|
Onur Türkeri'nin Renkhaber'deki ilk makalesini aktarıyoruz:
Yavaş yavaş Türk toplumu içine düştüğü çukurun ta kendisidir! Ait olduğumuz kültüre baktığımız zaman hep aile bizim için kutsaldır, önemlidir, onlara layık olmak boynumuzun borcudur gibi düsturlar benimsenmiş ve bunların dışına çıkılmamasına gayret gösterilmiştir.
Ancak son dönemlerde Türk toplumuna bakıldığı zaman toplumda bir buhranın, bir krizin olduğu gün gibi aşikardır. Bunun birçok sebebi vardır. Siz buna ekonomik deyin kültürel deyin, kuşak çatışması deyin... Yani bu çözülmenin başlıca sebepleri bunlar gibi gözükmüş olsa bile temel faktör aile kavramının yavaş yavaş kutsiyetini yitirmesidir.
Felsefe biliminde "sosyal çözülme" diye bir fenomen vardır. Açıklaması ise oldukça basittir. Herhangi bir topluma, cemaate, kesime, gruba dahil olamamış insan belli bir süre sonra aitlik kavramını yitirir ve anomi denen olgu gerçekleşir. İşte bugün ülkemizin yavaş yavaş geldiği nokta budur. Manken ablalarımızın ''çocuk doğuracağım ama babasız'' söylemleri bazı denyolar tarafından feminel bir yaklaşım olarak görülse bile nesli piçleştirmekten öteye gitmez. Çünkü babasız doğacak bir çocuk belli bir zaman sonra annesinin bütün sevgililerini baba olarak görür ve hepsine baba der. Bu piçlikten başka bir şey değildir.
Mesela daha dün gece televizyonlarda "Caner" isimli kişinin yediği dayağı görünce ne kadar üzüldük aslında. Her ne kadar yaptıklarını benimsemesek, hoşlanmasak bile onun da bir insan olduğu gerçeği aklımıza gelince bam telimiz titredi. Peki o dayağın sebebi onun haması hareketi mi idi? Kesinlikle hayır. O yenilen dayağın sebebi, kendini bilmez anne ile babanın dayağıdır. Bir yerde bu sorumsuzlukları, çocuklarını kaderine terk etmeleri Caner'in yediği dayağın başlıca sebebidir.
Bunlar sadece görülen kısmıdır bu olayın. Bir de görünmeyen ve acı olan kısımları da vardır. Her gün köprülerin altında yatan pırıl pırıl sokak çocukları ile evinde sıcacık yatağında götünü büyüten çocuğun arasında ne fark vardır? Aile dışında hiçbir fark yoktur.
Şu sebep ve sonuçlar bile insanın ailesine bağlanması için bir vesiledir. Çünkü günümüz dünden daha çok kirli ve acımasız olmaya başlamıştır. Belki iki gün sonra keşke demeye bile zaman bulamayacağız...
Onur Türkeri
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|