|

Edebiyat bavulcusu, yazar ajanı Sayım Çınar artık Renkhaber'de. Çınar'ın Renkhaber'deki ilk yazısını paylaşıyoruz:
Acaba aldatmak bir hastalık mı? Yoksa bir saplantı mı? Dünyadaki bu düzen erkeklerin daha çok hoşuna gidiyor. Aldatmak psikolojik bir rahatsızlık mıdır? Erkeğin aldatması normal bir şeymiş gibi algılanır ama kadınınki hep bir sorun hali alır. Gayler ise aldatma duygusuna daha fazla alışmışlardır. İlk kez nasıl aldatıldım, bunu size anlatmak istiyorum. Sürekli sevgilimle buluştuğumuz bir meyhane vardı. Her hafta onunla orada buluşurduk ve de bir tek hafta sonu oraya gidebiliyorduk. Sevgilim o hafta buluşamayacağımızı söylemişti. Ben de bu duruma çok ama çok üzülmüştüm. Onu göremeyeceğim o hafta, her hafta buluştuğumuz o meyhaneye bir başıma gitmeye karar vermiştim ve de gittim. Bir de ne göreyim, sevgilim orada bir başkasıyla içip, eğleniyordu. Ben durumdan etkilenmemeliydim. Utanç ve hayal kırıklığı yaşamamak, çok zor durumda kalmamak ve günümü zehir etmemek için kendime bir içki söyledim ve de onları görmemezlikten geldim.
Bu olay beni çok sarsmıştı. Bu durum sevgilimden beni uzaklaştırmış, ondan nefret etmemi sağlamıştı. Kazıklanmak ve boynuzlanmak buna denirdi. Böyle bir şeyi hak etmiyordum. Bu durumdan sonra her şeye daha katı ve de şüpheyle yaklaştım. İyi ki aldatılmışım. Her an her şeye hazır olmamı sağlamıştı bu durum. Acıların en kötüsü değildir aldatılmak. Bazı şeyleri zamana bırakmak gerekiyor. Karşılıksız sevmenin, birine tapmanın ne kadar korkunç bir şey olduğunu yıllar sonra anladım. Aradan yıllar geçti. Kimse olduğu yerde durmuyor. Ya insanın kendisi değişiyor ya da koşullar insanı değiştiriyor. Güçleniyorsunuz. Sevgiliniz ister sağcı olsun, ister solcu olsun. Yine de seviyorsunuz. Birisini sevmenin rengi olamaz. Kapitalizm, insan ilişkileri ve de insan kişiliğine büyük zararlar vermeye devam ediyor.
Aklımda hep o var. Şu aralar hayatımda olmasa da kafamda hep ikimiz var. Dönüp ardıma baktığımda çok güzel şeyler var. Kimi şeyler vardır yaşanmadan öğrenilmez. Savaşacaksın! Yaşı otuz beş olan bir adamın hala aşktan beklediği çok şey olabilir. Benim bu noktaya gelmemde elbette yararı olmuş birçok yazar arkadaşım oldu. Ben onlara her zaman minnettarım. Sizler eleştiriyorsunuz ben de daha masum bir şekilde yazmaya çabalıyorum. Uzun süredir kimseye sevgilim diyemiyorum. "Sevgili"... Ne güzel bir cümledir. İnsana haz verir. Sevgiyi paylaşmanın en güzel yolunun şu an yazmak olduğunu düşünüyorum.
Kilolarıma gelince, eski fotoğraflarımı görünce şaşırıyorum. Nerede o eski Sayım Çınar... Aldatma duygusunun, insanları çok etkilediğini düşünüyorum. Aldatmak aslında insanın kendisini aldatması ile eşdeğer. Aşk ve aldatılmak, vazgeçilmez iki ihtiyaç ve zevk... Ne kadarı ihtiyaç, ne kadarı zevk? Bazıları sevgilisini yemek yiyerek aldatır, bazıları da cinsel birleşmeyle. Yemek yemek, zamanla bir ihtiyaçtan ziyade bir ritüel halini almıştır bende. Hayatın en makul yanı sevmek ve yemek yemektir. Mutsuz bir beraberliktense, mutlu bir yalnızlığı tercih edenlere yemek yemeyi öneriyorum.
Sayım Çınar
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|