalkıyoruz. Ana Haber Bültenlerinde, köşelerde, radyolarda ondan bahsediliyor. Tarzından, sinirinden, megolamanlığından. Bugün de Balçiçek Pamir Terim'i ele aldı. İşte o yazısı:
"Son günlerde Fatih Terim hakkında yazıp çizilenlere okudukça şaşırıyorum. Malum konu şu basın toplantısı… Neymiş gazetecilere hakaret etmiş, agresif davranmış, diktatör gibiymiş, başarı 'ona rağmen geldikçe' onun burnu kalkıyormuş, megalomanmış.
Şimdi dikkatinizi çekmek istediğim birkaç nokta var:
1-Fatih Terim hep sinirli bir kişilikti. Yeni olmadı. Hangi takımı yönetirse yönetsin, takım gol attığında ya da yediğinde millet golden çok onun tepkilerini merak eder. Hatta basın toplantılarını iple çeker. 'Acaba ne diyecek?,Mimikleri nasıl olacak? Yüzü kızaracak mı?' falan diye… Youtube'daki İngilizce basın toplantısı herkesin favorisidir. Futbolun bir oyun ve bir show-business olduğu gerçeğinden ortaya çıkarsak bu tablonun en renkli figürüdür. Düşünsenize kaç gün oldu hala Ana Haber'lerde Terim tartışılıyor.
2-'Milli Takım ona rağmen kazandıkça' yorumları Terim'e yapılmış en büyük hakarettir kanımca. Beğenin ya da beğenmeyin, Terim olmasaydı yenilen o gollerden sonra toparlanmak mümkün değildi. İster motivasyon deyin, ister ballı deyin. Sonuç değişmez. En azından bu ülkede olan herkes biliyor ki; Terim'li maçlarda ne olacağı hiç belli olmaz. Maçın sonucuna endeksli başarı tartışılıyor ya… Komiksiniz. Elenseydik ama daha iyi top oynasaydık daha mı başarılı olacaktık? Öyle mi yazacaktık? Ders mi bu, yoksa eğlence dünyası mı?
3-Megalomanlığına gelince… İşte herkes o konuda çok yanılıyor. Evet Terim megaloman. Ama sadece başarılı olduğunda değil. Adamın yapısı bu. Kendini beğeniyor, başkalarını, özellikle kendini eleştirenleri hor gören bir yapısı var. Evet 'Ben birim sen hiçsin' diye bakıyor. Ama her zaman öyle bakıyor. En başarısız dönemlerinden birinde, hatta neredeyse vatan haini ilan edileceği günlerden birinde havaalanında karşılaştık. Uçaklarımız rötar yaptığı için yaklaşık 2 saat sohbet ettik. (Sohbetin içeriğini belki ilerde bir gün onun izniyle yayınlarım. Yayınlarsam zaten ortalık ayağa kalkar. Paylaştıklarını benimle arkadaşça paylaştı, gazeteci kimliğimle değil) Kısacası Terim o gün de, yani en başarısız ve ezik bulunduğu gün de megalomandı. İçini açıp benimle dertleşirken bile aynı mimiklere bakışlara ve 'Ben dünyayım' tavrına sahipti. Ben bile bunu iyi biliyorum arkadaşları, spor gazetecileri niye bilmiyor? Sohbetin bir yerinde 'Bak Balçiçek dedi, bana kimse selam bile vermiyor!' Etrafıma şöyle bir bakındım. Şaşırdım. Çünkü aslında herkes ona tebessümle bakıyordu ama o öyle bir ruh halindeydi ki görmüyordu bile. Diyeceğim odur ki, onun kavgası kendisiyle. O bundan beslenen bir karakter. Zor biri. Ama en büyük zorluk kendisine!
4-Spor basını hakarete uğramış… Tasvip etmem mümkün değil. Belki hata genellemeler yapılmasıydı ama elinizi vicdanınıza koyun, spor basının da biraz çivisi çıkmadı mı? Hadi Terim bunun bir oyun olduğunu bilmiyor biz de mi bilmiyoruz? Dün gece Fatih Altaylı Terim'i eleştirirken 'Ona çok destek olundu, bu basın Şenol Güneş'i paçavraya çevirdi' diyordu. Yani niye basın Milli Takım Teknik Direktörü'nü paçavraya çevirsin ki? Buna hakkı var mı? Şenol Güneş susuyor diye efendi, Fatih Terim cevap veriyor diye canavar! Nasıl yani? Eskiden ben de Güneş'in tarzını alkışlayabilirdim belki ama artık yapılana, hakarete cevap verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yoksa hakaret söyleyenin yanına kalıyor ve onun şanı yürüyor. Tabii üslup önemli.
Diyeceğim odur ki… Fatih Terim dün de böyleydi bugün de böyle. Onun da durumu abarttığı ortada ama biraz haksızlık yapmıyor muyuz? Bugün maçı kazanırsak 'En büyük Terim!!' mi olacak? Peki ya kaybedersek? Yine kimse selam vermeyecek mi?"
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|