Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Uykusuz Çizeri, LeMan Yazarından Arak Yaparsa!..
Devamını Oku Doğu Kadınlarındaki Duygusal Lezbiyenlik
Devamını Oku Destere'de küfür rekoru!
Devamını Oku Facebook da Ergenekon'da
Devamını Oku Havalanında turiste tecavüz iddiası

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Hepsi Grubu Dağılıyor mu?
Devamını Oku Doğu Kadınlarındaki Duygusal Lezbiyenlik
Devamını Oku 2B Yeniden Meclis'e Geliyor
Devamını Oku Önce arabayı yıkadı sonra kendini
Devamını Oku İşte Canlı Yayında "Kürt" Kavgası

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


   
 
Ekonomik Krizin Baronları; TEFECİLER

Mehmet Mollaosmanoğlu

Tefecilere karşı eşzamanlı jandarma-polis işbirliğinde operasyon başlatıldı. Aralarında bir mimar, döviz bürosu sahibi ve galericiler olan on beş kişi gözaltına alındı... Yerel gazetenin manşetten verdiği haber bu…
Ne tuhaf bir ülkeyiz! Huzursuzluk hep yanı başımızda, huzursuzluktan payelenenler de. Huzursuzluğa neden olan şartları doğuranlar ise tepemizde.
Herkes biliyor ekonomik kriz başladığından beri kentin tefeci kaynadığını, hani tundralarda kuraklık başladığında harap düşmüş sürülerin peşindeki akbabalar gibi…
Gerçi bir fark var; akbabalar av ölsün diye bekler, tefeci ise ölmek üzere olan ava bir yudum su verir. Zira ölüm anındaki şuur kesintileri avı kontrol altına almayı kolaylaştırmıştır. Yani demem şu ki; akbaba karnını doyurmak için adı ölüm olan ilahi sona programlanmışken, tefeci adı kriz olan ekonomik sona müdahale ederek karnını doyurmaya programlamıştır kendini. Bu yüzden akbabalara daha fazla haksızlık etmeden tefecileri irdelemeye devam edelim.
Önce kimdir bunlar ona bir bakalım…
Çocuklukları ve ilk gençlik yılları tıpkı bir böcek gibi ezilerek geçmiştir. Her ezilişte, paranın gücünü idrak ederek ve bu gücü soluyarak ayağa kalkmayı becerebilmişlerdir. Bir daha ezilmeyecek şekilde ayağa kalktıklarında ise artık böcek değil birer ejderhadırlar. Şimdi ezme sırası onlardadır.
Acımasızlıkları da devreye girdiğinden paraya yön vermeyi iyi bilirler ve bu yüzden orta yaşlara doğru sıkı birer işadamı olmuşlardır. Bu ülkede ekonomi bir türlü sağlam zemine oturamadığından, tefecilik daima risksiz-garantili para akışı sağlar; işte bu nedenle tefeciliği paravan şirketlerle devam ettirirler. Zaten müşteri kitleleri de kendileriyle beraber basamak atlamıştır. Dedikodudan korkan kalburüstü kesim artık müşterileri haline geldiğinden az ama öz iş yapmaya başlamışlardır.
Bu işadamı-tefecilerin ortak bir özelliği vardır. Genelde hacca giderler, namaz kılarlar hatta cami yaptıran da vardır içlerinde. "Hacım," diye hitap edilmesinden pek hoşlanırlar. Biraz daha 'ar' lı olanlar az önce bahsettiklerim kadar abartmasa da, iki lafın arasında dürüstlükten-insanlıktan bahsederek ruhlarındaki küçük bir insanlık kırıntısını canlı tutmaya çalışırlar.
Birde bu işi yapan serseri takım vardır. Öncekiler kadar geniş hacimli değildirler ancak daha tehlikelidirler. Öbürlerinin avukatları vardır, aksaklıklarda icra dairelerini ve mahkemeleri ve hatırlı çevrelerini devreye sokarlar. Ama bu serseri takım ise hukuk-mukuk dinlemez, kurbanın evini-işini basar, taciz eder. Sonuçta, kurban derde kalıp ölmediyse memleketi terk eder gider.
Abartmıyorum, gözümüzün önünde olan şeyler hepsi. Doktor gibi, mühendis gibi bunlar da ekonomik-sosyal hayatın içinde yerlerini almışlar.
