Araç Takip, GPS, Araç Takip Sistemi
Bizimgazete.org  
 
 
 

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum


Alevi Siteleri Listesi

Anasayfa> Röportaj> Alevionline Pazar Sohbetleri - 1
 Alevionline Pazar Sohbetleri - 1

Alevionline Pazar Sohbetleri - 1
Alevionline'da artık PAZAR SOHBETLERİ sizlerle birlikte olacak. Genel yayın yönetmeniz Ceyhun Günal soracak. Yazarımız Ali Yıldırım haftayı yorumlayacak. Adına uygun şekilde, bir sohbet tarzında, gündem maddelerine değinilecek PAZAR SOHBETLERİ'nde. Yine farklı bir tarzla, farklı bir işle karşınızdayız. PAZAR SOHBETLERİ'nin ilkini sizlerle buluşturuyoruz.



21 Eylül 2008 16:59

Alevionline'da artık PAZAR SOHBETLERİ sizlerle birlikte olacak. Genel yayın yönetmeniz Ceyhun Günal soracak, yazarımız Ali Yıldırım haftayı yorumlayacak. Adına uygun şekilde, bir sohbet tarzında, gündem maddelerine değinilecek PAZAR SOHBETLERİ'nde. Yine farklı bir tarzla, farklı bir işle karşınızdayız. PAZAR SOHBETLERİ'nin ilkini sizlerle buluşturuyoruz.


 

 

CEYHUN GÜNAL: Ali Abi merhaba. Bundan böyle Pazar Sohbetleri'nde Alevionline okuruyla buluşacağız. Ne düşünüyorsun abi özelde Alevionline, genelde de Alevilerin internetteki çalışmaları hakkında. İyi mi, yeterli mi, eksik mi? Nedir sence vaziyet?

 

ALİ YILDIRIM: Teşekkürler Ceyhun. Öncelikle tüm okurlarımıza/izleyicilerimize merhaba diyelim. Bak ben hayata olumlu bakmaktan, gülümseyerek bakmaktan yanayım. Diğer türlüsü çok çekilmez oluyor. Pembe tablolar değil ama gücün enerjinin aydınlığın değişimin vurgusunu yapmak… Böyle baktığımızda Alevilerin bugün internette varoluşu bir mucizedir. Alevionline'ın durumu ise mucize üstü bir şey. Nasıl olmasın ki! Parasız pulsuz, yalnızca emekle, yalnızca yol aşkıyla yapılan işin adıdır bu.

 

 

 

"DENİZ FENERİ TÜMÜYLE BİR DOLANDIRICILIK FAALİYETİ"

 

CEYHUN GÜNAL: Abi bu haftadan konuşup da Deniz Feneri olayına girmeden olmaz. İslamcıların "yardım" faaliyetlerinden kötü kokular geliyor. Bu kokular geldikçe de Başbakan'ın daha da sinirlendiğini görüyoruz. İnsanların dini duygularını kullanmakla, vicdanlarını kullanmak arasında bir bağlantı olabilir mi? Özellikle son yıllarda moda haline gelen bu "yardımcılık" hadisesi hakkında ne düşünüyorsun? Gidiyorlar, pata küte televizyonlarda yardıma muhtaç insanları çıkartıp teşhir ederek, kaybedecek hiç bir şeyi kalmamış insanların zavallılıklarını kullanarak prim yapan kişi ve kurumlar var. Sadece "amaç dışı" çıkmasına değil, kendi amacı da sakat gibi geliyor zaten bana bu yardım organizasyonlarının. Sen ne düşünüyorsun?

 

