'Kendimle ilgili bütün biriktirdiklerim Fenerbahçeye'
Amiyane bir tabirle
uzun yıllar sonra şeytanın bacağını kıran Fenerbahçe, bol gollü mücadeleler
sonucu Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale kalmayı başardı. An itibarıyla
Avrupa'nın en iyi 8 takımı arasına giren Fenerbahçe'nin Sevilla zaferi hala
konuşulmaya devam ediyor. Futbol kamuoyu daha çok Ahmet Çakar ve bikini mevzuu
üzerine kilitlenmişken, yıllardır Fener tribünlerinde dalgalanıp duran bir
kadını, taraftarın gözbebeği Feryal Pere'yi bulduk ve muazzam yoğunluğu arasında
bol tebessümlü bir söyleşi geçirdik kendisiyle. Sevilla'daki maçta da tribündeki
yerini alan Pere'nin kendisi kadar duru cevapları ve Fenerbahçe aşkı bizleri
büyüledi. Aynı zamanda Radikal Spor yazarı olan, FB TV'de Yüksek Kramponlar
isimli programı taraftarlarla buluşturan ve Star TV'nin Kurumsal Art Direktörlük
görevini yerine getiren Pere'nin Sevilla zaferiyle ilgili izlenimleri,
Fenerbahçe aşkı ve sorularımızın bütününe verdiği samimi cevaplar için buyrun…
Ali
Ersin Kelleci
-
Gözümüz aydın, Fenerbahçe çeyrek
finalde. Duygularınızı alalım ilk elden isterseniz...
-
Çeyrek final, maç sonunda ilk
algıladığımız durum değildi. Yere göğe sığdırılamayan Sevilla'yı hem de film
gibi bir maçla baş edip geçmiştik. Ağlamayı severiz...Eh bolca gözyaşını
esirgemedik çeyrek finalden…
-
İspanya'ya gittiniz ve bizzat
Sevilla'dan bildirdiniz. Ambiyans nasıldı?
-
Gün boyu Sevilla sokakları çınladı.
Portakal ağaçlı bir Kadiköydü orası... Laf olsun diye değil, gerçekten.
Şarkılar, marşlar, kucaklaşmalar… Müthişti ortam.
-
İlk dakikalarda Volkan golleri
yediğinde ne düşündünüz?
-
Birinci golün çok erken olmasına
sevindim. Atmalarını bekliyorduk zaten. İkincide rüzgarın hesaplanamaz gücünü
fark ettik. Bir kaç dakika kaşkolümle yüzümü kapattım!
-
Fenerbahçe'nin kazanacağına olan
inancınız tam mıydı?
-
Kesinlikle. Gitmeden söylediğim çok
sayıda tanıdığım var.
-
Edu kendi kalesine gol atmasın diye
dua etmişsiniz. Maç sonu kendisiyle ilgili insanları gülümseten bir yorumunuz
oldu. Burada da söyler misiniz?
-
Evet. Bütün gün "Aman Educum, sen bugün
gol atma sakın!" uğurları yapıldı... O da 'emriniz olur' diyerek penaltıyı
kaçırdı!
-
Maçı ünlü simalarla birlikte
izlediniz. Kimler vardı bu grubun içinde?
-
Beyaz, Acun Ilıcalı, Galatasaraylı olup
da Fener sayesinde dünyayı gezen Selahattin Duman, Uğur Dündar.
-
Aralarında en fanatik Fenerbahçeli
olarak siz gösteriliyorsunuz. Doğru mu bu?
-
Aman efendim iltifat ediyorsunuz. Bilmem
ki, fanatik miyim!!! (Gülüşmeler)
- Buradan öyle gözüküyor en azından.
Peki Fenerbahçe sevginizin kaynağı nedir?
- Babam, yurt sevgisi, insan sevgisi…
-
Tek kelimeyle bu sevgiyi anlatın
desek, ne dersiniz?
-
Ebedi aşk.
-
Fanatik bir Fenerbahçeli olduğunuz
her halinizden belli oluyor. Radikal'deki yazılarınız ve FB TV'deki Yüksek
Kramponlar isimli programınız da iyi biliniyor. Kadın taraftar, yorumcu olmak
nasıl bir şey? Futbol hep erkek işi olarak görülmüştür çünkü.
-
Artık kadın taraftar ya da yorumcu
eskisi kadar yadırganmıyor. 'Elinin hamuru' çok şükür mazide kaldı.
-
Tribünlerdeki küfürler size nasıl
etki ediyor peki bu durumda. Hiç katıldığınız oluyor mu bu koroya?
-
Aaa, Saraçoğlu'nda küfür mü var?! Hiç
duymuyorum!.. (Gülüşmeler)
-
Fenerbahçe en çok hangi takımla maç
yaparken heyecanlanıyorsunuz peki?
-
En çok Trabzon maçları heyecanlandırır
beni.
-
Takımdaki Brezilyalı ağırlığına
değinmeden edemeyeceğim. Roberto Carlos, Alex, Deivid, Edu ve yine Brezilya
kökenli Aurelio, Vederson... Takımın en renkli, sevilen, neşeli isimleri olarak
görülüyorlar. Ve tabii Zico'yu da eklemeden olmaz bu kategoriye.
-
Brezilya ruhu Fenerbahçe'ye hep çok
yakışır.
-
Yengeç dansı uğurlu geldi takıma
herhalde, değil mi?
-
Yengeç öncesinde Pierre'nin
çiftetellisi, halay, samba hepsi uğur kategorisinde hak ettiği yeri alır.
-
Takım çekişmeleri sebebiyle küs
olduğunuz birileri var mı? Varsa kimlerdir bunlar söylemenizin bir mahsuru
yoksa?
-
Var. Çok çok yakın bir arkadaşımla
Galatasaray maçından beri küsüz.
- Bir dönem kurumsal menajerlik
şirketi olan AJANS'ın genel müdürüydünüz. Hala devam ediyor musunuz o
görevinize?
- Hayır. Doğan grubuna geçtiğinden beri
Star TV kurumsal iletişim direktörüyüm.
-
Mühürlü Güller dizisinin öyküsünü de
siz yazmıştınız değil mi?
-
Evet, İpek Aksoy'la birlikte.
-
Radikal'deki spor yazılarınızda da edebi maharetiniz kendini
belli ediyor. Birikiminizi belli ki Fenerbahçe için kullanıyorsunuz...
-
Teşekkür ederim. Ne öğrendiysem Fener
içinmiş...
-
'Kara Deryalarda Bir Fenersin' diyen Fenerbahçe tribünlerine
buradan bir mesajınız var mı?
-
İçim aydınlanıyor orada olduklarını
hissettikçe. Arkama yaslanıp gülümsüyorum.
-
Röportaj için teşekkür ederiz. Vamos Bien...*
-
Vamos Bien... Hep böyle olsun...
* Portekizce 'iyi gidiyoruz' anlamına
gelmektedir.