Artık bir şeyler değişiyor...  
Anasayfa Künye Reklam Arama
Haberler Video Haber RH+ Röportaj Yazarlar
 
 

Çok Okunanlar
Devamını Oku Uykusuz Çizeri, LeMan Yazarından Arak Yaparsa!..
Devamını Oku Doğu Kadınlarındaki Duygusal Lezbiyenlik
Devamını Oku Destere'de küfür rekoru!
Devamını Oku Askeri helikopterle piknik!
Devamını Oku Aradaki '7 fark'ı göster bana Efes Pilsen

Son Yorumlananlar
Devamını Oku Doğu Kadınlarındaki Duygusal Lezbiyenlik
Devamını Oku Fethullah Gülen marka condom çıktı, ortalık fena karıştı !!!
Devamını Oku Hepsi Grubu Dağılıyor mu?
Devamını Oku 2B Yeniden Meclis'e Geliyor
Devamını Oku Önce arabayı yıkadı sonra kendini

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Olayım

Şifremi Unuttum

Sitemiz
Mozilla Firefox
Internet Explorer
Opera
Safari
ile test edilmiştir.



RSS / XML
RSS / XML
EkleBunu RSS Ekle Butonu


   
 
Yalan, Yalan, Yalan!

Sayım Çınar

Daha önceden başkalarını aldatmak için tasarlanmış ve belli bir amaca yönelik düzenlenmiş beyanlar yalan olarak tanımlanmaktadır. Bununla birlikte Nietzsche "Yalan söyleyen sadece bildiğine aykırı konuşan değildir; bilmediğine aykırı konuşan daha çok yalan söyler." diyerek yalan kavramını daha da genişletir.

Son zamanlarda çevremdeki herkes neredeyse yalanla yaşıyor, hayatlarını yalanlar üzerine kurarken insanlar en ufak bir çekince bile göstermiyorlar artık. Bütün bu söylenen yalanları unutmak istiyorum fakat bir türlü başaramıyorum. Onlar yalanı çok kolay söylüyor da olsalar söyledikleri yalanların benim üzerimde yarattığı tahribatın farkında değiller. Genelde yalan söyleyen insanların çoğu bekâr ve kafaları da çok karışık. Onların yazılarını okuyunca, depresif öğeler ilk bakışta bile kendisini hissettiriyor. Yazdıkları, insanı boğan ve sıkıntıya sürüklemekten başka işe yaramayan konular. Köşelerini sadece egolarını tatmin etmek için kullanıyorlar.

Yalan makinesi diyaloglarından aşırı derecede sıkılmış durumdayım. Hele bazıları kuyruklu yalanları çok seviyor, yalan söylemeyi bir maharetmiş gibi sunuyorlar. Herkesi kendilerine inandırdıklarından hiç şüpheleri yok gibi gözükse de bu yalanları herkese yutturtamazsınız. Yalan söyledikten sonra, yalanı karşındaki insan anlamaya başlarsa, rezil olursunuz. Bu yalan söyleyen insanlara kimse yardım edemez. Bir süre sonra bu insanlar mitoman olurlar. Bu insanlar yalan söyleme hastalığına kapılmış insanlardır. Söyledikleri her şeye kendi kurguladıkları öğeler katarlar. Bazen gittiğim spor kulübündeki kadınları görüyorum. Havuzda yüzerken onların konuşmalarına tanık oluyorum, gerçekten çok korkunç… Hem dedikodu yapıyorlar hem de yalan söylüyorlar… Yalancı insanlar sadece iş dünyasında değil, hayatın her alanında yer alıyorlar. Aslında yazarlar için yalan bir erdemdir. Edebiyat bir yalan söyleme sanatıdır. Bunun edebiyatta kalmasını ve gerçek dünyaya hiç taşınmaması gereken bir hastalık olduğunu düşünsem de yalan, günümüz toplumunun hastalıklı yanlarından biri olmaya devam ediyor. Keşke bütün iktidarlar, bütün insanlar daha az yalan söyleyebilse. Yol bilen yalan kervana katılmaz. Katılmamalı.

Hilmi Yavuz'un yalan üzerine bir deneme adlı yazısından bir bölüm sunmak istiyorum.