ALİ YILDIRIM: Yardım sadaka konusunun siyasal ideolojik boyutları var. Yardım işi salt vicdani, salt dini duygularla amaçlarla yapılan bir iş olmanın ötesinde. Bir yönetim tarzının bir ekonomik siyasal yaklaşımın bir tür tezahürü. Demek istediğim şu. AKP iktidarı 2002 yılından başlayarak sosyal devleti tavsiye etme noktasında ciddi bir yol aldı. Devletin her yurttaşına karşı, onun insan gibi, başı dik onurluca yaşamasını sağlama yolunda görevi ödevi var. AKP eğitim, sağlık, sosyal güvenlik alanlarında, özelleşmeci  neo liberal bir yaklaşımla devlet katkısını en aza indirme çabası içerisinde. Yani sosyal devlet yerini bir anlamda sadaka devlete bıraktı. İnsanlar daha yoksullaştı, işsizlik artık, insanlar başkalarına muhtaç hale geldi. İşte sadaka burada dini ve vicdani duygularla kapitalist sistemin yaralarını iyileştirme adı altında yapılan işin adı oldu. Yani iktidar muhtaç et, bağımlı kıl, sadaka ver formülü uygulayarak sistemini ayakta tutuyor. Yoksullara karşı bu kadar karşı politika yürüten bir iktidarın yoksullardan oy almasının arkasında yatan dene bu. Bu sosyal devletin yerine sadaka devleti ikame etme işi salt bize de özgü değil. Bu hayırseverlik politikası Dünya Bankasının çizdiği bir plan doğrultusunda yürütülüyor ve aynı sadaka işi Latin Amerika ülkelerinde de uygulandığı geçtiğimiz yıllarda. İlgini çekecek bir şey söyleyeyim. Dünya bankası kendi ekonomik politikaları sonucu ortaya çıkan yoksulluk, işsizlik karşısında, bir toplumsal başkaldırı olasılığını engellemek amacıyla yoksullara dağıtılmak üzere, yani sadaka olarak dağıt diye Türkiyeye yine geçtiğimiz yıllarda 500 milyon dolar kredi açtı. İşte bu siyasal projeye oturan Deniz feneri işinin tümüyle bir dolandırıcılık faaliyeti olarak inşa edildiği görülüyor. Ama iktidar benim hırsızım iyidir yaklaşımını terk etmek niyetinde değil. Öylesine gözü dönmüş bir haldeler.

 

 

 

"MEDYA SİYASET İLİŞKİSİ HER AÇIDAN ÇÜRÜMÜŞ"

 

CEYHUN GÜNAL: Abi bir de Erdoğan'ın Doğan'a sinirlenmesi olayı var. Deniz Feneri'nden kokuları kaybedeceğim derken, sanki başka yerden de koku gelmeye başladı gibi. Bir medya grubunun liderinin Başbakan'la diyaloğu, bu diyaloğa karşılık Başbakan'ın "Aleyhime yayın yapma, açıklarım haaa." şeklinde şantaj gibi açıklamaları. Medya-siyaset ilişkisi yine tartışma konusu. Ve belki de hiç bu kadar açıktan yürütülmemişti bu tartışmalar. Nedir bu medya ile siyasetin kirli ilişkisi?

 

ALİ YILDIRIM: Ya aslında mesele çok açık ve yeni bir yanı yok. Türkiyede medya ticari bir silah olarak elde tutuluyor. Emin Çölaşan, Erdoğan'ın talimatıyla işten atıldığında bu net biçimde bir kez daha görülmüştü. Özgür medya, bağımsız medya tümü lafta. Medya patronları medya işi dışında iş yaptıkları an piyasaya, iktidara, devlete bağımlı hale geliyorlar. Ve majestelerinin çizdiği sınırlar içerisinde özgür medya faaliyet gösteriyor. Medyanın illa da muhalif olması gerekmiyor, ama medya patronun diğer işlerini ayarlamak için bir araç gibi düşünüldüğü çalıştığı an her şey sona eriyor.

Medya açısından vahim olan durum iktidar açısından daha  da vahim. İktidar tam anlamıyla bir yandaş medya istiyor. Yalanın dolanın, yolsuzluğun yoksulluğun üstü onunla örtülüyor. Onun karşılığında da medya patronuna sermaye aktarılıyor, tabi vurgununa talanına göz yumularak. İktidarın kendi medyasını kurması, yani organik medya kurması yaşadığımız anın adı. Yani yandaş yetmiyor eş dost akraba medyası kuruluyor. Adam "bizim Çalık" oluyor. Gazeteler tv ler adam adına alınıyor, satılıyor, bunu bizzat başbakan yönlendiriyor.

Her açıdan çürümüşlük, maalesef.

 

 

 

"GÖKÇEKLER ANKARA İÇİN VAHİM BİR OLGU"

 

CEYHUN GÜNAL: Malum bir de son haftaların gündeminde yine Melih Gökçek var. Geçenlerde cemevlerini hedef gösteren Gökçek, bir-iki gün önce de cemevinin ibadethane sayılamayacağını söylemiş. Bu arkadaşın oğlu da Alevi derneklerini ziyaret ediyor. Cem Vakfı'na yayınladığı ziyaret basına yansıdı. Hatta biz Alevionline'da yapamadıkları, yani kabul edilmediği Alevi derneklerini de açıkladık. Babası bir yandan ayrı bir telden, oğlu öbür yandan ayrı telden çalıyormuş gibi bir görüntüleri var. Sen ne diyorsun?

