| Yazarlara Yayıncılık Hizmeti |
|
| |

Cinius adıyla kurulan yayınevi, yeni yazarların kitaplarını yayınlıyor. Sayım Çınar'ın Zeynep Gülbay'la röportajını yayınlıyoruz:
"Cinius adıyla kurulan yayınevi, yeni yazarların kitaplarını yayınlıyor.
Geniş dağıtım ağı ve güçlü reklam imkanlarıyla Cinius "Kişisel Destekli
Yayıncılık" konseptini Türkiye'ye profesyonel anlamda getirdi. Bu konseptin en
önemli özelliği yazarın kitabın maliyetin ödüyor olması; yayınevi ise yayın
dünyasında çalışan deneyimli editörler ve tasarımcılarla kitabı profesyonel bir
ürün haline getiriyor ve etkin bir şekilde pazarlıyor olması. Yayınevinden çıkan
bazı kitaplar şimdiden piyasada dikkatleri üzerlerine toplamayı başarmış ve
yayınevinin bu işte iddialı olduğunu göstermiştir.
Zeynep Gülbay, uzun yıllar yayıncılık işinde oldukları için yayın dünyasının
ihtiyaçlarını ve gerçeklerini her yönüyle tanıdıklarını ifade ediyor.
Yazarlarıyla her kitap için küçük ortaklıklar kuran yayıncı Gülbay, "İçinde
bulunduğumuz sistem, ne yazık ki, sayısız güzel kitabın yayınlanamamasına neden
oluyor. Yayınevleri, ticari kurumlar olarak, niyetleri ne kadar iyi olursa
olsun, şirketi döndürecek, kar bırakacak kitaplar yayınlamak zorundalar," diyor.
Bu uygulamayla, yayınevinin yazarla risk paylaşımı yapabildiğini belirten Zeynep
Gülbay, alışıldık olanın tersini yaptıklarını; bu sayede de başka türlü hiç
çıkmayacak sayısız araştırma ve inceleme kitabı, ilk roman, yerel ağızlarla
yazılmış öykü kitapları ve başka türlü kolay kolay yayıncı bulamayacak bir dizi
kitabı yayınlayabildiklerini ifade ediyor."
Zeynep Gülbay-Cinius yayınları Yayın Yönetmeni
Bu uygulama nereden aklınıza geldi?
Uzun yıllar yayıncılıkla uğraşan bir ekibiz, dolayısıyla yayın dünyasının
ihtiyaçlarını içeriden görme şansımız oldu. İçinde bulunduğumuz sistem, ne yazık
ki, sayısız güzel kitabın yayınlanamamasına neden oluyor. Yayınevleri, ticari
kurumlar olarak, niyetleri ne kadar iyi olursa olsun, şirketi döndürecek, kâr
bırakacak kitaplar yayınlamak zorundalar. Türkiye'de ne yazık ki kitap az
okunuyor, bu da yayıncıların durumunu daha da zorlaştırıyor. Hele iş risk almaya
gelince, iyice çekimser olmak durumunda kalıyorlar. Biz Cinius olarak
yazarlarımızla risk paylaşımı yapıyoruz. Biz kitabınızı yayınlarız, her tür
editöryel ve pazarlama hizmetini yürütürüz, ama bu işin masrafını siz öderseniz
diyoruz. Elbette bunun doğal bir sonucu olarak satışlardan tüm karı da yazarlara
bırakıyoruz. Yani yayınevi olarak alışıldık uygulamanın tam tersini yapıyoruz
bir anlamda. Bu sayede de başka türlü hiç çıkmayacak sayısız kitabı
yayınlayabiliyoruz.
Bu konuda bir ilk misiniz?
Tolstoy Savaş ve Barış için binlerce ruble ödemiş. T. S. Eliot, D.H. Lawrence,
Rudyard Kipling, James Joyce, Mark Twain… hepsi bu yolla ilk kitaplarını
yayınlamışlar.
Peki
bu işi yapan yurtdışındaki yayınevlerinden bir farkınız var mı?
En büyük farkımız, "Paket program" uygulamıyor olmamız. Editöryel çalışmalardan
kapak ve iç sayfa tasarımlarına kadar sürekli "kitaba göre" çalışıyoruz. Yani
bilimsel bir kitapla bir şiir kitabının yayınlanma süreci apayrı, her biri nasıl
bir çalışma yöntemi gerektiriyorsa, onu uyguluyoruz. Zaman zaman yazıların
karakter seçiminde bile saatlerce yazarla görüştüğümüz ve örnekler üzerinde
çalıştığımız oluyor.
Yazar adayı kitabını yayınlayan yazar, sonra hangi aşamalardan geçiyor?
Süreç isteyen için tamamen otomatik, isteyen için daha organik yürüyebiliyor.
Kanada'dan, Almanya'dan kitaplarını, hatta ikinci kitabını bastırtan, hiç yüzünü
görmediğimiz yazarlarımız var. Ama çoğu kişi yayıncısıyla tanışmak istiyor,
onlarla da Cağaloğlu'ndaki yayınevi büromuzda oturup konuşarak anlaşıyoruz. Önce
kitabın kaç adet basılacağını kararlaştırıyoruz. Ardından sözleşme imzalanıyor
ve kitap editöre gönderiliyor. Editör metni gözden geçiriyor, o arada kitap için
kapak tasarım çalışmaları yapılıyor. Her şey tamamlandıktan ve yazar tarafından
onaylandıktan kitap basılıp satışa çıkıyor.
Cinius Yayınları'ndan başka bir yayınevine transfer olan bir yazarınız var
mı?
