|

Sayım Çınar ve Atilla Dorsay
|
Türkan Şoray benim romantik olarak aşık olduğum bir kadın oldu
Sinema tabulara ve yasaklara karşıdır ve de her şeyi sorgulayabilir. Sinema,bütün sanat dallarını içinde barındıran bir sanattır. Sinema geliştikçe insan ve toplum değişir, gelişir farklı ahlaki değerler ortaya çıkar. Atilla Dorsay,Türk sinemasına en çok eğilen, sinemamız üzerine sürekli yazan bir eleştirmen. Türkiye'de sinema eleştirmenliği denildiğinde, akla gelen en önemli isimlerden biri Atilla Dorsay' dır. Atilla Dorsay' la Türk medyasından televizyona, köşe yazarlarından Antalya film festivaline, Türkan Şoray'dan gay lobisine uzanan eğlenceli bir söyleşi gerçekleştirdik. Şeker Bayramının ikinci günü Ulus'taki evinde hem şeker yedik hem de Türk sinemasının yıldızlarını konuştuk. Konuştuğumuz bunca konu arasında belki de en önemlisi yazarın Türkan Şoray'a olan aşkıydı.
Sayım Çınar
Siz kırk yıldır sinema eleştirmenisiniz. Sinema eleştirmenleri arasında kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz?
İçlerinde en yaşlı, yorgun, bıkkın ve bezgin biri olarak görüyorum!...Ama öte yandan, kimse kusura bakmasın, en gençlerinden biri olarak görüyorum. Çünkü hala bütün yeni filmleri iştahla yutuyorum. Sanatsal filmler kadar tür sineması örneklerini de kaçırmamaya özen gösteriyorum. Sinemaya olan korkunç açlığım devam ediyor. İşte böyle bir ikilem içindeyim. Bakalım ne zaman fizik kanunları üste çıkıp, benim bu manevi gücümü yenebilecek? Öte yandan, sinema üzerine gitgide daha çok yazılması beni mutlu ediyor. Ciddi eleştiri de çoğalıyor, eleştirmenler de...SİYAD habire yeni üye alıyor. 70 üyeyi aştık.
Yaş geçtikçe insan yaşlanmıyor, yaşamadıkça yaşlanıyor değil mi?
O da doğru, ama sanıyorum benim gibi hayatını sinemaya veya sanata adamış kişiler, ruhen daha geç yaşlanıyorlar. Çünkü sanat insanı genç tutan bir uğraş.
Sinema eleştirmenleri arasında bir Sevin Okyay bir de sizin asla yaşlanacağını düşünmüyorum. Çünkü masal kahramanı gibisiniz..
Teşekkür ederim. Sinema yazarları biryana, birtakım köşe yazarlarına bakıyorum da, onları olduklarından çok yaşlı buluyorum. Hayata sabit bakışları, yıllardır aynen tekrarladıkları şeyler, yaşam karşısında duyamadıkları sevinçler yüzünden….Allaha şükür, hayatla organik bağlarım çok güçlü şekilde devam ediyor.
Son dönem yönetmenlerinden kimleri başarılı buluyorsunuz? Türk sinemasında büyük bir değişim var. Aldığımız ödüller de bunu kanıtlıyor. Sinemanın derin bir sanat olduğunu, bize kimler gösteriyor?
Sorunun içinde cevabı saklı. Eskiden sinemayı sadece bir uğraş olarak görenler vardı, çok iyi işler de yaptılar ama sinemayı bir has sanat olarak görmeyi pek başaramadılar. Bugünkü yeni kuşağın, en azından bir bölümünde bu özellik var. Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Derviş Zaim, Yeşim Ustaoğlu, Reha Erdem, Semih Kaplanoğlu…Sonra Fatih Akın, Ferzan Özpetek gibi yönetmenler, sinemayı temelde bir sanat olarak görüyorlar. Yani, sevdiğim bir tabir değil sanat filmi, ama onlar nihai, sonsal amacı sanat olan filmler yapıyorlar. Bunlar sıkıcı, soğuk, itici filmler de değil. Gerçekten hayatı kavramaya çalışan filmler…Yenileri de geliyor. Antalya film festivali için birçok film izledim. Yenilerden gelen filmler, belki istendiği kadar iyi değil. Bir çok ilk filmin içinde, seyirciye sunulabilecek çok azı vardı. Dijitalin gelmesiyle, film yapımının çok kolaylaşması hem iyi, hem kötü oldu. Birçok film mastürbasyonun ötesine geçemiyor. Ama zaman bunları ayıklayacak, iyiler ve yetenekli olanlar kalacak.