"Oscar Wilde'ın De Profundis Önsözü'nde André Gide, Wilde'ın kendisine anlattığı çoban öyküsünü nakleder. Bir köyün çobanı köyün koyunlarını her gün kırlara otlatmaya götürür, akşam döndüğünde de, köyde yakılan ateşin çevresinde toplanan köylülerin 'ee çoban, anlat bakalım bugün neler gördün?' sorusuna, o gün hiç yaşamadığı şeyleri yaşamış gibi anlatır, dünya güzeli kır perilerini gördüğünden söz edermiş: Yalan söylermiş, kısacası. Bu böyle sürüp giderken, çoban günlerden bir gün, uydurduğu öykünün Gerçek oluverdiğini, o dünya güzeli kır perilerini, görmüş! Bu kez köye döndüğünde, ateşin çevresinde toplanan köylülerin 'eee çoban, anlat bakalım bugün ne gördün?' sorusuna şu yanıtı vermiş: 'Bugün hiçbir şey görmedim!..'Bu çoban, 'Aldanma ki şair sözü elbette yalandır' diyen Fuzuli'nin dile getirdiği 'şair' midir? Bir bakıma evet, ama bir bakıma da hayır!: Her iki durumda çoban, Gerçeği gizleyen bir yalancıdır, - gelgelelim o dünya güzeli kır perilerinden söz ederken şairdir Wilde'ın çobanı; kır perilerini görüp de hiçbir şey görmediğini söylerken ise, sadece yalancı biri... Bu öykü, bana göre elbet, şairle yalancının, bir paranın iki yüzü gibi, hem birbirlerinden ayrıldıklarını hem de ayrılmadıklarını gösterir. Dolayısıyla, yalancının mumudur yatsıya kadar yanan, şairinki değil!"

Hilmi Yavuz
Kaynak:Zaman Gazetesi, 14.10.2007


28.07.2008 23:09:06
 
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı Çık

Bu habere henüz yorum yazılmamış...




Sayım Çınar Bölümünden Son Yazılar
Devamını Oku 28.10.2008 21:59:09 - Haydar Yıldız hakkında bildiğim her şey...
Devamını Oku 25.10.2008 13:05:54 - Global Kriz Medyayı da Vurdu
Devamını Oku 16.10.2008 17:30:28 - İNTERNET VE HAYATIN ANLAMI
Devamını Oku 08.10.2008 23:46:13 - Mutluluk Üzerine Bir Deneme
Devamını Oku 10.09.2008 21:33:43 - “Yağmurdan bir köpek kadar nefret etmek”
Devamını Oku 10.09.2008 21:31:39 - Hamdi Özyurt: "17 yıldır Muş'u yazıyorum, bitiremedim"
Devamını Oku 10.09.2008 21:26:13 - Pınar Selek: "Kadınlar ve erkekler, aralarında iktidar ilişk
Devamını Oku 10.09.2008 21:23:07 - Fahrettin Çiloğlu: "Benim için yaşadığım kentler kadınsı mek
Devamını Oku 10.09.2008 21:22:31 - Perihan Mağden: "Yalnız anne olmak, artık sıradan"
Devamını Oku 10.09.2008 21:21:46 - İpek Özbey'le Kırık Matruşka hakkında
Devamını Oku 10.09.2008 21:21:02 - Samandağı’nda Edebiyat, Siyaset ve Gizem
Devamını Oku 10.09.2008 21:20:27 - Artemis'ten Ilgın Sönmez'le söyleşi
Devamını Oku 10.09.2008 21:18:40 - "Şimdi Seni Konuşuyorduk" - Selim İleri'nin 40. edebiyat yıl
Devamını Oku 10.09.2008 21:18:00 - Abdi İpekçi Spor Salonu'nu kiralasak orası bile dolar!
Devamını Oku 10.09.2008 20:57:59 - 44. Altın Portakal Film Festivali
Devamını Oku 10.09.2008 20:55:32 - Beyaz Karanlık: Özlemler, Hayaller ve Düş Kırıkları Üzerine
Devamını Oku 10.09.2008 20:51:56 - Zuhal Olcay'ın Nathalie'deki Oyunculuk Dersi
Devamını Oku 10.09.2008 20:51:18 - "Bambaşka hayatlar yaşadığımızı sanıyoruz..."
Devamını Oku 10.09.2008 20:50:23 - 'Diriliş Operasyonu, Türkiye gündemini tamamen içine alacak'
Devamını Oku 10.09.2008 20:49:24 - Sayım'ın Kitap Bavulu: Türk Sineması
Haberi Değerlendirin
Gereksiz bir haber
Yayınlamanız gerekmezdi
Faydalı bir haber olmuş
Gerekli bir haber
Haberiniz çok çok isabetli
Bu haber için oy kullanan 28 ziyaretçimizin puan ortalaması: 4,04
Haber İşlemleri
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yorum Yaz
Yorumları Oku
Haberi Paylaş
Google Google Live Live MySpace MySpace
Facebook Facebook Delicious Delicious Digg Digg
 
Bilgisayar kullanıcılarına müjde
Bilgisayar kullanıcılarına müjde Microsoft'un yeni uygulaması antivirüs programı üreticilerini zora sokacak...
YouTube rekora koşuyor!
MSN Video geliyor
0,64 saniyede derlendi.