 

ALİ YILDIRIM: Ceyhun kardeş, Melih Gökçek Ankara'nın başkent oluşundan bu yana Ankara'nın yaşadığı en büyük felaketin adıdır. Ankara için büyük bir yıkımdır. Ve işin acı tarafı bu felaketi biz solcular bizzat kendi elimizle başımıza getirmiş buluyoruz. Yani felaketi başımıza çıkarttık şimdi de nasıl kurtuluruz bu işten diye kıvranıyoruz. Biliyorsun 1994 yerel seçimlerinde melih gökçek 1500 farkla kazandı. O zaman CHP adayı Ali Dinçer 30 bin oy almıştı ve bu oy boşa gitti, Melih geldi. 1999 da Karayalçın seçilecekken doğan Taşdelen karşısında  diğer bir sol aday oldu, Taşdelen 150 bin oy alırken melih Karayalçın'dan yalnızca 30 bin fazla almıştı, geçen seçim de bir benzer durum oldu.

Kendimiz ettik, kendimiz bulduk. Desek de bu bugün yaşadığımız, Ankara'nın yaşadığı olumsuzlukları ortadan kaldırmıyor, yaşan yanlışlıklara çare olmuyor.

Baba Gökçek yetmiyormuş gibi şimdi de oğul piyasaya sürüldü. Oğlan sağa sola gidiyor, mahalle faaliyeti gösteriyor imajı yaratıyor. Tam babasının kopyası. Ama bizim sazan Aleviler, açıkca söylersek cem vakfı Ankara şubesi sanki baba gökçekten çektikleri yetmiyormuş gibi oğlunu misafir edip iltifatta bulunuyorlar. Cem vakfı ankarada hiç tutunamadı biliyorsun. Şimdi Çankaya belediyesi onlara bir cemevi yeri tahsis etti, o sayede varlar. Ama tutumları hastalıklı. Güzel olan o ki bir avuçlar. Gökçek Ankara için vahim bir olgu dedik. Aleviler için de ayrıca öyle. Alevilerin cemevi talebini geri çevirdi. Cemevlerine de cami gibi su verilmesiyönündeki önergeyi belediye meclisinde reddetti. O da yetmiyormuş gibi Dikmen Vadisi'nde yıllardır bulunan cemevini yıkacağım diye tutturdu.

Ankara'ya yalnızca rant gözlüğüyle bakan bir reisten, yani Gökçek'ten acilen kurtulmamız gerekiyor. Ama bir sol adayla kurtulmalıyız. Yani AKP onu aday göstermezse değil. Kentlerimizi bu karanlık zihniyetten temelli kurtarmalıyız.

 

 

 

"DÖNEKLER FANATİK OLUR"

 

CEYHUN GÜNAL: Kayseri'deki olayı izledin mi abi? Belgesel çeken ekip kaleye haçlı bayrak asmış belgesel için. 50-100 kişi toplanıp belgesel ekibini dövmeye kalkmışlar "Burası Müslüman-Türk şehri" diye. Memlekette böyle hadiseler de cereyan ediyor.

 

ALİ YILDIRIM: Aslında bu kayserinin düşman işgalinden kurtuluşu bir acayip iş. Kayserinin altını azıcık kazsan Bizans çıkacak rum çıkacak. Dönekler fanatik olur derler.

 

 

 

"BU ŞEKİLCİLİK BENİM AKLIMA YATMIYOR"

 

CEYHUN GÜNAL: Bir de Bakırköy'de bir savcının hayatını kaybetmesi olayı var. Ortadaki iddia vahim. 112 Acil'i arayanların "İftardan sonra geleceğiz." cevabıyla karşılaştıkları iddia ediliyor.

 

ALİ YILDIRIM: Dikkatinden kaçmaması çok önemli ben de o cümleye takmıştım.

Savcı spor yaparken fenalaşıyor. Yanında aynı salonda spor yapan bir başkası 112 acili arıyor. Verilen cevap vahim. Ancak iftardan sonra ambulans gelebilir, bekleyin… Bunun gibi geçen yıl da bir olay olmuştu. Namaz sırasında cemaaten biri kalp krizi geçiriyor. Adama kardım etmiyorlar, namazımız bozulur diye. Biçimselliğin, şeklin insanlıkla çekişmesi, çatışması bu. Benim aklım almıyor.

 

 

 

"AKP'NİN HER HIZIR PAŞA'SINA BİZ BİN TANE PİR SULTAN ÇIKARTACAĞIZ"

 

CEYHUN GÜNAL: Abi senin bu AKP'nin Alevileri konusunda bazı çıkışların var.

 

ALİ YILDIRIM: Evet onu şunun için söyledim. Bizim değerlerimiz var, direniş geleneğimiz var. AKP'nin toplumu yanıltmak için sözde alevi aday koymasının adı Alevi literatüründe Hızır paşa olma durumudur. Dönekliğin, yola ihanetin adıdır Hızır paşa. Ama Hızır paşa nasıl ihanetin adı işe Pir Sultan da direnişin adıdır haklılığın adıdır. Onurun adıdır.

