Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Topbaş ve Gökçek’le yola devam mı?
Devamını Oku Avukata oruç dayağı
Devamını Oku Oğlum devlet için 93- 94 adam öldürdü
Devamını Oku Belediye'den içki yasağı açıklaması
Devamını Oku ADD'de şok

Son Yorumlananlar
Devamını Oku LeMan'dan Bomba Resepsiyon!
Devamını Oku TÜBİTAK: UFO Görüntüleri Gerçek
Devamını Oku Bu poponun sırrı çözüldü
Devamını Oku Sayım Çınar, Ayşe Özyılmazel ile Söyleşti
Devamını Oku Bu Akşam Dem Tv'de Kırmızı Kart'tayız

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


Anasayfa> Medya> 'Kapatma' Köşelere Taşındı
 'Kapatma' Köşelere Taşındı

'Kapatma' Köşelere Taşındı
Yargıtay'ın kapatma davasına ilişkin gazetelerdeki ilk yorumlar şöyle:




Nazlı Ilıcak / Sabah

Kapatma Davası....


Şaka gibi... Milletin oylarının %46'sını almış bir parti hakkında kapatma davası açılıyor. Türkiyemize yazık değil mi?

Yanlış hesap Anayasa Mahkemesi'nden ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden döner diyoruz ama bir ihtimal daha var.

AK Parti, referanduma gitmek şartıyla, Anayasa'nın parti kapatma ile ilgili 69'uncu maddesini veyahut, Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçim yöntemini değiştirecek çoğunluğa sahip. Belki de referandum sayesinde, yanlış hesap milletten döner.



Emre Aköz / Sabah

Demokrasiye aykırı fiillerin odağı!


Bu "ikinci" iktidar şu anda karşı saldırıya geçmiş durumda. Hamlesi boşa gidecek olsa dahi... Dünya ekonomik krizi yaklaşırken... Kürt sorunu çözüm beklerken... Avrupa Birliği süreci devam ederken... Ergenekon meselesi önemini korurken... Hükümeti ve iktidar partisini, bu dava ile uğraşmaya itmenin ardında " siyasi " niyetler olduğunu düşünmeden edemiyoruz.

Ama en önemlisi şu: Bu dava bir turnusol kâğıdı gibi olacak... Kim demokrasiden yana, kim değil; apaçık ortaya çıkacak.

AKP'nin "Laikliğe aykırı fiillerin odağı " olup olamadığını bilemem ama kimin " Demokrasiye aykırı fiillerin odağı " olduğu meydanda.


Mehmet Barlas / Sabah

Siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın eşsiz yöntemi


Şaka gibi değil mi?
Ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Meclis Başkanı, Bakanları ve TBMM çoğunluğu AK Partili.
Bu parti ikinci seçimde de tek başına iktidara seçilmiş.

Ülkenin güvenliğinin, gelişmesinin, istikrarının, bütünlüğünün, ekonomisinin sorumluluğunu, seçmen ikinci kez ve daha büyük oy oranıyla bu partiye teslim etmiş.

Devletin dış ilişkilerini bu partinin kadroları sürdürüyor.

Ve bir cuma günü akşamüstü ülkenin Anayasa Mahkemesi'ne Cumhuriyet Başsavcısı'nın "bu partiyi kapatın" içerikli dava açılması istemi geliyor.

Rejim adına onu bunu kapatıp yasaklayanlar, daha sonra o yasaklıların Başbakan, Cumhurbaşkanı olduklarını görmediler mi?

Geride sadece Türkiye'nin kayıp yılları kalmadı mı?
Hukuk ve yargı toplumun yaralarını kaşımak, kamplaşmaları derinleştirmek için yoktur ki.
Türkiye'yi siyasi ve ekonomik istikrarsızlığa sürüklemek isteseydim, herhalde benim de aklıma iktidardaki partiyi kapatmak gelirdi.



Ergun Babahan / Sabah

Yine aynı kriterler


Cumhurbaşkanlığı seçimi için en az 367 oy aranacağını seçimden çok önce ilan eden Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, bir süredir AK Parti'nin laiklik karşıtı faaliyetlerin odağı haline geldiğini, bu nedenle kapatılması gerektiğini savunuyordu.

Siyasete doğal olmayan yollarla müdahale, Meclis'teki AK Parti Grubu'nun aynı çoğunlukla yoluna devamını engelleyemeyeceği gibi, önümüzdeki ilk seçimde planlananın çok dışında bir tabloyla karşı karşıya kalmanıza yol açabilir.
Tarih, bize bunun hep böyle olduğunu gösteriyor.
Bu işin birinci yönü.

