Özkan'la CHP'nin Arası Neden Açıldı? Gazeteler
                                            Artık bir şeyler değişiyor...  
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Sözlükler Renkhaber'de
Devamını Oku Milli Voleybolcu Tesettüre Girdi
Devamını Oku TRT'nin "Yayıncılık Başarısı"
Devamını Oku Ülkücüler Üniversite Şenliğine Saldırdı
Devamını Oku Kanaltürk Çalışanından Mektup Var

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Sözlükler Renkhaber'de
Devamını Oku Milli Voleybolcu Tesettüre Girdi
Devamını Oku Ülkücüler Üniversite Şenliğine Saldırdı
Devamını Oku Kanaltürk Çalışanından Mektup Var
Devamını Oku Erdoğan'a Adana Şoku

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu
Anasayfa> Röportaj> Metal Fırtına'nın Yazarı Orkun Uçar
 Metal Fırtına'nın Yazarı Orkun Uçar

Metal Fırtına'nın Yazarı Orkun Uçar
Orkun Uçar: "AKP'nin siyaset sahnesinden silineceğini hep söylüyordum"




Orkun Uçar'ı hepimiz Metal Fırtına adlı romanından biliyoruz.
Şubatta piyasaya çıkan "Metal Fırtına 4 - Turan" kısa sürede 3. baskıya girdi bile. AKP'ye açılan kapatılma davası gündeme bomba gibi düştü ama yazarın "Derin İmparatorluk" adlı romanını okuyanlar için bu durum şaşırtıcı değildi. Orkun Uçar , Derin İmparatorluk yayınlandıktan sonra verdiği röportajlarda ve televizyon programlarında AKP'nin Türk siyaset sahnesinden silinmesi için çarkların dönmeye başladığını da belirtmişti. Orkun Uçar ayrıca, Abdurrahim Albayrak yönetime alınana dek Galatasaray'ı bıraktığını da açıkladı.



Şubat ayında piyasaya çıkan "Metal Fırtına 4 - Turan" kısa sürede 3. baskıya girdi. Çok satan bir yazar olmak nasıl bir duygu?

Büyük bir sorumluluk yüklüyor insana… Birçok insanın yalnızken ürettiğim romanları merakla beklediğini, zevkle okuduğunu biliyorum. Onların kitabı raftan alışı, kapağını açıp satırların içine dalışlarını hayal ediyorum. Bu zor olmuyor çünkü ben de öyle bir okurum. Öte yandan çok satar olmak kitap sektörü açısından ekonomik bir değer olmanıza da neden oluyor. Mesela kitapçı gezerken beni tanıyan tezgahtarların, "Abi yeni kitap ne zaman? Biraz ekmek parası kazanalım" veya "Satışlar çok düşük, sizin kitabı bekliyoruz" dediği olmuştur. İşte o zaman yazar olarak yazdığım kitapların dalga dalga insanları nasıl etkilediği daha farklı hissediyorum. Ben sadece kafasındaki hayalleri yazabilen biriyim ama bu yayıncılık sektöründe kitabın ham halinden okuyucuya ulaşmasına kadar geçen süreçte birçok insanın ekmek parasını kazanmasını sağlıyor. Kendimi insanların hayal sofralarına yemek hazırlayan biri olarak görmekten gurur duyuyorum.

Çok satan bir yazar olmanıza rağmen medya size gerektirdiği ilgiyi göstermiyor, değil mi? Komplo teorilerinin prim yaptığı günümüzde romanlarınıza olan ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Medyanın ilgisizliği anlaşılır bir şey, zira kimsenin adamı değilim ve genellikle benim yazdıklarım daha sonra gündem oluyor. Sadece doğruları konuştuğum için çıkarlara uymuyorum. Dolayısıyla şu veya bu taraf için konuşmadığımdan görmezden gelmeye çalışıyorlar. Ama medyanın bu tavrı bana uyuyor çünkü geri planda kalmayı seven biriyim. Köşe yazarlığını da bu nedenle yapmıyorum. Nasıl olsa kitaplarım birçok insanın takibinde ve onlar neyin ne olduğunu biliyor. Komplo teorileri prim yapıyor çünkü söylenenlerin teoride kalmadığını görüyor insanlar. Hakikaten ortalıkta bir şeyler dönüyor. Soğuk savaş sonrası dünyada hala puslu bir hava var. Jeo stratejik çıkarlar değişti. Kitaplarım bu puslu ortamda yol bulmaya çalışanlara bir fener, bir rehber niteliğinde olduğu için ilgi çok.

