|
Meltem Çiftçi
Sinirleniyorum ve hakim olmakta da zorlanıyorum En nihayetinde bir kadınım Ve duygularıyla yaşayan bir canlıyım değil mi(!) Aslında bu kadar sert bir giriş planlamamıştım Her yazıdan önce bir düşünme evresi geçiririm ve soğukkanlılığımı kaybetmemeye özen gösteririm fakat Zor Öyle ki tanrısı bile erkek olan bir dünyada yaşıyorsak eğer gerçekten zor
Sahaflara gittim geçenlerde ve devamlı kitap aldığım bir kitapçıdan onun da önerisiyle bir kitap edindim Beni tanıdığı için az çok bana uygun sevebileceğim tarzda kitaplar seçer ve verir Fakat aldığım 7 kitaptan sonuncusuna geldiğimde ki neden bilinmez onu en sona atmıştım okumak için Beni gerçekten sinirlendiriyor Kadınları tanımaya soyunmuş bir yazar Hatta kendinden öylesine emin ki tanıdığını düşünüyor Neyi baz aldığıysa muamma Bir kadın Birkaç kadın Tüm kadınlar Nedir genel bir açıklama Bir kadın doğar Kişiliğini oluşturmak için istese de istemese de bıyıklı bir takım adamların olurlarıyla sağlamaya çalışır İlki babasıdır Babasının kuralları vardır Dışına çıkılamayan kurallar Annenin söz hakkının çok da bulunmadığı o müessesenin Annedir çünkü o Nihayetinde bir kadın Ne bilebilir ki çocuk yetiştirme hakkında O kadının dokuz ay çocuğu bedeniyle büyütmesi ya da o dönemde yaşadığı metabolizma farklılıklarının ne önemi olabilir ki (Unutmayalım ki istatistiki değerlere baktığımızda bir çok kadının majör depresyon sorununu çocuk sonrası ya da lohusa dönemine dek gelir) Bunu geçiyoruz O kadın biraz büyüdüğünde varsa abisi yoksa sevgilisi hayatına müdahil olur Biraz daha büyüdüğünde ise kocası Kadın düşünemediği için ona akıl veren ve sadece pipisinin üstünlüğüyle bu hakkı da kendinde bulan insanlarla yaşar gider Doğrunun ve yanlışın arasında boğulur gider Babasının doğrusu kendi doğrusuna uymaz Kendi doğrusu kocasınınkine Doğrular ve yanlışlar Eğer şanslı bir kadınsa kendini tanır ki bu da çok mümkün olmaz Oldu ki tanıdı O zaman da çeşitli sıfatlarla acınmadan dışarı atılır Hani o bahsedilen çemberin dışına Karşısına çıkan adamlar da değişir Kimi kadının hakkını cümle kadından daha fazla savunur, kimi kadının gücünden bahseder, kimi ey sevgili ben sana kendimi vermişim sen kadın beni var et diye bağırır, kimi nasıl yani bu kadar zaman oldu sevişmeyecek miyiz ya da ilk günden mi sevişeceğiz, kimi neler ettin bana, kimi ise börekçilik yaptın bana der durur ki o malum kitaptaki gibi
Kadını anlamak anlatmak o kadar mı kolaydır gerçekten? Bunu sormamın sebebi 'biz kadınlar anlaşılmaz varlıklarız' safsatasının çok ama çok dışında bir şey Ben ki bir kadınken kadınlarla ilgili her açıklamaya giriştiğimde 'bir kadınsan eğer' diye bir cümleyle giriş yapıyorsam hala
Önce cadı olduk ve yakıldık Sonra taşlandık Ardından yok sayıldık Yok sayılmamalıyız dediğimiz anda kafamızda bir balyoz hissetmedik mi biz? Lüxemburg, Zetkin, Burns ya da Ayşe, Fatma olmadık mı hiç hayatımızda? Kocamızın attığı yumrukla gözlerimizi ertesi gün aynı renk değerinde boyamadık mı? ya da saklamadık mı aile içi şiddet denen o menem şeyi? Hapishanede, işyerinde, okulda, sokakta tacize ve tecavüze uğramadık mı? Bir akşam yemeği için zorlanmadık mı üstlerimiz tarafından? Kadınsan eğer bunu kullan demedi mi kimse bize? Kocamız, hocamız, babamız uyarmadı mı bizi her zaman kuyruğumuza sahip çıkmamız konusunda? Ve ardından sakladığımız kuyruklarımızı bulamadığımız olmadı mı hiç? Ve biz Kadınlar 'Ben kimim?' Sorusuna yoğunlukla kaptırdığımız zamanlarda, cevaplarımızı alabildiğimiz müddetçe Sessiz, sedasız, slogansız var olmak için uğraşmadık mı yıllar yılı? Kadınlığımız paranoyakça bizim üzerimizde oynatılmadı mı burjuva zihniyetçe? Bıyıklı sermayedarların parlak dergilerinde bizim üzerimize atılıp tutulmadı mı? ''Kadın nasıl mutlu olur, işyerinizdeki kadınlarla nasıl ilişki kurmalısınız, kadın kadının kurdudur, kadın için orgazm'' Bu başlıkları atıp yorumlar yapmadılar mı? Bırakın ne olur Kadının mutluluğunu ya da kurtluğunu Hele ki orgazmını
Kadın için yazılacak öylesine çok şey var ki Hele bir kadınsan Ama acındırmaya girmeden özetlemek hatta sadece akla gelenleri kusmak denirse Bu budur.
Ama bir adam çıkmış diyor ki ben kadınları anladım Aşk yok onlar için diyor Ve aşk diyor Onlar için diyor Sade vur kır parçala mantığıdır diyor Erkeği kendine bağlar ve ardından salar ki acısı katmerlensin diye diyor Ve şairlerin kadınlardan çıkamamasına kulp takıyor Ve bilmiyor ki susturulan olmanın ne olduğunu Ve hiç utanmıyor
Meltem Çiftçi
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|