|

Bir kamu kuruluşu olan TRT iyiden iyiye "reyting" diliyle konuşmaya başladı.
TRT'nin İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in Türkiye'ye gelişi nedeniyle "Kraliçe-The Queen" filmini yayınlaması "Jest mi yoksa pot mu?" tartışmalarına neden olmuştu. Çünkü Kraliçe'nin bu filmi izlememeyi tercih ettiği biliniyordu.
TRT, bu tartışmalarla ilgili bugün bir açıklama yayınladı. 15 Mayıs tarihli açıklamada filmin yayınlanmasının TRT kriterlerine uygun olduğu, ayrıca Kraliçe'nin filmi beğendiği ifade edildi. Eleştirilere tepki gösterildi.
Bu açıklama çeşitli yayın kuruluşlarında yayınlandı. Lakin açıklamadaki bir cümle kimsenin dikkatini çekmedi. Renkhaber hariç! Cümle aynen şöyleydi: "Söz konusu filmin Kraliçe Elizabeth'in ülkemizi ziyareti sırasında yayımlanmış olması bir yayıncılık başarısıdır."
Biz sormadan edemedik. "Yayıncılık başarısı nedir? VCD Player'a CD'yi takmak mı?"
Yahut şöyle soralım: TRT'nin yayıncılıktan anladığı nedir? İzlenecek filmler yayınlayıp reyting arttırmak mı? Film yayınlamak ne zamandan beri yayıncılık başarısı olarak kabul ediliyor? Bu açıklamayı bir özel televizyon yapsaydı "Çok reyting aldım. O zaman başarılıyım." mantığı anlaşılabilirdi. Ama kamu adına yayıncılık yapan bir kuruluş için "yayıncılık başarısı" bu mudur?
TRT'nin son dönemdeki yayıncılık anlayışının "kamu yayıncılığından" uzaklaştığı yönünde iddialar mevcut. Unutulmamalı ki; bu ülkede reyting için, tiraj için her şeyi yapacak çokca yayın kuruluşu var. Bırakalım da bir tane de "halk adına" bir şeyler yapan bir yayın kuruluşu olsun. Bu açıdan, TRT bir kamu kuruluşu olarak, yayıncılık başarısından kamu adına yapılacak faaliyetleri mi anlamalıdır, yoksa reyting alacak bir sinema filmi yayınlamayı mı? Soruyoruz...
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|