|
Herkes bir şey yazıyor… Abuk sabuk olanlar var, internet sitelerinden araklayıp cümlesi cümlesine yazanlar var. Böyle bir şey gerçekten var diyenler var, hayal ürünü diyenler var… AGARTA gündemimizin başköşesine oturuverdi birden.
Güler Kömürcü'nün omzundaki dövmede bir ay ve swastika (gamalı haç) varmış. Ayın içindeki yıldızın yerine gamalı haç yerleştirmiş. Güler Kömürcü'de kendini, "Swastika Orta Asya'ya ait bir sembol, Naziler'le alâkası yoktur diye savunmuş. Bir basın kuruluşu da bu simgenin Agarta'nın sembolü olabileceğini yazmış.
Fatih Altaylı tarafsız ve güzel anlatmış Agarta'yı. Burasının Dünyanın gizli yönetim merkezi olduğunu belirterek önce Atatürk'ün ardından da Hitler'in Agarta'ya ilgi duyduğunu yazmış.
Murat Bardakçı ise hayali saçma sapan bir şeydir diyerek kestirip atmış.
Aytunç Altındal ise, "Agarta bir tarikat falan değil. Bu inanca sahip olan kişiler dünyanın en pasifist kişileridir. Bırakın darbe yapmayı, bu inanca sahip olanlar başka insanlarla bile görüşmek istemezler," demiş.
Ben de geçen yıl Sayım Çınar'a verdiğim bir röportajda, "Ergenekon'un arkasında ekol çatışması var," demiş ve devam etmiştim. "Aslında az bilinen bir konu bu. Binlerce yıldan bu yana dünyanın sosyal ve ekonomik düzenine sahip olmaya çalışan iki temel grup var. Bugün birisine 'Amerikan Ekolü', diğerine ise 'Alman Ekolü' deniyor. Binlerce yıllık Sami-Ari ırklarının savaşı bu…" Şöyle tamamlamıştım; "Alman Ekolünün beslediği Ergenekon'un uğradığı bu hezimetin arkasında, bu günkü hükümetin destek aldığı Amerikan Ekolü var…"
Gelelim Alman Ekolüne bağlayacağım Agarta gerçeğine… Orta Asya kökenli bir felsefedir Agarta. Sembolizmin kutsallaştırdığı, fazlaca da gizem kattığı öğretiler barındırır içinde. Herkesin anlayacağı şeyler olmadığı, yeraltında yaşayan insanların ülkesiymiş gibi anlatılarak masal havası verilmiş olmasından belli zaten. Bu konu uzun ve teferruatlı... Bizi ilgilendiren kısmı da Ergenekon iddianamesinde adının geçiyor oluşu. Agarta'nın sembolleri arasında gerçekten gamalı haç var. Atatürk nasıl kökenlerimizi araştırırken Kayıp Kıta Mu'dan yola çıkarak Agarta'yı da mercek altına aldıysa, Hitlerin de aynı araştırmaları daha derin ve kapsamlı yaptığı bilinen bir gerçek. Şimdi şunu sormak lazım; Atatürk ve Hitler neden aynı yerde arıyordu köklerini?
Ari kökenli Almanlar, Büyük Tufan'da Pasifik'te yok olan Mu Ülkesi'nden kurtulanların Orta Asya bozkırlarına sığındığına inanır. Biz Türkler ise atalarımızın Orta Asya bozkırlarından Anadolu'ya geldiğine inanırız. Şimdi olasılığın birisi Türkler'in Orta Asya'nın o döneminde yerleşik halk olduğu, Ariler'in ise Pasifik'ten geldiği… Bir başka olasılık, hem Türkler'in hem de Ariler'in Pasifik'ten Orta Asya'ya gelen aynı kökten insanlar olduğu… Binlerce yıllık bir geçmişin bu gün izlerini bulmak çok zordur. Ancak her iki ırkın yollarının bir şekilde Orta Asya'da kesiştiği bir gerçek... Agarta felsefesinin de aynı kökten olsun-olmasın bugün Türk ve Alman olarak adlandırılmış iki toplumun ortak felsefesi olduğu da başka bir gerçek.
O halde adı Ergenekon olan bu gizli örgütlenmenin, daha önce tanımladığım Alman Ekolü'nün Dünya yapılanmasındaki kollarından birisi olduğunu iddia etmem hiç sakil durmayacak. Hani Ergenekon soruşturmasının altıncı dalgasında komutanlar tutuklanmıştı da köşe yazarları da yedinci dalgada kimlerin çıkacağını merak ettiklerini yazmışlardı ya… Ben korkuyorum, dokuzuncu dalgaya doğru Alman Thule örgütüne ulaşacaklar diye.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|