İkincisi ise cumhurbaşkanının bile kapatma davasında siyaset yasağına konu olabilmesi, rejimin ciddi bir sarsıntıdan geçtiğini gösteriyor.
Dileriz, Türkiye bu büyük kavgadan yara almadan çıkar.



Oktay Ekşi / Hürriyet

AKP yargı önünde


TÜRKİYE aynı güne sığdırılan olayların sayısı yönünden herhalde eşi olmayan bir ülke.

Dün sabah Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilgili yasal düzenleme gündemdeydi. Akşam saatlerinde karşımıza Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) "laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği" iddiasıyla kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne dava açması çıktı.

Önce belirtelim, bir demokraside siyasi parti kapatma, o demokrasinin iyi işlemediğinin ilk göstergesidir.

Türkiye bu açıdan hayli kabarık bir sabıkaya sahiptir.

Kuşkusuz yüksek yargının ne diyeceğine ilişkin kanaat ileri sürmek bizim -veya başkasının- hakkı ve haddi değildir.

Ancak Türkiye'de yaşanmış öteki örneklerin ve özellikle Refah Partisi'nin başına gelenlerin ışığında bir değerlendirme yapılacak olursa, "laik sistemle" oynamak, onu koruyormuş gibi görünüp sistemin altını oymaya çalışmak görülür ki hep aynı sonucu veriyor.

Son olarak Refah Partisi bu nedenle kapatılmasının haksız olduğunu ileri sürerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) de gitti ama kapatma kararının hukuka uygun olduğunu orada da gördü.



Fehmi Koru / Yeni Şafak

Bu da oldu ya…


Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın Ak Parti'nin kapatılması için dava açması insanın ağzını açık bıraktıran sürpriz bir gelişme.

Türkiye bir demokrasi; demokrasilerde parti kapatma olağanüstü istisnai bir durumdur. Ülkede her iki kişiden birinin oyunu almış, Meclis'te biraz destekle anayasayı değiştirebilecek çoğunluğa sahip, altı yıldır iktidarda bulunan bir siyasi örgüt Ak Parti. Ve kapatılması isteniyor... Hayret ki, ne hayret!


Ali Bayramoğlu / Yeni Şafak

Demokrasiye utanç davası…


Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya "AK Parti'nin laikliğe aykırı fiillere odak olduğu gerekçesiyle kapatılması istemiyle dava açtığını" söylüyordu haberdeki cümle…

Ajanstan gelen bu cümleyi okuduğum zaman bir süre şaşa kaldığımı söylemem gerekir…

Hiçbir şey beni bu kadar şaşırtamazdı, hiçbir şey devlet aktörlerinin ve yüksek yargının mantıksızlık ve futürsuzlukta bu noktaya gelmiş olduğunu düşündüremezdi.

Bu nasıl olabilir?


İsmet Berkan / Radikal

Kapatmak çözüm mü?


Anayasa Mahkemesi, önce Refah Partisi'ni ardından da Fazilet Partisi'ni kapatırken, türbana özgürlüğün sadece savunulmuş olmasını bile 'laikliğe karşı eylem' olarak nitelemiş, bu partilerin kapatılma gerekçeleri arasında saymıştı. Hele Fazilet Partisi davasında türbana özgürlük ve Merve Kavakçı'nın türbanıyla milletvekili yemini etmek istemesi neredeyse yegâne kapatma gerekçeleriydi.

Ama bunlar 10 yıl önceydi. Sanıyorduk ki Türkiye buraları aştı, artık Avrupa Birliği kapısına dayandı, artık bu ülkede demokrasi var ve en önemlisi artık bu ülkede parti kapatmak çok zorlaştı.
Ne kadar yanılıyormuşuz. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı önce Demokratik Toplum Partisi için kapatma davası açtı. Ardından kahir çoğunlukla iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi için. Yakında Milliyetçi Hareket Partisi için de dava gelirse şaşırmayacağım, öyle ya onlar da türbanı serbest bırakacağı düşünülen Anayasa değişikliğine imza ve oy verdiler.

Anayasa Mahkemesi'nin de savcının istemi doğrultusunda karar vermesi durumunda herhalde 'karşı devrim' süreci tersine çevrilecek, yeniden tek parti dönemine geri döneceğiz!



Murat Yetkin / Radikal

Parti kapatıp sorun çözmek!

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın Adalet ve Kalkınma Partisi aleyhine kapatma davası açması, Türkiye'de yeni ve tartışmalı bir dönemin kapısını açmış bulunuyor.