Bazı kişiler, sağlık, işsizlik, geçim, şehir suyu veya enerji, ahlaki kokuşma ve eğitim soruları yokmuş gibi başa dolanan baş örtüsü sorunuyla uğraşıyorlar. Dünya yeni bir krize mi gidiyor?

Dünyanın ekonomik krize doğru gittiği aylardır biliniyordu. Bunu ben de söyledim, defalarca söyledim ama başımızdakiler buna önlem almak yerine başka gündemlerle uğraştı. Açıkçası bu konuda iktidara çok dolu ve kızgınım. Nisan ayında ekonomik krizin daha da derinleşeceğini düşünüyorum.

Metal Fırtına ABD'nin hoşuna gitmedi değil mi? Size Amerika neden vize vermemiş olabilir?

Metal Fırtına, ABD yönetiminin hoşuna gitmedi elbette. Hatta bir toplantıda, "Bu kitapta bazı gizli bilgiler var. Bu kitabı dış işleri ya da genelkurmaylık yazdırdı," diye konuştuklarını duydum. Kitabın bazı planları engellediğini düşünüyorum. Vize konusundaki tavırları da buna kızgınlıkları nedeniyle olmalı.

Kitaplarınızdan televizyon dizileri etkileniyor mu? Bu konuda başınıza ilginç şeyler geldi mi?

Zaman zaman prodüksiyon şirketlerinden veya direkt televizyon kanallarından benimle çalışmak istiyorlar ama bir sonuç çıkmıyor. Öte taraftan bazı yapımlarda eserlerimin izlerini görüyorum. Son zamanlarda Kurtlar Vadisi Pusu'da Saygın Ersin'le yazdığımız "Derin İmparatorluk" adlı kitabımın etkilerini görüyorum. Bunu sadece ben değil, okuyucular arasında internet üzerinde forumlarda da tespit edenler var. "Derin İmparatorluk" Saygın Ersin'le üç yıllık bir araştırma ile yazmaya başladığımız bir kitap ve devamı da gelecek. Emeğimizin izinsiz veya karşılıksız kullanılmasına göz yummayı düşünmüyoruz.

Saygın Ersin'le dava açıp açmamak üzerine konuşuyoruz. Daha karar vermedik. Devam bölümlerini izlemek lazım. Kısacası Pana Film'e dava açabiliriz.

AKP'ye açılan kapatılma davası gündeme bomba gibi düştü. Siz bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Siz muhafazakar bir yazar mısınız? Kendinizi nereye oturtuyorsunuz?

Kapatılma davasından çok önce, Derin İmparatorluk çıktıktan sonra yaptığım röportajlarda AKP'nin beş yıl içinde siyaset sahnesinden silineceğini söylüyordum. Şimdi bu sürecin başladığını görenler şaşırıyor. Metal Fırtına'da da böyle isabetli gelecek öngörüleri vardı. Ama ben kahin değilim; sadece iyi gözlem ve analiz… Ben devleti, halka hizmet için varolan bir oluşum yerine canlı bir organizma gibi düşünerek analiz yapıyorum. Bütün veriler bir uyumsuzluğa işaret ediyor.

Muhafazakarlık konusuna gelirsek… Ben bu çatışmada yine kendimi doğruları söyleyen biri olarak konumlandırıyorum. Metal Fırtına sonrası AKP yanlısı zannedildiğim oldu ama son zamanlarda gerek başbakan gerekse AKP'nin ülkeye yararlı olmak yerine zararlı olmaya başladığını düşünüyorum. Başta da söylediğim gibi bütün dünya ekonomik krize giderken sistemle çatışıp, gerginlik yaratmak bana mantıklı gelmiyor. Belki gelen vardır.

Sizin Galatasaraylı olduğunuz biliyorum. Orkun Uçar Galatasaray'ı bıraktı mı?

İyi bir Galatasaray taraftarıyım ama kulübümün son yıllarda çok yanlış yönetildiğini görüyorum. Soruyorum: hangi yönetici kendi şirketinin başına sağlık sorunları nedeniyle görevini yerine getiremeyeceği belli 70 küsur yaşında birini getirir? Abdürrahim Albayrak olayı da bardağı taşıran son damla oldu. Adnan Polat önce söz vermiş daha sonra baskılar nedeniyle yönetime almamış. Hangi açıdan bakarsanız bakın yanlışlıklar dizisi. Bu nedenle, Abdürrahim Albayrak yönetime alınana dek Galatasaray'ı bıraktığımı açıkladım. Bu kimi ne kadar ilgilendirir bilmem ama en azından taraftarı olduğum takımdaki yanlışlara karşı simgesel bir tavırdır.

