
|
Haftanın Çok Okunanları
| |
En Son Yorumlananlar
|
Rss/XML

|
| "Devlet Sevgisini Kolumu Kopararak Gösterdi" |
|
| |

Yıl 2000.Yer Burdur E Tipi Ceza eviydi. Tutuklu bulunan devrimciler cezaevi uygulamalarını protesto için mahkemeye gitmiyorlardı...
26 Aralık 2008 12:41

Yıl 2000.Yer Burdur E Tipi Ceza eviydi. Tutuklu bulunan devrimciler cezaevi uygulamalarını protesto için mahkemeye gitmiyorlardı. Bu direnişi kırmak amacıyla cezaevi yönetimi bir buldozerle cezaevi duvarlarını yıkarak içeriye girmeye, tutukluları zorla mahkemeye götürmeye karar vermişti. Cezaevine hücum eylemi sırasında buldozer, tutuklu ve savunmasız olan Veli Saçılık'ın kolunu koparttı. Kolunun yerine dikilme ihtimali varken bu yapılmadı ve aynı zamanda bunun sorumlusu bulunamadı. Kepçe operatörü Ş.V "dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet verdiği" gerekçesiyle açılan davada hatalı bulunmadı. Sorumlular açıkça belliydi, operasyon kararı alanlar ve bu kararın altında imzası olanlar biliniyordu.
Bu okuduğunuz bir kurgu değil, tek boyutuyla bir kişinin yaşadığı anı hiç değildir. Bunun gibi binlerce anı yaşandı kaderi makus ülkemde. İşkenceler, katliamlar, haksızlıklar ve tenkiller. Hala da sürüyor. Her anının genele bağlanmasında inanılmaz bir iç doku vardır. Bu iç dokuyu soyutladığınızda tarihin her kesitinde egemen güçlerin mazlumlara karşı dayattığı zorbalığın ortaklığını görürsünüz.
Hak aramak ve bundan sonuç almak ise hak getire denilesi bir durumdur. Hak aramak komik süreçlerin rahmeti altında ezilir kalır her zaman. Adalet bu noktada her şeyiyle açığa çıkar. Öyle ki, zaman zaman adaleti kirleten kirli insanların olduğunu bir olaydan, bir anıdan yola çıkarak bulabilirsiniz. Bir dönemin en büyük acılarının yaşandığı zindanlardan sorumlu olan ve 19 Aralık 2000 yılında 32 kişinin ölümüne neden olan operasyonların baş mimarı bulunan ceza evleri genel müdürü Ali Suat Ertosun, Cumhur başkanı Abdullah Gül tarafından hakimler ve Savcılar yüksek kurulu üyeliğine atanmıştır. Sen gel de adalet ara. Gündüzün, elinde feneriyle dolaşan Romen diyojen'in "gölge etme başka ihsan istemez" demesi boşuna değildir. Bu ülke üç kuşaktır demokrasi uğruna sancılarla kıvranıyor, kimlik bunalımını aşmaya coğrafyasında barışı ikame etmeye çalışıyor. Ama ilkellik, statü tutkunlarının direnişi bu geçişe yol vermiyor.
Veli'nin başına gelenler ülkemizin panoramasında küçük bir ayrıntı. Ama bu ayrıntı ülkemizin her ayrıntısında aynıyla süren kocaman bir kaos olarak ortada duruyor. Haksızlığın giderilemediği bir ülkede Veli'nin anısı hepimizin başı üzerinde kesik bir kol gibi durmaya devam eder. Veliyi anlatmak yetmez onu tanımak lazım, ben kendisini şahsen tanımakla beraber bir çok kez dinledim. Yaşadığı birçok olumsuzluğa rağmen gözleri umut saçıyor her zaman. "Devlet bizi çok sevdiğini söyleyerek operasyonlara başladı. Benim kolumu kopararak sevgisini gösterdi" diyordu bir konuşmasında.
Kemal Doğan

|
Haberin karnesini siz belirleyin
Bu haber için oy kullanan 24 ziyaretçimizin puan ortalaması: 2,92
|
ÇOK ÖNEMLİ UYARI: Sitemizde yayınlanan tüm yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Herhangi bir başvuruda, bu yorumları yazanlara dair her türlü bilgi, adli mercilere ulaştırılacak, gerekli hukuki önlemlerin
alınmasına yardımcı olunacaktır. Editörlerimiz; hukuk veya ahlak dışı mesajları yayından kaldırabilir; sorumluların
saklı tutulan bilgilerini hukuk danışmanı aracılığıyla adli kurumlara iletir.
Haber Yorumları (1 adet)
Misafir: Aydın
|
|
Selam
|
| Merhaba Veli nasılsın , kemalle seni birarada görmek çok güzel , selamlar. |
|
|
| 29.12.2008 20:43:59 |
|
Röportaj Bölümünden Son Yazılar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|