Türk sinemasında dünya sinema tarihine geçebilecek bir yönetmen var mı?
Evet, bence en azından Metin Erksan, Yılmaz Güney ve de Nuri Bilge Ceylan bu düzeye ulaşmış yönetmenlerimiz. Hemen arkalarından gelenler de var.
Televizyonun sinemaya olan etkisinden bahseder misiniz?
Biz yıllar boyu, kaçırdığımız, ülkemize gelmeyen filmleri izlemek için perende atardık. Bu dünyada da zordu. Ancak sinemateklerden takip edilebilirdi. Sonradan kimi kanalların özel sinema saatlarinde biraz izlemeye başladık. Şimdiyse artık Digitürk ve Smart-d gibi sırf sinemaya özgü kanallar var . Kendi adıma, evimde sıra bekleyen o kadar çok DVD var ki, Digitürk'e filan fırsat kalmıyor. Ama genel seyirci için Digitürk ve benzerleri birer şölen…
Tiyatro kökenli oyuncuların sinemaya katkısı nedir? Televizyonlardaki komedi anlayışına nasıl bakıyorsunuz?
Türk usulü diye bir komedi türedi. Eskiden de komedi vardı. Kemal Sunal, İlyas Salman, hatta ayılıp bayıldığımız Hababam Sınıfı serisi de çok matah filmler değildi. Ama son yıllarda Türkiye'de her şey çığırından çıktı. Geçenlerde Ece Temelkuran'ın yazısı çok ilginçti. Hülya Avşar'ın Türk-Max'ta travesti Sissi ile gerçekleştirdiği söyleşiyi anlatıyor. Karşılıklı imalar, cinaslar, hepsi belden aşağı ve o kadar bayağılık kokuyor ki..Ece şöyle bir cümleyle bitirmiş: "Her halk hak ettiği şekilde çıldıracaktır". Basında iş takipçiliği hiçbir zaman görülmedik derecede yaygınlaştı. Televizyonlar vıcık vıcık, sözüm ona sitkomlarla, melodrama kaçmış dizilerle akşamlarını dolduruyorlar. Haberler bile arkaya konan gümbür gümbür müzikle korku-gerilim dizileri gibi sunuluyor. Bütün bu hengame içinde Türk usülü komedinin de çığrından çıkması çok normal.
Antalya Film Festivali Türk sinemasına ciddi bir güç kazandırıyor değil mi?
Antalya Film Festivali yine bir mini skandalla başladı. Bu sefer de ben sebep oldum. Bir yönetmen filmim niye elendi diye aradı beni. Sıkıştırıp durdu, ben de ona aramızda kalması kaydıyla naçizane cevaplar verdim. Baktım ertesi gün bir kanalda çıkmış, şakır şakır benim anlattıklarımı naklediyor!... Tabii o yönetmenin iş ahlakı konusunda büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Olay da yayıldı, elbette kabahat bende. Normalde ön seçici kurulda bulunan biri olarak bu konuda hiç konuşmamam gerekirdi.Ama esasa gelirsek, Antalya'da çok iyi filmler yarışacak. Türk filmleri altın yıllarından birini yaşıyor. Çok güzel filmler var. Semih Kaplanoğlu, Erden Kıral, Nuri Bilge Ceylan, Yeşim Ustaoğlu, Derviş Zaim'in yeni filmleri çok güzel. Bunlara yepyeni ve genç filmler de eklenecek. Ve festival çok renkli geçecek.
Geçen yıl Antalya Film Festivali ödülleri erkenden açıklandı. Ödülleri Medyatava'dan öğrendik. Buna ne diyorsunuz?
Evet, erken açıklandı. Medyatava gazetecilik yaptı. Helal olsun, kimse buna bir şey diyemez. Jüri üyelerinin çok daha dikkatli olması gerekiyor. Belki en iyisi karar toplantısından sonra onları, cep telefonlarını da alarak bir odaya hapsetmek!...
Bazı köşe yazarları sinema eleştirileri de yapmaya başladılar ve de çok yüzeysel eleştiriler gerçekleştiriyorlar. Sinema yazmak bu kadar kolay olmamalı, sizce de öyle değil mi?