O nedenle şöyle söyledim. AKP'nin çıkarttığı her Hızır paşanın karşısına bin tane pir sultanla çıkacağız. Öyle yağma yok.



21.09.2008 16:59:56
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Haberin karnesini siz belirleyin
1 - Zayıf 2 - Geçer 3 - Orta 4 - İyi 5 - Pekiyi
Bu haber için oy kullanan 83 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,30
Haberi Paylaşın
Google Google Live Live MySpace MySpace Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.

Haber Yorumları (3 adet)

Misafir: alinaki Editöre Bildir
cemal bey
cemal bey neden hala müslüman olmadığımızı bu topluma haykıramıyoruz demişsiniz.siz haykırıyosunuz ,ama biz aleviler Allah Muhammet Ali yolunda 12 imamlar yolunda yürümekten vazgeçmiyoruz.Siz Ateizme devam edebilirsiniz ama Aleviliği düşüncelerinize alet etmezseniz sevinim.

Allaha kul Muhammede ümmet Aliye talip olanlar yoluna herzaman olduğu gibi Müslümanlıkla devam edecek

saygılarımla
%0 %0 %0
29.10.2008 10:04:10

Misafir: cemal kaya Editöre Bildir
neden hala
Neden hala müslüman olmadığımızı bu toplumda haykıramıyoruz.
%0 %0 %0
17.10.2008 15:51:32

yozcay Editöre Bildir
merhaba
sayın Ali Yıldırım'ı böylesi bir açılımın içinde görmek güzel olmuş.Alevionline farkı da denilebilir..Pek çok konuya ilişkin görüş ve düşünce açıklanmış.Ancak bir eksik göze çarpıyor hatta bu eksik bağırıyor.Nedir bu eksik?Bu eksik sayın Ali yıldırım'ın kendisine yapılan büyükçe bir eleştirinin yanıtsız kalmış olmasından kaynaklanıyor.Sevgili ceyhun bu eleştiriyi neden soru şeklinde yöneltmedi bunu bilmiyorum ama sayı Ali Yıldırm her durumda böylesi bir eleştiriyi yanıtlardı diye düşünüyorum."Hangi eleştiri?" denebilir.Sayın Turan ESER in yazısından bahsediyorum.

Söz konusu Pazar sohbetlerinin devamını takip edeceğim.

SAYIN aLİ YILDIRM'a ve sevgili CEYHUN'a bu değerli çabadan dolayı bir kez daha teşekkür ederim.
%0 %0 %0
22.09.2008 00:51:53




Röportaj Bölümünden Son Yazılar
Peperuhi, Renkhaber-e konuştu Peperuhi, Renkhaber'e konuştu
Ekşisözlük yazarı Peperuhi, Renkhaber'in soruların...
Edebiyatçı Bülent Akyürek, Renkhaber-e konuştu Edebiyatçı Bülent Akyürek, Renkhaber'e konuştu
Röportaj
Ali Balkız röportajının tamamı Renkhaber-de (Özel) Ali Balkız röportajının tamamı Renkhaber'de (Özel)
Zaman, bu röportajı eksik verdi!
Erdal Yıldırım: Dersim-de olan isyan değil katliamdır Erdal Yıldırım: Dersim'de olan isyan değil katliamdır
PSAKD'nin akil isimlerinden Erdal Yıldırım, soL'un...
-Yeni bir program, yeni bir manifesto istiyoruz!- "Yeni bir program, yeni bir manifesto istiyoruz!"
Ali Balkız'ın bu röportajı çok konuşulacak
GHK, BirGün-e konuştu GHK, BirGün'e konuştu
Röportajın tamamı ise sadece Renkhaber'de
Geniş Aile-nin senaristi Cüneyt İnay, Renkhaber-e konuştu Geniş Aile'nin senaristi Cüneyt İnay, Renkhaber'e konuştu
İşte o röportaj
Ekşisözlük-ün sahibi yurda döndü Ekşisözlük'ün sahibi yurda döndü
SSG, Star'a konuştu
-Benim için Ekşi’yi fethetmek zor değil!- 'Benim için Ekşi’yi fethetmek zor değil!'
Uludağ Sözlük'ten 'vaudeville for vendetta', Renkh...
GDO-da bize -yutturulanlar- GDO'da bize 'yutturulanlar'
İşte burada
TARTIŞMA YARATANLAR
OKUMADAN GEÇMEYİN
0,67 saniyede derlendi.

Evden eve Nakliyat - Hubyar - Nur Pompa - GPS Araç Takip Sistemi - Oto aksesuar