|
Milli Takım yarı finale yükseliyor ama hepimiz daha büyük başarılar bekliyoruz. Ve üzülerek söylememiz gerekiyor ki bu başarı Fatih Terim'e mal edilebilecek bir başarı değildir. Hayatımın hiçbir döneminde Fatih Terim'e sempati duymadım, duymayı denediysem de başarılı olamadım. Basın toplantılarında o kadar itici konuşmalar yapması da sinirimi fazlasıyla bozuyor. Bir Fenerbahçeli olarak, Emre Belezoğlu'nun Fenerbahçe'ye transfer edilmesini de hayli şaşırtıcı ve düşündürücü buluyorum.
Şenol Güneş'i Milli Takım'da daha çok sevmiştim. Hem Gucci ayakkabı giymiyordu hem de Türkiye'yi Dünya üçüncüsü yapmıştı. Fatih Terim gibi kendisini öne çıkarmaktansa takım bilincini ortaya koyuyor olması onun en büyük artısıydı. Fatih Terim her basın toplantısında UEFA'da elde ettiği başarıları ballandıra ballandıra anlatıyor. Milli Takım'a Yıldıray Baştürk gibi etkili bir oyuncuyu almaması da çok garip. Bir de basınla bu kadar didişmesine hiçbir anlam veremiyorum.
Türkiye'nin çok daha ciddi sorunları var. Neden futbol dışında sosyal dünyamızla ilgili ilginç açıklamalar yapmıyor bu teknik adam diye düşünüyorum bazen. Fatih Terim acaba en son hangi romanı okumuş onu da fazlasıyla merak ediyorum. Ne de olsa global düzeyde bir teknik adam. Belki de İtalyan yazar Susanna Tamaro'nun, "Yüreğinin Götürdüğü Yere Git" adlı kitabını okuyordur. Zaman zaman kendisini filozof da sanmıyor değil.
Gözleri ve elleriyle konuşan ve mimikleri ile söylediklerinden çok daha fazlasını anlatan bir teknik adamdır Fatih Terim. Son zamanlarda onunla ilgili basında çok fazla haber çıkıyor. "Fatih Terim'den nefret etmemin sekiz nedeni" vb.. Acaba Fatih Terim'den Türk basını neden bu kadar nefret ediyor? Ben açıkçası Fatih Terim'in farklı yönlendirilmiş bir zekâsı olduğuna inanıyorum. Fatih Terim'in basından hoşlanmamasını anlamak hiç zor değil. Toplum psikolojisini çok iyi değerlendiriyor. Hayatın zorluklarından yenik ayrılmış halkın duygularını çok iyi biliyor ve sürekli gösteri yapıyor.
Fatih Terim basın toplantılarında neden muhabirleri azarlıyor? Neden diğer teknik adamları daha fazla gözlemlemiyor, Terim bey? Sayın Terim'in futbolumuza katkıları büyüktür ama bunu nasıl yaptığı da sorgulanmalıdır. Milli Takım'ın başarıları, bir süredir ülke gündemini değiştirdi. Ben Fatih Terim'i, Başbakanımız Tayyip Erdoğan'a benzetmelerine de katılmıyorum.
Son zamanlarda iletişim yeteneği kaybolmuş olan Fatih Terim'i sakinliğe davet ediyorum. Fatih Terim'den gösterişsiz, sade, kibirsiz, kendi halinde bir insan olmasını bekliyorum. Egosunu biraz geride tutarsa, Milli Takım'ın başarısının sadece ona ait olmadığı açıkça ortaya çıkacaktır. Mutluluk için gerekli olan şeye "sakinlik" diyoruz. Acaba Hırvatistan'a yenilseydik, Biliç kadar sakin olabilecek miydi Fatih Terim? Biliç, teknik direktörken bile kulağındaki halka küpeyi çıkarmayan, gitar çalan bir futbol adamı. Fatih Terim ise maçta kendisini dev ekranda gören bir teknik adam. İşte asıl farkı yaratan Fatih Terim'in bu doğallıktan uzak, yapmacık tavırlarından başka bir şey değil.
Bu habere henüz yorum yazılmamış...
|