Herkes de yazmıyor. Yazanların bazıları çok yüzeysel yazıyor. Bazıları bir kutu içinde olsa da iyi yazıyorlar. Sonuç olarak, bırakalım herkes yazsın. Ama toptan yargılamak doğru değil. Örneğin Ahmet Hakan Türk usulü komediden nefret ediyor ve bu tür filmleri çok ağır eleştiriyor. Bazıları bu eleştirileri fazlasıyla hak ediyor, doğru. Ama nisbeten iyi olanları da var. Ve sonuç olarak komedi çok sevilen, vazgeçilmez bir tür.
Yıllardır gay lobisi diye bir şeyden bahsediyorlar. Siz bu konuda bir şeyler söyleyebilir misiniz?
Gay'ler çok özel insanlardır, iki cinsiyetin özelliklerini kendilerinde topladıkları için çok yaratıcı, çok hassas, çok duyarlıdırlar, sanatçı insanlardırlar. Aralarında bir lobi var mıdır, birbirlerini tutuyorlar mı bilmiyorum. Ama tutsalar ne olacak ki? Kadınlar da birbirlerini tutuyorlar. Basında çok kadın var, bazı dergilerin başında tümüyle kadınlar var. Bakıyorsun onlar da kendi aralarında bir dayanışmaya girmiş durumdalar. Galiba bu cinsiyete dayalı dayanışma kolay kolay önlenemez bir şey. Erkekler bunu yapmıyor, çünkü onlar her durumda, her çağda hakim konumdalar. Bu nedenle birbirlerine arka çıkma gereği görmemişler, ama kadınlar ve gay'ler hep ezilmişler. Dolayısıyla, kendi aralarındaki dayanışmaları çok doğal, birbirlerini desteklemeleri çok normal.
Türkan Şoray' a karşı bir saplantınız olduğunu biliyoruz. Türkan Şoray' la çok özel bir anınız var mı?
Türkan Şoray benim romantik olarak aşık olduğum bir kadın oldu. Bu aşk hep ayakta kaldı. Çok sık görüşmesek de onu her zaman ararım, az önce aradım ve bayramını kutladım, mutlu oldu. O benim her zaman hayal çerçevemin içinde. Kendisi onurunu, saygınlığını ısrarla, başarıyla yıllar boyu korumuş, çok karizmatik birisi ve toplumda hala çok seviliyor. 40 yıl sonra hala star muamelesi görüyor, Batı'da bile bunun gibi bir örnek yok. Ona olan takdirim, hayranlığım, hadi adını koyalım aşkım her zaman devam edecek.
Hem şair hem oyuncu Pelin Batu'yu nasıl buluyorsunuz? Pelin Batu ilerde bir Türkan Şoray olabilir mi?
Türkan Şoray olabilmek için fazla entelektüel!...Fazla entelektüellik doğallıktan uzaklaştırıyor, alıp götürüyor. Ama ben tanıdığım, sevdiğim Pelin Batu'ya sempatiyle bakıyorum. Oyunculuğu henüz benim ve halkın ilgisini çekecek kadar iyi değil. Kendisini çok bölmüş, çok şeye.koşturuyor. Keşke oyunculuğa daha bir ağırlık verse…Ne de olsa iyi eğitim almış, iyi bir aileden geliyor; babası İnal Batu. Etrafımızda hiçbir şeyi bilmeyen, cehaleti her ağızlarını açtığında belli olan o kadar çok insan var ki…Hiç olmazsa belli bir kültürü olan aydın insanların çok sık da olsa karşımıza çıkması güzel bir şey.
Zuhal Olcay da bunların en nitelikli örneklerinden birisi. Hem şarkı söylüyor, hem oyunculuk yapıyor, gerçek bir sanatçı değil mi?
Bunları Hülya Avşar da yapıyor, ama Zuhal Olcay'la Hülya Avşar'ı kolay kolay kıyaslayamazsınız.
Medyayı nasıl buluyorsunuz? Türk medyasında en beğendiğiniz beş yazarı sayar mısınız?