Dünyadaki kurulu düzeni tamamen değiştirmek mümkün mü?

Elbette ki değiştirmek mümkün ve de çok kolay. Zaten kurulu düzen çok sağlam inşa edilmiş değil. New Orleans'ı mahveden kasırga sırasında dünyanın en güçlü ülkesinin çaresizliğini gördük. Küresel iklim çok kısa bir süre sonra kendilerini güçlü görenlerin çaresizliklerini gösterecektir. İnsanlık olarak hızla yok oluşumuzu gerçekleştiriyoruz.

Derin Devleti tanımlar mısınız? Sizin bir ideolojiniz var mı? Kitaplarınızdaki şiddeti nasıl tanımlıyorsunuz?

Eğer devleti canlı bir organizma gibi düşünürseniz derin devleti anlamak kolay. Çok da açmak istemiyorum bu söylediğimi. İdeolojimi, "Asi olmak… Her şeye karşı, keçi gibi inatla doğrunun yanında olmak" diye tarif edebilirim. Kitaplarımdaki şiddete gelince… Ben ilkel bir adamım, insanlığın duygu nehirlerindeki büyük kollardan besleniyorum. Kafamın içinde iç çatışma yoktur genellikle dünyayı ak ve siyah olarak görürüm.


Sayım Çınar


23.04.2008 18:02:56
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Röportaj Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 13.05.2008 18:37:26 - Mine Soysal'la Yazarlık Üzerine
Devamını Oku 10.05.2008 08:35:29 - Hayallerde Yaşamak, Sarsıcı Şeylere Yol Açıyor
Devamını Oku 07.05.2008 19:38:36 - Fotoğrafta İz Bırakma Hayali
Devamını Oku 05.05.2008 21:19:09 - Yazarlara Yayıncılık Hizmeti
Devamını Oku 02.05.2008 12:10:04 - LeMan Çizeri Can Barslan'la Söyleşi
Devamını Oku 29.04.2008 03:13:41 - Mavi Deniz Kırmızı Balık
Devamını Oku 27.04.2008 00:37:00 - Reşat Çalışlar'la Arabesk Anarşi Üzerine
Devamını Oku 26.04.2008 17:13:06 - Hasan Önürdeş'le Röportaj
Devamını Oku 23.04.2008 18:02:56 - Metal Fırtına'nın Yazarı Orkun Uçar
Devamını Oku 22.04.2008 18:43:05 - Hayat Bir Yutturmaca mıdır?
Devamını Oku 21.04.2008 18:40:51 - Deviniş Projesi Söyleşisi
Devamını Oku 21.04.2008 12:14:37 - Reşat Çalışlar, Fazıl Say'a Sert Çıktı
Devamını Oku 21.04.2008 09:15:38 - Tarık Ali’nin Gözünden Türkiye
Devamını Oku 13.04.2008 14:58:28 - Alper Görmüş'le Röportaj
Devamını Oku 01.04.2008 12:01:08 - Kazan: Biz Deniz Gezmiş'i Asmazdık
Devamını Oku 31.03.2008 15:15:47 - MİT'çiden Perinçek Yorumu
Devamını Oku 22.03.2008 05:27:45 - Tasdiknamemi Aldım Karikatürist Oldum
Devamını Oku 21.03.2008 09:53:57 - Yasin Yirmibeşoğlu Röportajı RH'de
Devamını Oku 18.03.2008 14:08:28 - Aman Edu, Sen Gol Atma
Devamını Oku 17.03.2008 12:32:25 - Feryal Pere Renkhaber'e Konuştu
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 2 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,00
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Sözlükler Renkhaber'de
Sözlükler Renkhaber-de 5 büyük sözlük olan Ekşisözlük, Uludağsözlük, İtüsözlük, Lafmacun ve Nacizanesözlük'ün en beğenilen entryleri Renkhaber'de....
Yorum Bölümümüzdeki Sorun Giderildi
Bu da Aşırı Sosyalleşme!
0,59 saniyede derlendi.