Şimdi şu soru sorulabilir;
Bir insan tefeciden neden para alır?
Ülkede ekonomik istikrar olmayınca, yatırım yapmış olan bireyin sürprizlerle karşılaşma olanağı çok fazladır. Avrupa da ki gibi, 'yerimde oturayım, kendimi riske atmayayım, işsizlik parası bana yeter,' deme şansı yoktur. Ticaret yapmayacaksa, devlet memuru filan da değilse, o zaman açlıktan ölme ya da dilenci olma şıklarından birini seçecektir. Hele bir de fazla dürüst ise, üçkâğıttan anlamıyorsa ekonominin yalpalayan çarkı arasına sıkışıverecektir. Pişkin devlet bu işte hiç suçu yokmuş gibi banka kapılarından geri çevirecektir mağduru… O da minnet duyguları eşliğinde tefeciden aldığı paralarla borcunu ödeyecektir. Artık aylık yüzde onbeş-yirmi faiz dönemi başlamıştır hayatında… Bu devlet neden var diye sormak aklına gelmeyecektir hiçbir zaman. Hoş gelse ne olacaktır, o da ayrı bir muamma!
Şimdi şu sorulabilir;
İcra dairelerindeki takip dosyalarında çok büyük rakamlarla yapılan takipler vergi dairelerinin niçin ilgisini çekmez? Ki icra dairelerinin para hacmi şu anda bankalardan çok daha fazla… Küçük esnafın 3-5 liralık fiş kesip kesmediğinin kontrolünü yapabilen, bankalardan beş bin lira üzerindeki havaleleri kontrol edebilen bir kurum, devletin bir başka kurumundaki belgelere neden bir göz atmaz?
Son soru da şu olabilir;
Meslek etiği denen bir şey varsa, kanunsuz olmamakla beraber vicdanlar sızlıyorsa, bazı avukatlar bu işin neresinde olduklarını hiç düşünürler mi? Zira ekonomik krizle beraber kentteki avukatların büyük bölümü tefeci mağdurlarına icra taşımaya başladılar. Avukat diyebilir; 'Bana senet-çek getirdi, icra takibi yapmak görevim…" Ama o senetleri çekleri getirenlerin söndürdüğü ocaklarda, sebep olduğu ölümlerde ya da dağılan yuvalarda ki katkısını da mesleki görev olarak mı algılar?
Sonuç;
Bu ülke kocaman bir satranç tahtası, farklı frekanslarda bir sürü zıtlıklar aynı anda maç yapıyor.
Piyon, mağdur bireyler, yani av; oyun onlarla başlayacak.
At ise tefeci-fırsatçı-üçkağıtçı vs., oyundaki bütün taşları çaktırmadan yandan vurma hesabı yapıp duracak
Fil, ekonomi; düz gitme olanağı hiç yok.
Kale, avukat; net göremediği halde uzak mesafeli avları da vurabilme yetisine sahip…
Vezir, hukuk; üstte saydığımız bütün taşlara önünde diz çöktürür, çünkü hareket alanı geniş. Ancak buna rağmen yenilmez değil! Bazen bir piyon bile onu alt edebilir.
Şah ise devlet oluyor. Böyle bir oyun alanında daima şah-mat olmaya namzet…

Hâlâ bu ülkede yaşamaya kararlıysanız iyi oyunlar… Kötü bir yanı da yok aslında, çok oyun refleks arttırır.


20.06.2008 19:45:41
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Mehmet Mollaosmanoğlu Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 20.07.2008 11:44:10 - Agarta
Devamını Oku 15.07.2008 11:29:17 - Türk Mary
Devamını Oku 01.07.2008 21:46:44 - La'Merica
Devamını Oku 26.06.2008 22:22:34 - Turizm
Devamını Oku 20.06.2008 19:45:41 - Ekonomik Krizin Baronları; TEFECİLER
Devamını Oku 16.06.2008 10:30:15 - Hayat Kadınları
Devamını Oku 12.06.2008 14:27:48 - Türk İmajı
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 9 ziyaretçimizin puan ortalaması: 4,67
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Bilgisayar kullanıcılarına müjde
Bilgisayar kullanıcılarına müjde Microsoft'un yeni uygulaması antivirüs programı üreticilerini zora sokacak...
YouTube rekora koşuyor!
MSN Video geliyor
0,45 saniyede derlendi.