Eskiden gazetelerin çoğu belli bir ideolojinin temsilcisiydiler. O ideolojinin kalıplarına aynen uyan, milim oynamayan yazı ve yazarlardan oluşurlardı. Bunlara da en iyi örnek Cumhuriyet veya eski Tercüman'dı. Hiçbir yazarın yazısı bir parça daha sağa ya da sola gidemezdi. Bu tabii aşıldı, ideolojilerin ölümüyle birlikte…Artık birçok gazetede farklı sesler çıkıyor. Ama bu kez de ayni gazetenin içinde bile birbirleriyle öylesine çekişen yazarlar türedi ki…Artık gazeteler birbirlerini sevmeyen, hatta nefret eden yazarlarla dolu. Bu da korkunç birşey…Onca köşe yazarı arasında ben, hergün bana birşeyler öğreten, ufkumu aydınlatan, dünyayı ve hayatı kavramama yardımcı olan yazarları seviyorum. Beş tanesini seçmem gerekirse, diyelim ki Erdal Şafak, Hasan Bülent Kahraman, Ahmet Hakan, Taha Akyol, Haluk Şahin…
Atilla Dorsay'ın son yıllardan en çok sevdiği Türk filmleri hangileridir?
Anayurt Oteli, Eşkıya, Uzak, Güneşe Yolculuk, Beş Vakit…
Sabah gazetesinde sinema yazarları gittikçe çoğalıyor, değil mi? Geçenlerde yönetmen Ken Loach'un yeni filminin üç ayrı eleştirisi çıktı? Ne dersiniz?
Evet, biraz sinema dergisine döndük!...Ne diyeyim, aslında iyi tabii. Geçen gün yazdım bunu: genç ve yeni yazarlarla birlikte, Sabah sinemaya en çok ve en iyi yer veren gazete oldu. Üstelik yeni başlayan o güzel Kültür sayfasıyla, sinema ve genelde sanat ana gazeteye de girdi. Ama bu kadar çok sinema üzerine yazan olunca, acaba beni kaçırmaya mı çalışıyorlar diye düşünmedim değil!...Şaka biryana, o örnek iyi olmadı. Ayni filmi yazmak yerine herkesin farklı şeyler yazması, yazıların, yaklaşımların çeşitlendirilmesi daha iyi olur.
Hıncal Uluç hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Ne söyleyeyim? Allah başımızdan eksik etmesin…Ve kalemi hep böyle güçlü ve kıvrak kalsın!...
|
05.10.2008 00:42:33
|
Medyatava
|
|
|
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
Röportaj Bölümünden Son Yazılar
|
19.11.2008 15:03:56 -
Yavuz Semerci, Sayım Çınar'a Konuştu
|
16.11.2008 21:49:47 -
Ahmet Hakan, Sayım Çınar'a Konuştu
|
08.11.2008 15:56:05 -
Çalışlar: "Özal'a Kızanlardandım Ama Hata Etmişim"
|
03.11.2008 18:38:02 -
Murat Müfettişoğlu ile Ömrün Ödülü Üzerine
|
03.11.2008 00:20:43 -
Nazlı Ilıcak, Sayım Çınar'a Konuştu
|
01.11.2008 07:53:57 -
"Yasak Kararına Güldüm"
|
29.10.2008 13:44:15 -
3 Troll Bu Röportajda Yan Yana Geldi!
|
28.10.2008 07:10:25 -
Sözlük Trolleri Renkhaber'de!
|
26.10.2008 03:52:37 -
Ayşe Arman'dan Özel Açıklamalar
|
19.10.2008 17:35:10 -
Çetin Altan'la Cevdet Anday Neden Kavga Etti?
|
15.10.2008 12:26:57 -
Fatih Altaylı'nın Bu Röportajı Konuşulacak!
|
12.10.2008 15:27:57 -
Ece Temelkuran, Sayım Çınar'a Konuştu
|
05.10.2008 00:42:33 -
Atilla Dorsay, Sayım Çınar'a Konuştu
|
28.09.2008 01:38:09 -
Haşmet Babaoğlu, Sayım Çınar'a Konuştu
|
21.09.2008 17:49:49 -
Lüferi ona Kenan Evren sevdirdi
|
21.09.2008 12:10:58 -
Saba Tümer, Sayım Çınar'a Konuştu
|
16.09.2008 23:54:53 -
Balçiçek Pamir, Sayım Çınar'a Konuştu
|
15.09.2008 11:51:40 -
Sayım Çınar'ın, Balçiçek Pamir ile Röportajı
|
13.09.2008 01:40:23 -
Özel Röportaj - Pelin Batu
|
07.09.2008 01:06:48 -
Sayım Çınar'ın, Emre Aköz'le Röportajı
|
|