Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Gündüz polis gece hayat kadını!
Devamını Oku Flaş! İşte İslamcı Medya'yı Bozan Röportaj!
Devamını Oku Flaş! Mahir Çayan da Ergenekon Üyesiymiş!
Devamını Oku Flaş! İBDA-C, Fethullah Gülen'e Cephe Aldı!
Devamını Oku İstanbul ÇGD'den Hayat Tv'ye Destek

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


Anasayfa> Nazım Alpman - Birgün> Gazeteci Savaş İstediğinde
 Gazeteci Savaş İstediğinde

Nazım Alpman:




Durum son derece ciddi?

Çünkü etkili ve yetkili yerlerde bulunanların tümü bir ağızdan gürlüyor:

-Savaşalım!

En az isteyeni Başbakan Tayyip Erdoğan bile:

-Bu harekatı yapmak zorundayız diyor.

Böylesi durumlarda gazeteciler ne yapar?

Bizim bir anayasamız var: Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi.

Bu bildirgede ?Gazetecinin temel görevleri ve hakları? bölümünde şunlar sıralanıyor:

*Gazeteci başta barış, demokrasi ve insan hakları olmak üzere insanlığın evrensel değerlerini savunur.

*Gazeteci her türden şiddeti haklı gösteren, özendiren, kışkırtan yayın yapamaz.

***

Türkiye"nin en ?önemli? gazetecilerinden Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök diyor ki:

-Üç-beş Türk F-16"sı Erbil semalarında ses duvarını aşmalıydı. İki bin pencere camı tuzla buz olmalıydı!

Özkök gerçekten ?önemli? bir gazeteci. Kendisi de bunun aşırı derecede farkında. 2005 ağustosunda Ankara"da Emin Çölaşan"la konuşurken bu özelliğinin altını çiziyor:

-Bak Emin, bu gazeteyi ikimiz sattırıyoruz. En etkili iki isim, sen ve ben!

Etkili gazetenin en yetkili kalemi şimdi savaş istiyor:

-Bastırmamız gerekiyor, Kandil"i bırakıp daha gerideki işbirlikçilere yönelelim!

Özkök, Barzani ve Talabani"nin ?kellesi? için yazıyor:

-Biz artık kesin sonuç bekliyoruz!

Bu sözleri ne kadar ciddiye almalıyız?

Çünkü Ertuğrul Özkök"ün temel gazetecilik ilkeleri ile ?Türkiye Gazetecilerinin temel ilkeleri? arasında kıyaslanması mümkün olmayan farklar bulunuyor.

Gazetecilerin ilkeleri yukarıda var. Şimdi Ertuğrul Özkök"ün gazetecilik ilkelerine bir göz atalım:

-Patronla aranı iyi tut her olanağı fazlasıyla sağlasın!

Bir başka ilkesi de şöyle:

-Yılbaşı geliyor, bakarsın patron iyi bir prim verir. Rahatımıza bakalım şu dünyada be!.. Bize ne yolsuzluktan, siyasetten.

Dünyaya karşı dik duralım, kararlılığımızı gösterelim diye akıl veren ?önemli gazeteci? kendi özelini de şöyle ifade ediyor:

-Ben rüzgarın karşısındaki kavak ağacı gibiyim, rüzgar nerden eserse o tarafa eğilmek zorundayım!

Ülkenin Güneydoğusunda sertlik yanlısı tavırlar isteyen ?önemli gazeteci? eski çalışma arkadaşına şu tavsiyede bulunuyor:

-Yumuşak yaz, rahat edelim, keyfimize bakalım.

Savaşta kaybettiğimiz askerlerin evlerinde cam çerçeve, çocuklarının ayaklarında çorap olmadığını onlar ?şehit? olduklarında öğrendik.

Bu koşullarda savaş isteyen, gazeteci yazılarındaki hedeflere varıldığında ne yapacak?

Onun sıkı sıkıya bağlı olduğunu ilkelerine bakalım:

-Hep birlikte keyfimize bakalım, hayatın tadını çıkartalım!

Bugünlerde ?hayatın tadı? ile ?gençlerin canı? birlikte çıkartılıyor.

***

Burada ?içtenlik? aranabilir mi?

Bırakın hayatın bütünündeki ?içtenliği? aynı gazetenin sayfaları arasında bile gerekli olan samimiyeti bulamıyorsunuz. 25 Ekim 2007 tarihli Hürriyet"in birinci sayfasında bir savaş uçağının kanatları üzerinde iri puntolarla şu manşet yer alıyordu:

?Bombalayıp dönüyorlar.?

Bu bombaların bir işe yarayıp yaramadığını aynı gün Ertuğrul Özkök"ün yazısında bulabiliyordunuz:

?Çete (PKK) Erbil, Süleymaniye"deki hücre evlerine çekilip televizyon seyrederek bombardımanın bitmesini öfkenin geçmesini bekliyor.?

Operasyon bu kadar ?beyhude? ise o manşetin anlamı nedir?

Biz dönelim yine kendi anayasamıza, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi"ne:

*Gazeteci bir haberin yayınlanması veya yayınlanmaması karşılığı hiçbir maddi veya manevi avantajın peşinde olamaz.
*Gazeteci devleti yönetenlerin belirlediği ulusal ve uluslararası politika konularında önyargılara değil, halkın haber alma hakkına dayanır. Onu mesleğin temel ilkeleri ve özgürlükçü demokrasi kaygıları yönlendirir.

NOT: Özkök'e atfen yazılan cümleler Emin Çölaşan'ın Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi adlı kitabının 58, 113 ve 134. sayfalarından alıntılandı.



Nazım Alpman - Birgün

26.10.2007 13:17:42
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Nazım Alpman - Birgün Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 24.12.2007 15:56:28 - Hasankeyf'in Keyfi
Devamını Oku 22.12.2007 13:46:42 - Sevabınızı Satın Alalım
Devamını Oku 06.12.2007 13:02:23 - Vatan İçin Cinayet
Devamını Oku 25.11.2007 04:34:51 - Benim Öğretmenlerim
Devamını Oku 26.10.2007 13:17:42 - Gazeteci Savaş İstediğinde
Devamını Oku 25.08.2007 08:23:25 - İstanbul'da İcraat Bitti
Devamını Oku 23.08.2007 14:06:28 - Başbakanlık Biter, Gazetecilik Bitmez
Devamını Oku 20.08.2007 01:02:32 - Kürt Yok, Halaçoğlu Var
Devamını Oku 18.08.2007 09:31:14 - "Şeriat Geliyor" Diyerek
Devamını Oku 16.08.2007 06:33:08 - Hasankeyf'in İdam Fermanı
Devamını Oku 14.08.2007 13:56:43 - General Baykal
Devamını Oku 14.08.2007 09:51:34 - Bebelere Ferhan
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 1 ziyaretçimizin puan ortalaması: 1,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Windows çöpe gidiyor, Midori geliyor
Windows çöpe gidiyor, Midori geliyor Windows halefi Microsoft'un yeni işletim sistemi Midori hakkındaki güncel bilgiler...
Haftanın En Beğenilen Entryleri
Ekşi Sözlük'te Önemli Bir Kayıp!
0,31 saniyede derlendi.