Kapatma isteminin AK Parti'nin kurucu üçlüsü Başbakan Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski Meclis Başkanı Bülent Arınç hakkında (diğer 68 parti üyesiyle birlikte) siyaset yasağı talep edildiğini, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç açıkladı. Böylece Türk siyasi tarihinde ilk kez (yürütmenin, yani en üst siyasi makamın başı olan) görevdeki bir cumhurbaşkanının siyasetten yasaklanması istendi. AK Parti, Anayasa'daki laiklik ilkesine aykırı davranışların kaynağı olmakla suçlanıyor. Hangi açıdan bakılırsa; Türkiye ve demokrasi adına yüz ağartıcı olmayan bir gelişme.
Yalçınkaya daha önce kapatma davasının sinyallerini vermişti.



Mustafa Karaalioğlu / Star

Akıl dumura uğruyorsa...


Bir demokraside parti kapatılmaya teşebbüs edilebiliyorsa... Daha 7 ay önce yapılan dumanı üzerindeki seçimden Cumhuriyet tarihinin en büyük seçim zaferlerinden birisini elde ederek çıkan bir partinin kapatılması düşünülebiliyorsa...

Daha 7 gün önce orduya sınır ötesi operasyon yetkisi veren başbakanın siyasi yasaklı olması isteniyorsa.

Daha 7 gün önce o operasyonu yapan ordunun başkomutanı olan Cumhurbaşkanı'nın adı bile o listeye konabiliyorsa...

Dünya ekonomik krize sürüklenmişken; o krizi başarıyla yönetebilen nadir ülkelerden biri olan Türkiye'nin hükümetine karşı yargı darbesine teşebbüs edilebiliyorsa...

Gazete haberleriyle parti kapatma dosyası hazırlanabiliyorsa...

Girdiği bütün seçimlerden ard arda oylarını artırarak zaferle çıkan bir partinin kapatılması hesap edilebiliyorsa...

O partiye oy veren milyonlarca insanın ne düşündüğü umursanmayabiliyorsa...

Demokrasiye karşı savaş ilan etmek mümkün olabiliyorsa...

Halka sürü muamelesi yapmanın; yapanın yanına kar kalacağı zannediliyorsa...

Akıl dumura uğruyor; mantık tepetaklak oluyorsa... (Gercekgundem.com)


15.03.2008 12:02:10
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Medya Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 05.09.2008 22:04:25 - Yeni Harman'ın Eylül Sayısı Bayilerde
Devamını Oku 05.09.2008 21:04:34 - Bir ayrılık daha
Devamını Oku 05.09.2008 21:03:47 - ÇGD, Akman'ı istifaya çağırdı
Devamını Oku 04.09.2008 10:56:32 - Uluç, Sabah'a veryansın etti
Devamını Oku 03.09.2008 23:18:52 - ABD'den maaş alan Vakit yazarı kim?
Devamını Oku 03.09.2008 12:34:57 - Haydar Dümen'e Ramazan sansürü
Devamını Oku 03.09.2008 12:34:09 - Vakit yine hedef gösterdi
Devamını Oku 02.09.2008 22:56:16 - Özkan'ın kanalı Digiturk'te
Devamını Oku 02.09.2008 10:43:56 - "Gidene ‘Allah aşkına gitme’ demem"
Devamını Oku 02.09.2008 10:33:40 - TRT'de akraba dönemi başladı
Devamını Oku 02.09.2008 10:32:38 - Ağustos'un birincisi Kanal D
Devamını Oku 01.09.2008 19:43:13 - Yayında sobelendi
Devamını Oku 31.08.2008 12:34:14 - Gümüş şimdi de okullarda yasak
Devamını Oku 31.08.2008 12:33:21 - Katarlı ortaktan Sabah-atv'ye 162 trilyon
Devamını Oku 31.08.2008 12:19:15 - Yeni Şafak Gazetesi'ne silahlı saldırı
Devamını Oku 29.08.2008 17:31:16 - Oray Eğin: Mithat Bereket Gerçek Tembel
Devamını Oku 29.08.2008 16:18:10 - Avrupa Yakası'ndan kötü haber
Devamını Oku 29.08.2008 16:09:00 - Cengiz Semercioğlu, Oray Eğin'i Tiye Aldı!
Devamını Oku 29.08.2008 03:29:18 - Cengiz Çandar Transfer Oldu
Devamını Oku 29.08.2008 02:16:37 - Bayülgen harıl harıl çalışıyor
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 1 ziyaretçimizin puan ortalaması: 1,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Google Chrome ne kadar hızlı?
Google Chrome ne kadar hızlı? Bir Google ürünü olan, Google chrome, gerçekten de çok mu hızlı?...
Dünya nefesini tuttu bu deneyi bekliyor
Film yıldızı olmak ister misiniz?
0,36 saniyede derlendi.