|
Yedi sene önce bir ev alıp yerleşmiş Türkiye'ye. Çok güzel Türkçe konuşuyor. Türkiye'yi ve Türkleri öyle seviyor ki, tıpkı bir Türk gibi yaşıyor. Milli bayramlarda komşuları gibi balkonuna Türk bayrağı asıyor, dini bayramlarda aile ziyaretleri yapıp bayram kutluyor… Ancak geçen sene evini satıyor ve kiraya çıkıyor. Ekonomik kriz yaşadığından değil; gelecek korkusundan… Çok sevdiği bu ülkeden 'aniden gitmek' zorunda kalabileceğini düşünüyor, bu yüzden parasını Alman bankalarına aktarıyor.
Adı Julia, o da Alman. Mary'nin kirada oturduğu apartmandan bir daire satın alıyor, böyle tanışıyorlar. Zannediyor ki noter işleminden sonra daire kendisinin… Noter satışlarının tapu almada tek başına yeterli olmadığını anlatıyor Mary. Ancak yine de içleri rahat, çünkü müteahhit güvenilir birisi. Zaten baştan söylemiş adam; yabancıya mülk satışıyla ilgili yasa çıkar çıkmaz tapunu da vereceğim diye. Ancak Mary endişeli. İlginçtir, müteahhide değil, devlete güvenemiyor. Çünkü yıllardır süregelen garip bir yabancıya mülk yasası döngüsü var. Hükümet bu yasayı çıkarıyor, ardından CHP Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor. Mahkeme de düzenleme yapılması için makul bir süre veriyor. Ancak bu sürede hükümet düzenleme yapmadığı için yasa iptal oluyor. Tapu dairelerinde kaos başlıyor, parasını ödeyip dairesini alan ama işlem yaptıramayan yabancı şaşkın kalakalıyor, 'yasa çıkacak, bekleyin' vaadiyle ülkesine geri dönüyor. Aylar geçtikten sonra, nihayet hükümet yeni bir düzenleme yapıp yasayı meclisten çıkarıyor. Yine CHP ve Anayasa Mahkemesi devreye giriyor. Şimdi üçüncü defa yasa meclise gelecek. Anayasa mahkemesi yaklaşık sekiz ay önce düzenleme yapılması için dört aylık süre vermiş hükümete. Ancak hükümet bu süre dolduktan neredeyse bir dört ay sonra meclise getirmeye karar vermiş yasayı yeni haliyle. Mary'nin bir başka korkusu da bu zaten… Yasalara da güvenemiyor. Bu yüzden Alanya'da ki dairesini satarak parasını güvence altına aldığını düşünüyor.
Yabancıya Mülk Yasası bir hafta önce mecliste kabul edildi, Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulacak. CHP yeniden Anayasa Mahkemesine gider mi bilemem. Anayasa Mahkemesi yeniden iptal eder mi onu da bilemem. Ancak iki kesime birer lafım var.
İlki; ülke yabancılara peşkeş çekiliyor diyen vatandaşa, özellikle CHP lilere… İdeolojik amaçlı arazi toplayanlar için tedbir alınması şart, bu konuda hemfikirim. Ancak Mary örneğinde olduğu gibi daire satın almış Avrupa'lı insanların nasıl Türkleştiğini gözlerimle görüyorum. Hatta onların çocuklarının Türkler'le evlenip Türkler'e karıştıklarını da… Hatta hepsinin kendi ülkelerinde Türkiye lehine nasıl lobi yaptıklarını da biliyorum. İkincisi; hükümetin bu konuyla ilgili bürokrat ve milletvekillerine… Bu yasa Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilemeyecek şekilde düzenlenemez mi? Bu konudaki en yetkili mercilerden görüş almak çok mu zor. Ama beni şeytan dürtüyor. Sanki Anayasa Mahkemesinin iptal edeceğini bile bile bu yasayı hazırlıyorlar ki, iptal edilinceye kadar birilerinin işi görülüyor. Ve sonuçta yukarıda verdiğim örnekteki gibi yabancı diyor ki; müteahhide güveniyorum ama devlete güvenemiyorum!
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|