Başka yayınevlerine transfer olan yazarlarımız var. Aynı şekilde başka
yayınevlerinden bize geçen yazarlar var. Dediğim gibi, klasik bir yayınevine
göre, biz yazara daha çok söz hakkı tanıyoruz ve en önemlisi eserinin haklarını
ve kazancını hiçbir zaman sahiplenmiyoruz. Bu birçok yazara cazip geliyor. Buna
ek olarak hızlıyız. Herhangi bir yayınevinde kabul edilseniz bile, kitabınızın
yayınlanması bir iki yıl sürebiliyor. Bizde ise kitap aşağı yukarı bir ayda
kitabevi raflarına ulaşmış oluyor.
Ülkemizde kitap okunmuyor, satılıyor gibi bir durum var. Buna katılıyor
musun?
Bunu söylemek güç. Satılan bir kitap pekala sadece bir kütüphane süsü olabilir.
Oluyordur da. Hatta sadece bunun için "tasarlanmış" kitaplar var. Ama eşit
ölçüde satılan bir kitabı dört beş kişinin okuması diye bir durum da var.
Türkiye'deki kitap dünyasını nasıl değerlendiriyorsun?
Sayılar düşük. Ama bu, karamsar olmak için bir neden olmamalı. Yayıncılık,
doğası gereği, karamsarlığa izin vermemeli. Sattığınız tek bir kitap bile özelde
onu alan için, genelde de bütün kültürümüz için kalıcı bir kazanç anlamına
geliyor. Mesele bu kazancın yeterli olup olmaması. Kötüye gitme diye bir durum
yok, "yeterince iyi mi?" sorusu var sadece. Bunun da yanıtı, "Hayır, yeterince
iyi değil, çok daha iyi olabilir."
Ülkemizde kitap dünyasını kimler belirliyor sence?
Büyük ölçüde dünyadaki eğilimler belirliyor artık. Harry Potter dünyayı kasıp
kavurduğu gibi Türkiye'de de etkisini gösteriyor, ardından The Secret geliyor.
Onu da başkaları izliyor. Bunun dışında Türkiye'de, özellikle İngiltere'de bir
sorun olan, büyük sermayenin kitap sektörünü ele geçirmesi gibi bir durum söz
konusu değil. Bizde küçük yayıncılar büyük işler başarabiliyor. Bunun sonucu
olarak da sektörün görece küçük olan hacmine rağmen, alternatiflerin çok olduğu
bir yayın dünyamız var.
Yayın yönetmenliği yaptığın Cinius Yayınları'nın misyonundan söz eder misin?
Bu konuda Türkiye'de tek misiniz?
Biz bütün yazarlara kapımızı açık tutan yeni tür bir yayıncılık anlayışını
deniyoruz. Kitap mı yazdınız, buyrun, biz basarız diyoruz. "Kitabım bir çıksa
yer yer yerinden oynar, ama hiçbir yayınevi beni basmaya cesaret edemiyor,"
sözünü bütün yayıncılar bilir. Biz bu bahaneyi ortadan kaldırıyoruz. Kalemine
güvenen gelsin diyoruz. Kapımız şairlere de, roman yazarlarına da,
araştırmacılara da açık.
İkinci soruya gelince, evet, bu anlamda, tekiz. Bununla beraber, klasik bir
yayınevi görünümü altında kitabını, maliyetini yazardan alarak bastıran
yayınevleri var. Yazar kitabını yayınlatabilme umuduyla yayınevinin kapısını
çalıyor, yayınevi reddettikten sonra, "Ama maliyetini siz karşılarsanız..."
demeye başlıyor. Yazar da razı oluyor. Bunu etik olarak son derece yanlış
buluyoruz. İnsanlar bir yayınevine hangi niyetle geliyorlarsa, karşılarında
farklı bir şey bulmamalılar. O yüzden biz bu işi açık olarak. Destekli Kişisel
Yayıncılık adı altında yapıyoruz. Çıkan kitabın herhangi bir yayınevinden çıkan
bir kitaptan bir farkı olmuyor, ama arkasındaki motorun nasıl işlediğini de
gizlemiyoruz. Kitabın satış şansını yazarla açık açık konuşuyoruz, ve sonunda
kitabından kâr edip edemeyeceğini baştan söylüyoruz. Çünkü birçok dosyanın satış
ihtimali çok düşük, yazar kitabını bastırmadan önce bunu bilmeli.
İkincisi yeni yeni yayınevi adları türemeye başladı. Birçoğu daha önce kitapla
hiç işi olmamış, yayın dünyasını tanımayan, gidip iki tane kitap dağıtımcısıyla
anlaşarak yayıncı olunabileceğini düşünen insanlar. Onlara karşı yazarların
özellikle dikkatli olması gerekiyor. Bir kitap hazırlamak büyük bir organizasyon
ve en önemlisi çevre ve deneyim gerektiriyor. Biz 1965'den beri kitap
yayınlıyoruz, bunun sonucunda da piyasaya bir kitabın ne şekilde sunulması
gerektiğini biliyoruz. Bu işi bilmeyen birine kitabını teslim eden yazar, ne
yazık ki gerçek anlamda yayınlanmış bir yazar olmuyor.
SAYIM ÇINAR
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|
|
|
Haberi Değerlendirin
Bu haber için oy kullanan 2 ziyaretçimizin puan ortalaması: 3,50
|
| |
| Sözlükler Renkhaber'de |
5 büyük sözlük olan Ekşisözlük, Uludağsözlük, İtüsözlük, Lafmacun ve Nacizanesözlük'ün en beğenilen entryleri Renkhaber'de....
|
|
|
|
|
|
|
|
|