|

Mahallenin dayısından Ahmet Çalık'a ince mesajlar. Özkök'ün imalı hoşgeldin yazısına Babahan'dan cevap geldi.
Ertuğrul Özkök Sabah ve ATV'yi alan Çalık grubuna aba altından sopa gösterdi. Doğan medyası meydanı başkalarına kaptırmamaya kararlı.
Özkök mahallenin dayısı benim edasıyla yeni rakiplerine korku saldı. Özkök'ün dünkü Hoş geldiniz Sayın Çalık yazısı yeni bir bir kavganın fitilini ateşleyecek gibi..
Ne demişti Hürriyet'in tepe ismi? Satır aralarında Ahmet Çalık'a "uslu çocuk ol" tadında nasihatler veriyor. Kamu bankalarından alınan borcu gündeme getiriyor. Grubun Katarlı ortağını soruyor
(...) Ahmet Çalık'ı tanımam.
Hürriyet'in Ekonomi Servisi Müdürü Vahap Munyar iyi tanır.
Vahap'a güvenirim.
O, "Çalık'ın iyi, mantıklı ve kavgadan hoşlanmayan bir işadamı olduğunu" söylüyor.
Umarım, geçmişte mantıksız harcamalar ve tavırlarla mahallenin havasını bozan başka medya sahipleri gibi davranmaz.
1.1 milyar dolar devletin kasasına girmişti ama acaba bu para ne ölçüde halkın sırtından inmişti?
Bu soru soruluyor; çünkü paranın 750 milyon dolarlık kısmı iki kamu bankasından sağlanmıştı.
İkinci bir soru da şu:
Katar'dan temin edilen para, nereden gelmektedir?
Bu şirket kimindir? Arkasında kimler vardır?
Bir medya grubu mudur, yoksa arkasında bir finans şirketi mi vardır?
Sayın Çalık'ın koyduğu özsermaye ne kadardır? Hangi kaynaklardan sağlanmıştır?
Bu soruyu sadece biz değil, RTÜK'ün de sorması gerekir.
Racon kesen Özkök'ün bu sözleri Sabah yöneticilerini haliyle kızdırdı.. Muadili Ergun Babahan bugün cevap verdi köşesinden: Rekabete de varız kavgaya da
Babahan, mahallenin dayısını tanımaya niyetli değil. Özkök'ün ticari ahlak dersi vermesine Nasrettin Hoca fıkrasıyla karşılık veriyor. Ardından Petrol Ofisi'nin borcununun kamu bankasından karşılanmasını hatırlatıyor. Görünen o ki medya savaşları devam edecek:
(...)Nasreddin Hoca yaşlanmış, eşeğine binmeye çalışırken zorlanmış, ayağını bir türlü semere atamıyormuş. Etraftaki çocuklar gülmeye başlayınca "Ah Hoca ah!.. Gençliğinde böyle miydin sen" diye yüksek sesle söylenmiş. Sonra sesini kısıp kendi duyacağı bir sesle "Bırak Hoca, biz senin gençliğini de bilirdik" diye söylenmiş. Ertuğrul Özkök'ün dünkü yazısını okuyunca bu fıkrayı hatırladım. Çünkü ben gruplarının bugününü de dününü de çok iyi biliyorum, niyetlerini de... Ertuğrul Özkök dünkü yazısında mahallenin efesi rolüne soyunmuş ve raconu kesmiş. Doğan Grubu'nun geçmişteki icraatlarına bakarsak haksız sayılmaz. Karamehmet, Bilgin, Uzan gibi rakipleri bir yolla etkisiz hale getirmeyi başarmış, sonra da gidip kimilerinin malının sahibi olmuş. Şimdi yine raconu kesmiş ve medya efesi olarak merak ettiği sorulara cevap istemiş. Keşke aynı merakı Petrol Ofisi ihalesi sırasında da gösterip benzer soruları sorabilseydi. Petrol Ofisi'nin kamuya olan borcunun bir kamu bankası tarafından finanse edilip edilmediğine bir baksaydı. Bunu yaparken kimseyle kavga etmek, maraza çıkarmak, rekabetin kurallarını bozmak gibi bir amaçları yok. Ancak Doğan Grubu'nun çeşitli yayın organları aracılığıyla, Çalık Grubu ile bir çeşit kavgaya hazırlandığı görülüyor. Shakespeare'in Hamlet isimli oyununda Polonius'un oğlu Leartes'e bir öğüdü vardır: "Kavgadan uzak dur, kavgaya girersen rakiplerin senden korksun." SABAH ve atv'de bu anlayışa aynen sahibiz. Kavgadan uzak durmak istiyoruz. Ama kavga etmemiz gerekiyorsa ederiz. Kavgada sınır ve ölçü olmayacağını da hatırlatmak isteriz. Biz de Doğan Gruba'na bir çağrı yapalım ve en samimi duygularla seslenelim: Rekabet istiyorsanız hoş geldiniz. Kavga istiyorsanız da hoş geldiniz. Biz ikisine de varız. Kararı verecek olan sizsiniz. (Internethaber)
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|